Shakespeare’den ilhamla: Rock sahnesinin yeni ismi Makbet ile sohbet ettik!

Röportaj
Shakespeare’in tragedyasından ilham alan ve hatırı sayılır bir dinleyici kitlesine ulaşan yeni rock grubu Makbet; Can Temiz, Mina Çakılkaya, Cenk Güngör ve Ömer Okan Arslan’dan oluşuyor. Biz de onlarla sohbet etme fırsatı bulduk.

1.⁠ ⁠Shakespeare’in Macbeth tragedyasından esinlenerek kurduğunuz Makbet’in isim seçimi ve karanlık bir anlatı üzerinden kurulan müzik yaklaşımı nasıl ortaya çıktı?

Genel olarak pop rock tarzında duygusal ve çoğunlukla melankolik şarkılar yapıyoruz ancak şarkı sözlerinden bestenin yapısına, düzenleme anlayışımızdan vokal performansına kadar her zerreye nüfuz eden epik, görkemli ve dramatik bir yaklaşımımız var. Bunun da bizi özgünleştiren, grup olarak karakterimizi yansıtan ve bu tarza getirdiğimiz özgün yorumu ortaya koyan bir kimlik olduğunu düşünüyoruz.

Bu yüzden grubun adından tutun da fotoğraflarımıza, kapaklarımıza kadar bu yoğun dramatik ve epik yapıyı yansıtmasını istedik bir bütün olarak. İsim açısından bunu ifade etmek için de Shakespeare’den daha iyisinin olamayacağını düşündük.

2.⁠ ⁠Dinleyicilerle buluşturduğunuz ilk iki tekli olan “Sirenler” ve “Son Kadeh” arasındaki tematik bağlantıları nasıl kurdunuz ve hikâyenin sonraki bölümlerinde dinleyiciyi neler bekliyor?

Şu ana kadar yayınladığımız iki şarkıyı ve henüz yayınlamadığımız ama tamamladığımız diğer şarkıları düşününce ayrılık ve yalnızlık üzerine bir tema ortaya çıkıyor. Bu da tüm genel konseptimizle bir bütünlük oluşturuyor. Kalbi hayli kırık bir kadının çarpık ilişkileri ve kendi yalnızlığı içerisinde yolunu bulmaya ve kalbini korumaya çalışmasıyla ilgili bir hikâye bu aslında.

3.⁠ ⁠Şarkılarınızda ağır temalar işleniyor. Bir hikâye anlatıcısı olarak bu duyguları kaleme alırken hangi kişisel deneyimler veya eserlerden ilham alıyorsunuz?

Tabii şarkı yazmak için illaki anlattığınız hikayeleri birebir yaşamış olmanız gerekmiyor, tıpkı bir hikayeci veya senarist gibi. Gelgelelim elbette ki şarkıların anlattığı hikayelerin özü veya benzeri hepimizin başından geçmiştir. Hepimiz sağlıksız ilişkiler, haksız ayrılıklar, ihanetler yaşadık. Hepimiz yalnız ve sarhoş bir gecede kendimize acırken bulduk kendimizi (değil mi?) Mühim olan insana dair mümkün olduğunca gerçek bir şeylere, derin duygulara temas edebilmek. Dolayısıyla günün sonunda çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın duyguları da ilham olabiliyor, kendi geçmişimizden bir hikaye de veya o anda içinden geçtiğimiz bir ruh hâli de.

4.⁠ ⁠Makbet’te birbirine oldukça iyi uyum sağlamış bir dörtlü görüyoruz. Aranızdaki yaratıcı sinerjiyi ve rolleri nasıl tanımlarsınız?

Makbet kurulduğu andan beri amacı, yol haritası, görev dağılımı çok net olan bir gruptu. Bunun üretim ve paylaşım sürecimizi çok sağlıklı hâle getirdiğini düşünüyoruz. Birbirimizle çok iyi anlaşıyor olmamızsa tamamen tesadüf, şans 🙂

Gruptaki herkes o veya bu şekilde çok fazla ekip çalışmasında bulunmuş insanlar ve sanırım bir takımın sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için nelerin yapılması nelerin yapılmaması, kimin ne sorumlulukları olması gerektiği konusunda herkes tecrübeli ve hassas ama dediğimiz gibi bu işin çalışma etiği kısmı. Sosyal olarak da çok iyi anlaşmamız ve beraber çok keyifli vakit geçirmemiz işin bonusu oldu. Bir diğer güzel kısım ise şu, grupta herkesin belli ana görevleri ve sorumlulukları olsa da gruptaki herkes üstüne düşenden çok daha fazlasını yapmak için ekstra çaba harcamaya onları iten motivasyona ve heyecana sahip. Bu da bütün üyelerin birbirinin motivasyonunu ve heyecanını besleyip yükseltmesini sağlıyor.

5.⁠ ⁠2000’lerin hepimizin aşina olduğu rock sound’unu modern ve karanlık bir dille birleştirdiğiniz tarzınızı oluştururken prodüksiyon aşamasında nasıl bir yol izlediniz?

Valla açıkçası kalbimizin sesini dinledik 🙂 Öyle çok yüksek prodüksiyon bütçeleri olan bir grup değiliz. Bu işe gönül veren ve inanan insanların özverileriyle yürüyen bir gemi bu. O yüzden prodüktörlük titrini biz üstlenmiş olduk. Şarkıları düzenlerken oturup baştan öyle çok detaylı bir plan çıkarmadık ama herkesin kafasında üç aşağı beş yukarı yol haritası belliydi. Dolayısıyla biri bir şey çaldığında veya bir fikir söylediğinde çok fazla fikir ayrılığı veya tartışma yaşanmadı. Her şey kendiliğinden aktı gitti. Biz de çok şaşırdık bir süre, sonra alıştık.

Kayıt kısmında da elimizdeki imkânları maksimumda değerlendirmeye çalıştık. Titiz bir grubuz ama onu söyleyebiliriz. Küçücük detayların üzerinde çok fazla kafa patlattığımız da oldu. Gel gelelim günün sonunda her şeyin tam hayal ettiğimiz gibi olduğunu görünce büyük bir rahatlama yaşadık.

6.⁠ ⁠Kısa aralıklarla tekliler yayımlıyorsunuz. Kapak tasarımlarındaki tutarlılık da bir albüm habercisi gibi görünüyor. Bu serinin sonu bir albüme veya sahne prodüksiyonuna dönüşecek mi?

Henüz yolun çok başındayız ve bunun farkındayız. Öyle telaşlı veya panik bir hâlimiz de yok. Çıktığımız bu yolda istediğimiz yerlere gelmenin zaman alacağını biliyoruz. O yüzden içimize sinen, sağlam adımlar attığımızdan emin olmak istiyoruz ama tabii bu da her şeyi ağırdan alacağımız anlamına gelmiyor. Hızlı üreten bir grubuz. Daha yayınlanmamış birçok şarkımız var ama yenilerini yapmaya başladık bile. Hepsini en hızlı şekilde paylaşmak istiyoruz. Dolayısıyla henüz konser dünyasını düşünmek için biraz erken fakat tabii ki nihai amacımız o.

Albüm konusuna gelince, bir albüm kesinlikle yapmak istiyoruz. Bu tarzın şanındandır sonuçta ama bu teklileri bir albümde toplamak gibi bir plan şu an yok. Sadece bunların birbirinden bağımsız şarkılar değil, bir bütünün parçaları, Makbet’in belli bir döneminin meyveleri olduğunu vurgulayabilmek için görsel bir bütünlük ve konsept oluşturmak istedik.

Tags: , , , , , ,

İlginizi Çekebilir

MUSIC TALKS IN TOWN’da müzik sektörünün perde arkasını konuşuyoruz!
Limp Bizkit’in bas gitaristi Sam Rivers hayatını kaybetti.

Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!