Dinleyicilerin türlerarası ve hikâyeci anlatımıyla tanıdığı İstanbul çıkışlı elektronik müzik ikilisi İlk Zamanlar, üçüncü albümleri “Kaçık Çiçekler” öncesinde BBI Yerli’nin 247. konuğu oluyor.
1. Projenizin adı nedir?
İlk Zamanlar
2. Kendinizden ve müzik kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?
İlk Zamanlar olarak İstanbul temelli bir elektronik müzik grubu ve multidisipliner sanatçı ikilisiyiz. Türlerarası, deneysel ve hikâyeci bir anlatımı benimseyerek kurgusal ve doğaçlama albümler, setler ve performanslar üretiyoruz. Dinleyenleri zamanlararası, gezegenlerarası yolculuklara davet ettiğimiz müziğimiz; anlatının ve ruh halinin bir yansıması olarak ambient ve trip hop’tan, big beat ve teknoya uzanan geniş bir yelpazede gezinmekte.
2021 yılında ilk albümümüz Uzayda Bir İşaret‘i Dünya’nın yok oluşundan milyonlarca yıl sonrasında ondan geriye kalan ses katmanında çıkılan bir yolculuk olarak tasarladık. Doğaçlama kayıtlarından enstantanelerle kurguladığımız ikinci albümümüz Planet 404’te ise dinleyicilere İstanbul ara sokaklarından Hata Gezegeni’ne uzanan, kurmaca ile gerçeğin iç içe olduğu hayatımızdan bir kesit sunduk. Şu an yayınlanmakta olan üçüncü albümümüz Kaçık Çiçekler ise karanlık bir gece hayatı hikayesi. Daha öncesinde bilim-kurgu, fantezi, masal gibi türleri ve şiir günlük gibi metinsel formları müziğin içine dahil ettiğimiz serüvenimize; edebiyatı, grafik ve görsel ifadeyi anlatımlarımızın aktif bir parçası olarak kullanarak devam ediyoruz.
3. Siz müziğinizi hangi tarz ya da tarzlar içinde tanımlıyorsunuz?
Biz elektronik müziğin farklı türlerine gönül verdik. Deneyimlerimiz ambient’ten teknoya, trip hop’tan progressive house’a uzanıyor. Türler, bizim için bir başlangıç veya bitiş noktası değil; duygularımızı, derdimizi, hikâyemizi anlattığımız araçlar, gezmekten keyif aldığımız dünyalar, kılık değiştirir gibi dönüştürdüğümüz alanlar.
4. Üretiminize hangi şehirde devam ediyorsunuz? Yaşadığınız şehrin müziğinize sizce etkisi var mı?
İstanbul’da yaşıyor ve üretiyoruz. Bu şehir bizi yalnızca etkileyen bir yer değil; adeta yoğuran bir güç. Biz ve müziğimiz bu hamurun bir parçasıyız. Ama aynı zamanda, bu hamura kendi çıkıntılığımızı, baharatımızı, tadımızı katıyor; onu biz de yoğuruyoruz. Parçalarımızın, İstanbul’un ve yaşadığımız zamanın anılarını ve tadını taşıdığına inanıyoruz. Her şeye rağmen, her yönüyle bundan mutluluk duyuyoruz.
5. Müziğinize değer katan kişiler kimlerdir?
Bu liste elbette uzun, herkesinki gibi. Seçmek her zaman birilerini dışarıda bırakma riskini taşıyor. Bilim kurgu yazarları ve düşünürlerden dünyanın öbür ucundaki producer’lara ve arkadaşımız olan sanatçılara kadar uzanıyor. Ama bizi destekleyen her anımızda yanımızda olan dostlarımızın, bize inanan insanların etkisi devam edecek gücü bulduğumuz çok önemli bir yer. Buradan Hexe, Mrt, Avni, Bantmag ekibi, Dikdatorial Club, Noir Pit ekibi, Pera Ahalisi, Deleuze ve Guattari, Abidin Dino, Anne Clarke, Ahmet Hamdi Tanpınar, James Shinra, Sinan Logie ve adını sığdıramadığımız bir sürü sevgiliye selam olsun.
6. Müziğinizi etkileyen gruplar ya da sanatçılar var mıdır?
Yukarıda da belirttiğimiz gibi, liste sonsuz. Birkaç isim daha ekleyelim: Sophie, Die Antwood, GouGou (Hazavuzu), Crystal Castles, Unkle, Compromat, Amnesia Scanner, Şevket Akıncı, Arnold Schönberg, Ursula Le Guin…
7. Daha önce sahne aldınız mı? Varsa en yakın etkinliğiniz ne zaman?
Banger, Noh, Şahika, Karga, Bina gibi mekânlarda, bir kez de Öktem Aykut Galeri’de ve bazen de sokaklarda çaldık. Bu aralar tüm koşullar bizi mekanlardan çıkmaya, sokaklara çağırıyor. Gerilla bir albüm lansmanı hayal ediyoruz, çok yakında. Hesaplarımızdan duyuracağız.
8. Sizce ülkemizde sahne almanın zorlukları nelerdir?
Ülkemizde sahne olmaması. Bitmeyen bir rekabet kültürü ve görünürlük yarışı. Bu kadar yaratıcı insan ve müzik yapan kişi, bunlarla ilgili üretme arzusunda olan o kadar insan varken; olan mekanların ve festivallerin bu kadar sınırlı sayıda olması. Bunların yeraltında bile tekelleşmiş olması. İyi oluyor gerçi bizi anarşiye ve kapitalist kapatmalardan açılmaya zorluyor. Yoksa var olamayacağız.

9. Yayınlanmış albüm, kısa çalar veya teklileriniz var mı?
Üç albümümüz ve teklilerimiz var. (Üçüncüsü şu anda yayınlanma aşamasında; taze çıkan teklileriyle Kaçık Çiçekler 21 Ağustos’ta geliyor.) Spotify, SoundCloud ve YouTube’da hepsine ulaşabilirsiniz; her birinde diğerinde olmayan işlerimiz de yer alıyor.
10. Projenizde yer alan eserler “tasarım” olarak neyi ifade ediyor?
Bu güzel soruya pek çok yanıt verebiliriz, ama bir örnek üzerinden anlatmak gerekirse: Sinematik, soundtrackvari ve neredeyse görsel olanın ses karşılığını aramak, ikimizin de ortak tasarım sezgisi. İlk albümdeki Uzayda Bir İşaret’te, özellikle giriş parçası Dear Passengers’ta bu çok açık. Tüm albüm bu introdaki anons ve hikaye etrafında şekilleniyor. Uzay gemisinin rehberinin “Bir gezegenin ses katmanında bir yolculuğa çıkacacaksınız” uyarısı, bu ses katmanının sesleri, bozuk radyo istasyonundan yayılan bin yıl önceki gündemin haberleri, bir çığlık, burada karşılaşılan yaşam parçaları, belki de insanlığın geriye bıraktığı birkaç şarkı. Bunları hayal ediyoruz, süreçte keşfediyoruz. Kurgusal yapı ve hikaye bu keşifler sırasında, şarkılarla birlikte, bazen önce bazen de sonra geliyor. Ses tasarımları, Dülger’in hikâyelerin duygusunu ve atmosferini en yoğunlaştırdığı, en titizlikle çalıştığı alan. Sözleri ve kelimeleri kendi sesimle hikâyeye dönüştürmek ise benim en çok uğraştığım ve keşfettiğim alan oldu.
11. Kayıtlarınızı nerelerde alıyorsunuz ve ses prodüksiyonunda kimlerle çalışıyorsunuz?
Kayıtları yıllardır kendi atölyemizde, evimizde alıyoruz. Prodüksiyon sürecinin tamamını biz üstleniyoruz, bazen SoundBoost gibi AI mastering programlarından faydalanıyoruz.
12. Kendinize ait bir üretim alanınız var mı?
Önceden atölyemiz vardı, artık evlerimiz var.
13. Sırasıyla, dinleyici – mekanlar – organizatörler – müzisyenler, müzik basını ve diğer kişi/kişilerden beklentileriniz nelerdir?
Yeraltı sanatçısı olmanın çeşitli güzellikleri var. Sevileceği garanti formülleri takip etmek yerine, sevdiğimiz şeyi yapmak için çıktığımız bir yol bu. Biz, “kendi olma”nın —biricik ve tuhaf olmanın—; süreçte olma hâlinin —hatalı, kusurlu ve denemeye açık olmanın— neşesini ve ilhamını aktarabilmeyi önemsiyoruz. Kitlesi daha küçük, maddi getirisi görünürde olmasa bile bu ilhamı yaymakta inatçı ve inançlıyız.
En önemli mücadelemiz görünürlük özelinde oluyor. Belli bir sayıyı arkasına alarak belli bir üne kavuşan isimleri desteklemek ve paylaşmak daha kolay. Biz zoru sevenlerle, cesaret edenlerle, risk alanlarla, sevdiğine sahip çıkanlarla aynı yolda gidiyoruz. Bazen sadece sevdiğin şeye sahip çıkmak ya da duyulmadık sesleri sevmek için şans vermek cesarettir. Yeni seslere alan açmak, takdir etmek ve paylaşmak da cesarettir. Bu cesareti yalnızca dinleyicilerde, müzik sektöründe ya da kendimizde değil; tüm dünyada görmek, bizi mutlu edecek şeydir.

14. Müzik dışında aktif olarak devam ettirdiğiniz mesleğiniz var mı? Devam eden rutin hayatınız ve müzik hayatınız arasındaki dengeyi kısaca anlatabilir misiniz?
Bu konu gerçekten zor. Kendi adıma konuşmam gerekirse (Pembe Panzer), mesleklerden ve profesyonellikten kaçarak ilerliyorum. Bu, kimseye önereceğim bir yol değil; sadece benim yolum oldu. Bir nevi sürgün gibi oradan oraya gidiyorum. Geçim meselesinde her ay başka bir çözüm arıyorum ve bunu sanatım, becerilerim üzerinden yapabilmek için uğraşıyorum. Hayatta bir denge yok; savruluyor, toparlanıyor, yeniden inanıyor ve tünelde ilerlemeye devam ediyorum.
Dülger bambaşka cevaplayacaktır bu soruyu, onun düzenli bir gündüz işi var. Fakat onun da “denge vardır” diyeceğini sanmıyorum. Adandığımız şeyler adına zevkle ve bir damla gözyaşıyla ödediğimiz bir bedel.
15. Projenize ait sosyal medya hesapları nelerdir?
İlk Zamanlar:
Instagram, YouTube, SoundCloud, Spotify
Pembe Panzer ve Dülger:
16. Dinleyiciler, mekanlar veya organizatörler size nerelerden ulaşabilir ve kiminle iletişime geçebilir?
Mail adresimizden (ilkzamanlarband@gmail.com) ve instagram hesaplarımızdan ulaşabilirler.
17. Eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Açtığınız bu alan ve zamanınız için çok çok müteşekkiriz.












