Swervedriver’ın 1991’de yayımlanan ilk albümü Raise, 35. yıl özel baskısıyla yeniden gündemde. Shoegaze ve alternatif rock arasında kendine özgü bir yer edinen albüme yıllar sonra yeniden kulak verelim.
Bandı biraz geri sayıyoruz…
Kemancı’nın henüz köprü altında olduğu, Sıraselviler’deki gecelerin daha önümüzde uzandığı günler… 1991. Gitar müziğini seven biri için, geriye dönüp baktıkça nasıl aynı takvime sığdığına şaşırdığınız yıllardan biri.
Amerika’dan Nirvana’nın Nevermind’ı, Pearl Jam’in Ten’i, Soundgarden’ın Badmotorfinger’ı geliyordu. Smashing Pumpkins ilk albümü Gish’i yayımlıyor; Red Hot Chili Peppers Blood Sugar Sex Magik, R.E.M. Out of Time, Pixies ise Trompe le Monde. Okyanusun bu tarafında ise My Bloody Valentine’ın Loveless’ı, Primal Scream’in Screamadelica’sı, Teenage Fanclub’ın Bandwagonesque’i ve Slowdive’ın Just for a Day’i vardı. U2 da Achtung Baby ile kendi sesini yeniden kuruyordu.
Swervedriver’ın ilk albümü Raise, bu muazzam kalabalığın içine, 30 Eylül 1991’de çıktı. Arkasında İngiliz bağımsız müziğinin belirleyici şirketlerinden Creation Records vardı.
Creation etiketi ve Oxford bağlantısı, Swervedriver’ı shoegaze başlığına yerleştirmeyi kolaylaştırıyordu. Fakat Raise’ın gitarlarında Amerikan alternatif rock’ına uzanan daha sert, daha topraklı bir damar da vardı.
Albümün öne çıkan üç parçası, grup dinleyicisinin bugün de ilk sayacağı isimler: “Son of Mustang Ford”, “Rave Down” ve “Sandblasted”.
Burada “hit” kelimesini biraz dikkatli kullanmak gerekiyor. Swervedriver, 1991’in dev satış rakamlarına ulaşan gruplarından olmadı. Raise, İngiltere albüm listesinde 44. sıraya çıktı ve listede bir hafta kaldı. “Sandblasted” ise single listesinde 67. sırayı gördü. Bunlar bir kitlesel patlamanın rakamları değil; sesini duyurmayı başaran bağımsız bir grubun ilk albümünün rakamlarıydı. Raise’ın asıl başarısını, otuz beş yıl sonra hâlâ dönüp dinlenen bir albüm olmasında aramak daha anlamlı.
Şimdi 35. yıl baskısı vesilesiyle yeniden karşıma çıkınca, bütün bu tarih bilgisinden önce gelen daha basit bir şey oldu: İyi geldi. Aynı yıl yayımlanan o büyük albümlerin gölgesinde kalmış olması, bugün açtığınızda vereceği karşılığı azaltmıyor.
Bunca yıl sonra bir albüme dönmek bazen yalnızca eski günleri hatırlatır. Bazen de bugünkü hayatınızın içine yeniden yerleşir. Raise bu defa ikincisini yaptı.
Keyifli dinlemeler.
Haftalık Bültene Abone Ol
Yeni yazılar ve öne çıkanlar her hafta e-postana gelsin.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!
Yorum yazmak için topluluğa katıl. Ücretsiz, bir dakika sürer.





