Canlı, Aceleci ve Oldukça Şehirli: Geese – Getting Killed

Albüm İncelemeleri
Geese’in 26 Eylül 2025’te yayınladığı dördüncü albümü Getting Killed, geçtiğimiz yılın en çok konuşulan indie rock işlerinden biri oldu. Biz de bu albümü yakından inceledik.

Brooklyn çıkışlı Geese, 2025 tarihli Getting Killed ile gençliğin şehirle kurduğu ilişkiye yakından bakıyor. Albüm baştan sona dünyayı yeni yeni çözmeye çalışan birinin kafasının içi gibi: biraz dağınık, biraz kaygılı ama fazlasıyla canlı. Bence tam da bu yüzden birçok genç dinleyicinin albümle bu kadar kolay bağ kurmasının sebebi de bu.

Geese’in müziği ilk anda bence enerjik ve dağınık hissedilebiliyor; ancak albüm ilerledikçe bu dağınıklığın bilinçli bir tercih olduğu anlaşılıyor. Şehirde büyümenin, sürekli hareket hâlinde olmanın ve her şeye aynı anda yetişmeye çalışmanın yarattığı gürültü, albümün ana renklerini oluşturuyor. Getting Killed, gergin ve savunmasız olmanın hissini çok iyi yakalıyor. Albüm kapağındaki silah imgesi de tam bunu anlatıyor sanki: ortada görünür bir tehdit yok ama her an bir şeyler patlayabilir.

Albüm, JPEGMAFIA’nın arka vokalde yer aldığı “Trinidad” ile beklenmedik derecede sakin, neredeyse cazvari bir giriş yapıyor. Ama bu huzur uzun sürmüyor. “There is a bomb in my car!” çığlığıyla şarkı bir anda dağılıyor, ani bir saksafon solosuyla kaosa teslim oluyoruz. Albümün ilk dakikalarından itibaren Geese, dinleyiciye güvenli bir alan sunmayacağını açıkça belli ediyor.

Bu sert açılışın ardından gelen “Cobra” ise daha sıcak, daha tatlı bir yerden sesleniyor. Romantik bir vokal, yumuşak bir atmosfer… Albümün genel huzursuzluğu içinde kısa bir nefes alma alanı açıyor. Kişisel olarak albümde en çok döndüğüm parçalardan biri oldu.

Albümle aynı ismi taşıyan ve bana kalırsa albümün kalbi olan “Getting Killed”, neşeli bir koro ve eğlenceli gitarlarla açılıyor. “I’m getting killed by a pretty good life!” sözleri ise bir genç yetişkin olarak insanın içine oturuyor diyebilirim. Çünkü tam da modern hayata ait bir his bu: hayatlarımızda bir sorun yok ama canlılık da yok. İnsan tam da burada kendini suçlu hissediyor; çünkü “iyi” bir hayatın içinde mutsuz olmak bir ayıp gibi geliyor.

Albümün duygusal zirvesi olan “Au Pays du Cocaine”, bana bir şarkıdan çok bir hikâye dinliyormuşum hissi verdi. Başlığı ve çağrışımları bir yana, parça derin bir bağımlılık hâlini anlatıyor. Birini kaybetmemek için insanın kendinden ne kadar vazgeçebileceğini, “You can stay with me and just pretend I’m not there” sözleriyle çok sade ama çok ağır bir şekilde gösteriyor. Burada anlatılan şey terk edilmekten ziyade, terk edilmeye razı olmak. Şarkının asıl acısı da tam olarak buradan geliyor; çünkü anlatılan sevgi artık bir bağ değil, askıda kalmış bir his.

Taxes” ise fazlasıyla tanıdık. Büyük sloganlarla sistemi yerden yere vurmuyor; bunun yerine hepimizin gündelik hayatta yaşadıklarına odaklanıyor. Özellikle ekonomik baskının hayatın her alanına sızdığı Türkiye gibi bir ülkede şarkı bence çok daha kolay karşılık buluyor. Yine de melodik olarak tuhaf bir umut barındırıyor. Sistem canımızı yakıyor, evet; ama hâlâ yürümeye devam edebilecek bir enerji de bırakıyor.

Long Island City Here I Come”, “Nobody knows where they’re going except me” cümlesiyle özgüvenli bir çıkış yapıyor. Ancak finalde gelen “I have no idea where I’m going, here I come” ile bu özgüven yumuşuyor, hatta biraz dağılıyor. Bu çelişki, albümün ruhunu çok iyi özetliyor: hayat karmaşık, yön net değil; yine de “ben” hâlâ ayakta. Albüm, kesin cevaplar vermeden, büyümenin bu belirsiz hâlini kabullenerek kapanıyor.

Getting Killed, canlı, aceleci ve şehirle iç içe bir hayatın ses kaydı gibi hissettiriyor.

Albüm bittiğinde, her şey yolunda gibi görünürken içten içe eksik olma hissi bizimle kalıyor.

Belki de albümün asıl gücü tam burada. Kaçış ya da iyileşme vadetmeyen Getting Killed, bu hâlin içinde yalnız olmadığımızı hissettiriyor.

Şehirlilere iyi dinlemeler!

Tags: , , ,

İlginizi Çekebilir

PASM’ı şimdi keşfet, sonra “ben demiştim” dersin!
vicotüco: “grup yeni gibi gözükse de aslında isim değiştiren üretimlerimizin son formu.”


Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!