Yeni röportaj serimiz “Yeraltı Metrosu” ile sözü sokak sanatçılarına bırakıyoruz! Serinin ikinci konuğu: “mre”
Geçtiğimiz hafta Reach Geblo ile başladığımız yeni röportaj serimizde, her gün dolaştığımız sokaklarda, caddelerde işleriyle karşımıza çıkan, çoğu zaman gizemli street artist’lere, graffiti sanatçılarına merak ettiklerimizi soruyoruz.
Serinin ikinci konuğu olan mre’nin bizim için hazırladığı karışık tarzlardan oluşan playlist’ini dinleyerek sorularımıza verdiği yanıtları aşağıda bulabilirsiniz.
Sokakta olmak senin için ne ifade ediyor?
Sokakta büyüdüm ben. Büyüdükten sonra da hayatım hep sokakta geçti. Üretmedim belki sokakta ama sokağı avucumun içi gibi bilirim. İnsan üretmeye başladığında da ilk önce avucunun içinden başlıyor, ben de öyle yapıyorum.
Sokağa iş yapıyor olmanın sendeki en büyük motivasyon kaynağı nedir?
Sokağa iş yapmanın özgürleştirici bir tarafı var. İstediğim an, plansız bir şekilde, o an içimden geldiği gibi bir iş yapabiliyorum. Kumar gibi, ne zaman üzerinin kapatılacağını bilmiyorum. Bazısının bir kaç gün sonra üstü kapatılıyor, bazısı yıllarca kalıyor.
Yarattığın eserle karşı tarafa bir mesaj iletme kaygın var mı? Varsa bugüne kadar yaptığın işlerde bunun gerçekleştiğini düşünüyor musun?
İşlerime bakan herkes benim için karşı taraf, hiç bir mesajım ve kaygım yok açıkçası. Kafama göre takılıyorum sokakta ve o anki hissiyatım işlerime yansıyor.
Toplumda meslek olarak görünmeyen bir iş yapıyorsun. Bunun bir iş olmadığı söylemi doğru mudur? Sen geçimini nasıl sağlıyorsun?
Aslında çok uzun süredir meslek olarak görülüyor ve bir sürü insan bu işten para kazanıyor. Ben heykel çıkışlı bir sanatçıyım ve aldığım eğitimle dizi film sektöründe çalışarak hayatta kaldım yıllarca. Bu süreç aslında beni ayılttı, tüm eforumu kendi işlerime yönlendirmeye başladım. Daha sonrasında bir süre zor zamanlar geçirdim ama şimdi tamamen kendi sanatımdan para kazanabilir hale geldim.
Üretim aşamasında ya da sonrasında yaşadığın pozitif veya negatif bir anını bizle paylaşır mısın?
Üretim aşamaları hep pozitif ki değilse bile o işi pozitif yaparım. Negatif bir anım yok, varsa da ben görmüyorum.
Çizerken neler dinlemekten hoşlanırsın?
Genelde orta doğu gibidir playlist’lerim. 🙂














