Black Midi’den sonra Geordie Greep, müzikal sınırları bir kez daha zorlayarak The New Sound ile karşımıza çıkıyor. Blues, caz, funk ve Latin etkilerini harmanlayan bu albüm, bizleri kaos ve uyum arasında gidip gelen benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor.
Black Midi grubunu deneysel rock, math rock veya caz füzyon gibi türlere ilgisi olan herkes illaki duymuştur. Geordie Greep, Black Midi grubunu kurmadan önce Matt Kwasniewski-Kelvin ve Morgan Simpson ile ayrı ayrı jam session’lar yapıyordu. Üçü de Cameron Picton ile birlikte BRIT School’da öğrenciydi. Simpson, Jamaikalı müzikal bir aileden geliyordu ve 2014’te “Yılın Genç Davulcusu” ödülünü kazanmıştı. 2016’da Greep ve Kwasniewski-Kelvin, Simpson’ı gruba davet etti ve üçü, Greep ve Kwasniewski-Kelvin’in gitar ve vokalde, Simpson’ın ise davulda olduğu bir grup kurdu. Daha sonra Picton bas gitarist olarak katıldı ve grup tamamlandı. İlk konserlerini 12 Haziran 2017’de sahneye çıkmalarını kabul eden tek mekân olan Brixton’daki The Windmill’de Leg Puppy grubunun ön grubu olarak verdiler. 8 Haziran 2018’de grup, yapımcı Dan Carey‘nin plak şirketi Speedy Wunderground aracılığıyla bmbmbm adlı ilk teklisini yayımladı ve müzik serüvenine başladı.
Black Midi 2018’den bu yana toplam 3 albüm ve onlarca şarkı çıkardı. Grubun müziği kesinlikle herkese göre değil ve yaptıklarını bir tür adı altına sıkıştırıp açıklamak da bir hayli zor. Ama deneysel rock ve caz alanlarına önemli katkılarda bulunduklarını söylemek yerinde olur. Grubun solisti ve gitaristi Geordie Greep, geçtiğimiz yaz grubun dağıldığını açıkladı. Bu haberden hemen sonra 20 Ağustos’ta grubun solisti ve gitaristi Geordie Greep Holy, Holy isimli teklisini paylaşarak The New Sound isimli ilk solo albümünü duyurdu.
4 Ekim’de çıkan The New Sound bir nevi Black Midi’nin mirası. Frank Zappa’nın türleri eğip bükme ve müzikal dünyalar inşa etme tarzını andıran albüm, hem anlatı odaklı bir müzikal parçasını hem de uyumsuz bir progresif rock şarkısını takdir edebilen dinleyicilere hitap ediyor.
Black Midi’nin blues, caz ve funk harmanı bu albümde de hissedilse de The New Sound kendine özgü bir yapıya sahip. Albümün çıkış parçası Holy, Holy tüm albümü özetleyen bir şarkı niteliğinde. Türler arasında kesintisiz bir yolculuğa çıkaran bu parça, coşku ile kaos arasında gidip gelerek sınırları yok eden bir müzikal deneyim sunuyor. Müzikal tarzların yıkımı ve yeniden inşası albüm boyunca devam ediyor — ki bunda, şarkıların yarısının kaydedildiği Brezilya’nın etkisi büyük olmalı. Enstrümantal başlık parçası ve söz açısından sade Bongo Season, Latin ve bossa nova etkileriyle öne çıkıyor.
The New Sound gibi bir albüm adı, cesaretiyle sınırda rahatsız edici görünebilir. Ancak Greep, yalnızca sınırları zorlayan sanatın yapabileceği şekilde dinleyicilerin zihnini harekete geçirmeyi başarıyor. Bu yüzden isim seçiminde haklı gibi.
Enstrümanlarla türleri birleştirip harmanlayan Greep, 19 Mart’ta Blind İstanbul’da sahne alacak. Greep’i ve deli dolu parçalarını sabırsızlıkla bekliyoruz. Yeni albümü The New Sound‘a aşağıdan ulaşabilirsiniz.












