Aleyna Tilki, kariyerinin 10. yılında bildiğimiz pop yıldızı kimliğinin dışına çıkıyor. İlk albümü Kırlar ile başlayan değişim, Ankara konserinde rock, shoegaze ve rave etkileriyle iyice belirginleşti. Peki, Aleyna Tilki’nin müziği nasıl bir dönüşüm geçiriyor?
2016’da “Cevapsız Çınlama” ile geniş kitlelerin hayatına giren Aleyna Tilki, bugün bambaşka bir dönemin içinde. Rock, elektronik müzik ve alternatif sahneden beslenen bu değişimin izlerini, 18 Eylül’de Ankara’da gerçekleşen konserinde de görmek mümkündü.
Aleyna Tilki’yi ilk kez Cevapsız Çınlama ile duyduğumuzda henüz 16 yaşındaydı. Kısa süre içinde Sen Olsan Bari, Yalnız Çiçek ve Dipsiz Kuyum gibi şarkılarla Türkiye’nin en çok dinlenen pop yıldızlarından birine dönüştü. Üstelik bütün bunlar, henüz kendi kimliğini keşfetmeye çalışan bir genç için hayli erken yaşanmıştı.
Aradan on yıl geçti. Bugün farklı müzik türleriyle ilgilenen, kendi şarkılarını yazmaya daha fazla ağırlık veren ve sahnesinde alternatif müzik dünyasından isimlere yer açan bir Aleyna Tilki var.
Son birkaç yıldır yayınladığı şarkılarda izlerini gördüğümüz arayış, 2025’te çıkan ilk stüdyo albümü Kırlar ile daha belirgin hâle geldi. 18 Eylül’de Ankara ODTÜ Vişnelik Çim Amfi’de gerçekleşen konser ise bu yeni dönemin nereye doğru ilerlediğine dair epey fikir verdi.
Aleyna Tilki’nin müziği nasıl değişti?
Aleyna Tilki’nin ilk dönem şarkılarında elektronik pop prodüksiyonları ve güçlü vokali öne çıkıyordu. Yıllar içinde İngilizce şarkılar yayınladı, uluslararası pop dünyasına açılmayı denedi ve farklı prodüktörlerle çalıştı. Ancak uzun süre kariyerinin merkezinde, geniş kitlelere ulaşabilecek tekli şarkılar vardı.
Bekleyenim ve Bedel gibi çalışmalarla birlikte bu çizgide bir değişiklik hissetmeye başladık. Gitarların daha fazla öne çıktığı, yer yer karanlıklaşan ve pop müziğin alışıldık kalıplarından uzaklaşan bir sound ortaya çıkıyordu.
Kırlar bu sound’un albüm formatındaki ilk karşılığı oldu. 13 şarkıdan oluşan albümde alternatif rock, elektronik müzik ve pop farklı ağırlıklarla kendilerine yer buluyor. Bekleyenim, gitarların belirginleştiği bir yerdeyken; UZAY gibi parçalarda elektronik seslere daha fazla alan açılıyor. Albüme adını veren Kırlar melankolik atmosferiyle Tilki’nin yeni dönemini anlamak için iyi bir referans noktası.
Bütün bunlara rağmen Aleyna Tilki’nin pop müzikten tamamen uzaklaştığını söyleyemeyiz. Zaten uzaklaşması da gerekmiyor. Güçlü melodiler yazmak ve akılda kalan nakaratlar yaratmak müziğinin hâlâ önemli parçaları.
Ankara konserinde pop, rock ve shoegaze bir aradaydı
18 Eylül’de gerçekleşen Ankara konseri, Aleyna Tilki’nin kariyerinin onuncu yılını kutladığı Kırlar Turnesinin ikinci durağıydı. ODTÜ Vişnelik Çim Amfi’deki gecede ona Büyük Ev Ablukada, Soft Analog ve Bade de eşlik etti.
Aslında bu isimlerin aynı etkinlikte buluşması bile Aleyna Tilki’nin son dönemini anlamak için yeterince ilginç donelere sahip.
Büyük Ev Ablukada, Soft Analog ve Bade gibi isimleri birkaç yıl önce Aleyna Tilki’nin konser kadrosunda yan yana görmeyi pek beklemezdik. Üstelik gecenin repertuvarı da benzer bir çeşitliliğe sahipti. Tilki, kariyerinin ilk yıllarından şarkıları yeni dönem çalışmalarıyla buluştururken pop, rock, Anadolu rock ve shoegaze etkilerine uzanan bir setlist sundu.
Konserin görsel dünyası da Kırlar’ın doğayla ilişkili atmosferinden besleniyordu. Orman temalı dekorlar ve masalsı öğelerle kurulan sahne, albümün yarattığı dünyayı konser alanına taşımaya yardımcı oluyor. Eski şarkılarla yenilerinin bir arada olması da bu on yıllık yolculuğu tek bir gecede görme fırsatı sundu.
Peki, rave bu hikâyenin neresinde?
Gecenin en merak uyandıran ayrıntılarından biri, ilerleyen bölümlerde elektronik müziğin ve rave etkilerinin daha belirgin hâle gelmesiydi.
1980’lerin sonlarından itibaren gelişen rave kültürü, müziğin yanında, etrafında kurulan topluluklarla, dansla ve özgür ifade alanlarıyla da ilişkili. Tekrar eden ritimlerin yarattığı ortak deneyim, rave’in en karakteristik özelliklerinden biri.
Aleyna Tilki’nin bugün doğrudan rave müzik yaptığını söylemek için erken. Fakat Ankara konserinde elektronik altyapılara ve rave etkilerine yer vermesi, gelecekteki müziğine dair merak uyandırıyor.
Kırlar’ın sahne dışındaki hikâyesi
Konser organizasyonu kapsamında duyurulan Kırlar Ormanı projesiyle etkinliklerden elde edilecek gelir kullanılarak bir orman oluşturulması hedefleniyormuş. Bu oldukça sevindirici.
Öte yandan Aleyna Tilki’nin kendi müziği üzerinde daha fazla söz sahibi olma isteği, verdiği röportajlarda da karşımıza çıkıyor. Kariyerinin ilk yıllarında kıyafetleri ve özel hayatı üzerinden yapılan tartışmaların müziğinin önüne geçmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti.
Şimdi ise şarkı yazarlığını ve kendi fikirlerini daha görünür kılmaya çalışıyor gibi görünüyor. Kırlar albümü ve bu albüm etrafında şekillenen konserler bahsettiğim bu yaklaşımın önemli parçaları.
Aleyna Tilki bundan sonra müzikal olarak nereye gidecek?
On yıl önce hayatımıza giren Aleyna Tilki ile bugün sahnede gördüğümüz Aleyna Tilki arasında belirgin farklar var. Ancak bu farkları eski kimliğinden tamamen kopuş olarak değerlendirmek yerine, zevklerinin ve üretim alanının genişlemesi olarak görmek daha doğru.
Kırlar kusursuz bir albüm olmak zorunda değil. Zaten bir müzisyenin farklı türleri keşfetmesinin en keyifli taraflarından biri, beklenmedik sonuçlarla karşılaşmak.
Ankara konserinde Büyük Ev Ablukada, Soft Analog ve Bade ile aynı sahneyi paylaşması, repertuvarını shoegaze ve Anadolu rock etkilerine açması, gecenin ilerleyen bölümlerinde rave kültüründen beslenmesi gibi noktalar Aleyna Tilki’nin müzikal olarak hareketli bir dönemde olduğunu gösteriyor.
Aleyna Tilki’nin önümüzdeki dönemde ne tarz bir müziğe ağırlık vereceğini bilmiyoruz ancak Kırlar ve turne konserleri, son yıllarda ilgilendiği müzik tarzlarını daha yakından tanımak için iyi bir fırsat sunuyor. Bakalım bu merak onu (ve bizi) nerelere götürecek.
Haftalık Bültene Abone Ol
Yeni yazılar ve öne çıkanlar her hafta e-postana gelsin.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!
Yorum yazmak için topluluğa katıl. Ücretsiz, bir dakika sürer.





