BaBa ZuLa’dan Esma Ertel, Esma & Murat Ertel DJ Set ve BaBa ZuLa olarak sahne aldığı Balkanik Festival 2024 ile ilgili gözlemlerini anlatıyor.
11. kez düzenlenen Balkanik Festival, kültürün ve sanatın birleştiği büyülü bir rüzgar gibi esti. Bükreş’in sokaklarında yankılanan ezgiler, şehrin kalbinde yaşayan her ruhu dansa kaldırdı. Bu festivalde müzik yalnızca bir ses değildi. Tarih boyunca damarlarımızda akan, bizi birbirimize bağlayan kadim bir enerjiydi.
Bu üç gün ve üç gece boyunca tanık olduğum her sahne, her şarkı, bizi tarihin derinliklerine götürdü ve geleceğin hayalini kurdurdu. Müziğin içinde kaybolmak, bir yandan geçmişi hatırlamak, bir yandan da yeni bir dünyanın kapılarını aralamak gibiydi.
Balkanik Festivali, bir kez daha hepimizi bir araya getirdi, ve bu buluşma ruhlarımızda unutulmaz izler bıraktı. Müziğin ve sanatın evrenselliği, bizleri ortak bir hayalde buluşturdu. Yuvamıza, müziğin kalbine geri dönmüştük. Bakalım orada neler oldu.
BaBa ZuLa
İstanbul’un kadim sokaklarından yükselen bir hikaye, akustik ve elektronik füzyonla, geleneksel ve fütüristik dokularla yeniden şekillendi. Defalarca çaldığımız yuvamıza, kalbimizde eski dostların sıcaklığıyla geri dönmüştük. Seyirci, Anadolu’nun köklü seslerinden İstanbul’un dinamik ruhuna, oradan da Bükreş’te Uranüs Garden’ın büyülü bahçesine doğru uzanıyordu. Müziğin içinde kaybolmak, geçmişi hatırlamanın ve geleceği hayal etmenin en saf yoluydu.
Yeni albümün ilk teklisi aşağıda, albüm ise Kasım ayında sizlerle buluşacak.
BaBa ZuLa ile konserimizden bir gece önce ben ve Murat Ertel, DJ kabinine geçtik ve sadece plaklardan çaldığımız şarkılarla izleyicileri hem Türk hem de dünya müzikleri arasında bir yolculuğa çıkardık. Notalar, Anadolu’dan başlayıp dünya sahnelerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada yankı buldu. Geleneksel melodilerden modern ritimlere doğru akarken, her plak sahnede adeta farklı bir hikaye anlatıyordu. Setten favorim olan ve dijitalde bulabileceğiniz bir şarkı önerim El Leopardo’nun kendi ismini taşıyan parçası olacak
Shantel & Bucovina Club SoundSystem
Bu müzikal yolculukta Shantel’in Balkan beat’leri bambaşka bir enerji dalgası yarattı. Balkan müziklerini modern elektronik ögelerle birleştiren Shantel’in tınıları, festivale katılanları dansa davet etti. Onun coşkulu ritimleri, Bükreş’in sokaklarında yankılanırken dinleyiciler müziğin sınırları aşan gücüne bir kez daha tanıklık etti.
Collectif Medz Bazar
Collectif Medz Bazar, eriyip gitmeyen o ortak hafızayı taşıdı sahneye; Ermeni, Kürt, Türk ve Arap notalarının kesişiminde, bir köprünün ayak sesleriydi adeta. Gelenek ve modernliğin patlayıcı bir karışımı, eski dünyanın izlerini yeni formlarda yeniden canlandırdı. Bir köy düğünü ile modern metropol arasında sıkışan ruhların yankısıydı bu.
Dikanda
Polonya’nın mistik rüzgarları eşliğinde sahneye çıktıklarında, izleyiciler Balkanların da ötesinde bir yolculuğa çıkmaya hazırdı. Her notada dünya biraz daha genişledi, her ritimde sınırlar biraz daha eridi.
Fanfare Cıocârlıa
Sahneye Fanfare Cıocârlıa adlı Balkan grubu çıktığında festival tam anlamıyla doruğa ulaştı. Balkanların enerjik müzikleri ile dolup taşan sahne, grubun çaldığı her notada izleyicileri dansın ritmine kapıldı. Fanfare’nin müziği, geleneksel Balkan ezgilerini yeni bir formda sunarak hem nostaljik hem de taze bir atmosfer yarattı. Dinleyiciler, Balkanların büyülü dünyasında sınırların ötesine geçip, müziğin evrensel dilini bir kez daha hissettiler.
KermesZ à l’Est
KermesZ à l’Est’in sahne aldığı o an, ruhlar punk enerjisiyle doldu, Balkan melodileri metal ve rock’ın coşkusuyla harmanlandı. Bu müzik yalnızca dinlenmedi; hissedildi, yaşandı, dans edildi.
Ligia Keșıșıan
Balkanik Festivali’nde Ligia Keșıșıan geceyi büyüleyen setiyle hepimizi bambaşka bir dünyaya taşıdı. Balkanlar’dan Latin Amerika’ya, Doğu’nun derinliklerinden evrene uzanan bu eşsiz ses yolculuğunda, ruhlar ve kalpler birlikte dans etti; geçmiş, şimdi ve gelecek bir an için birleşti.
O an oradaydık, ve bu mistik deneyim hepimizin hafızasında sonsuza dek yaşayacak.
Obeah Bucureci
Toprağın derinliklerinden gelen Obeah Bucureci’nin büyüleyici sesleriyle Balkanik Festivali’nde ritme kapıldık. Dub, endüstriyel, post-punk ve Karayip kültürünün Balkan melodileriyle buluştuğu bu eşsiz DJ seti, adeta zamanın ötesinde bir yolculuktu. OBEAH, her notasında farklı bir kültürün ruhunu canlandırarak bizi kendi müzikal evrenine çekti.
Bu yılın Balkanik Festivali, dinleyicilerine sadece müziği değil, Balkan ruhunun kadim bir yankısını sundu. Her ritimde, her notada, geçmiş ve gelecek bir araya geldi. Ve bir kez daha anladık ki müzik, kültürlerin diliyle konuşan, tarihin görünmeyen yollarında bizi birbirimize bağlayan en güçlü köprüdür. Gelecek güzel şehirlerde ve ülkelerde enfes seslerde görüşmek dileğiyle…












