Paylaş

Editors, sekizinci stüdyo albümü Surface, Echo & Sound ile elektronik ağırlıklı sound’undan uzaklaşıp gitarların yeniden ön plana çıktığı bir döneme adım atıyor. Albümü şarkı şarkı incelerken Tom Smith ve Justin Lockey’nin anlattığı hikâyelere ve grubun müziğiyle kurulan kişisel bağa da kulak veriyoruz.

Editors‘ın sekizinci stüdyo albümü Surface, Echo & Sound çıktığından beri durmadan dinliyorum. Sadece inceleme yazmak için değil, aynı zamanda bu albüm beni 2013 döneminden özlediğim Editors sound’una geri götürdüğü için de bırakmak istemiyorum. Gözümü kapatıp albümü dinlediğimde zihnimde canlanan görüntü şu oluyor: Tozlu, kirli bir çölde, gün batımında araba sürerken çalan bir albüm.

Geçtiğimiz günlerde Radio X‘te John Kennedy’nin konuğu olan Tom Smith ve Justin Lockey, her şarkının hikâyesini tek tek anlattı. Ben de hem bu bilgileri derleyip hem de kendi kişisel Editors hikâyemi sizlerle paylaşacağım.

Benim Editors ile kişisel bir hikâyem var. Ülkemize son gelişleri olan 5 Şubat 2023’te, hatırlarsanız İstanbul’da yoğun bir kar yağışı vardı. Konsere biletim olmasına rağmen uçuşların iptal olması sebebiyle gelemedim. Hemen ertesi gece de bu yüzden depreme yakalanmış oldum. Dolayısıyla EBM albümü bende kötü bir anı olarak kaldı ve dinlemek istemedim. Hem grubun elektronik tarafına ısınamamış olmam hem de albümün çağrıştırdığı anılar sebebiyle Editors’tan bir süre uzak kaldım.

Hep derim, biz albümleri hatırlarken onları dinlediğimiz dönemin yaşantısıyla ve hatıralarıyla etiketliyoruz. Beynimiz şarkılara kendince o dönemin klibini çekiyor. Elbette bir albümü farklı bir zamanda yeniden dinleyerek yeni bir klip yaratmak da mümkün.

Onlar gitar odaklı müzikle özlerine dönerken ben de bu albümle Editors’a dönüyorum. Albümü Cotswolds’da tenha bir stüdyoda, akşamları savaş filmleri izleyerek kaydetmişler. Belki de albümün kasvetli, yeraltını andıran havası buradan geliyordur. Tom Smith’in 2025 sonunda yayımladığı solo akustik albümünün yapaylıktan uzak havasını gruba da geri getirmiş gibi görünüyor.

Şimdi gelin, Tom ve Justin’in kendi ağızlarından albümün ve her şarkının tek tek hikâyesini dinleyelim:

Albümün Genel Yapısı

Bu albümde genel olarak hataları ve kusurları gidermeye çalışmayarak biraz daha insani bir yapıya ulaşmayı amaçladık. Önceki üç albümümüz, özellikle de EBM, elektronik rock ağırlıklıydı ve EBM ile o tarzın zirvesine ulaştığımızı hissettik. Kariyerimizin bu noktasında tekrar küçük olmaktan korkmadığımızı fark edip başladığımız yere geri dönmek istedik.

Surface, Echo & Sound

Bu şarkı, içinde bulunduğumuz dünyanın gürültüsüne ve etrafta olup biten olayların bombardımanına tutulmamıza bir gönderme. Tüm bunlardan kurtulmak için bir sığınak bulma çabasını anlatıyor. İçinde hiçbir şeyin olmadığı bir sığınak.

Bu şarkı albüm için yazılan en son şarkı. “Call It In” içinde geçen “surface, echo and sound” sözlerinin çok dikkat çekmesi üzerine albümün isminin bu olmasına karar verdik. Ardından açılış parçası olacak, bu isimde bir şarkı yazıp akustik hâliyle oynamadan albüme koyduk. Dikkat ederseniz albüm akustik gitarla başlayıp yine bu şekilde sona eriyor.

Call It In

Albüme adını veren şarkı ile bağlantılı. Akustik gitar ve mandolin (bu albümde sıkça mandolin duyuluyor) şarkıya hâkim. Endişelendiğimiz, moralimizi bozan, bizi korkutan ve kaygılandıran şeylerle karşılaştığımızda yardım istemenin sorun olmadığını anlatan bir şarkı.

The Rush

Yine mandolin kullandığımız bir şarkı. Daha önceki albümlerimizde de mandolin vardı ama bu albümde başrol konumuna yükseldi. Bu şarkı aslında Tom’un solo albümü için Iain Archer ile beraber yazdığı şarkılardan birisiydi. Ancak kayıt aşamasında solo albüm için uygun olmadığına karar verildi ve grupla beraber kullanılmasına karar verildi.

Motown sound’u net şekilde hissediliyor. Şarkı, gece geç bir saatte bir barda hayat hakkında konuşan bir çifti anlatıyor. Hayatta yapmaya değer her şeyin; bazı ilişkilerin, biraz daha içmenin, gece geç saatte dışarı çıkmanın, bir dilim daha fazla kek yemenin insanda bıraktığı bir iz vardır ve aynı zamanda bir bedeli vardır.

Akşamdan kalma bir durum bırakır ya da iniş çıkışlar getirir. Bunları yapmayıp hayattan saklanabilirsiniz ya da tadını çıkarmayı deneyebilirsiniz. Heyecan yaşamanın iyi tarafını anlatan bir şarkı.

Rescue

Daha düşük tempolu olan bu şarkıda, şarkı boyunca tekrarlanan bir gitar riff’i var. Bu şarkıda klasik rock kaslarımızı biraz göstermek istedik. Daha önce hiç bu kadar gösteriş yapmamıştık. Tozlu bir çölü ve güneş ışığını anımsatan bir şarkı. Geniş gökyüzü ve güneş ışığı…

Umut barındıran bir şarkı. İlişkilerin iyileştirici gücünden bahsediyor. Neredeyse insanüstü güçler atfettiğimiz, hayatımızda bizi iyileştiren ve yaşamayı değerli kılan insanlarla alakalı.

Shadow

Bu güçlü ballad’da, artık hayatımızda olmasa bile biriyle aramızda kalan kalıcı bağlantı anlatılıyor. Şarkı, Tom’un bir arkadaşının babasının vefatı üzerine yazıldı. Arkadaşının babasıyla olan kalıcı bağı düşünülerek kaleme alındı.

Reklam

Hüzünlü bir şarkı ama sıcak bir sonu var. En sonunda o insanlarla yeniden bir araya gelişimizi anlatıyor.

Real

Tom: Stüdyoda Michael Stipe’ı taklit ederken şarkının sözlerini megafonla söyledim. Justin aynı zamanda yönetmen ve stüdyodaki bu anları kaydetti. Zaman zaman sosyal medyada paylaşıyoruz. Megafonu da Screwfix üzerinden satın aldık.

Happiness

80’leri anımsatan bir klavye melodisi var. Gary Numan esintili bir şarkı. Kaydederken “Evet, büyük bir şarkı yapıyoruz” dediğimiz bir şarkı oldu. Oldukça gotik ve klavyenin önde olduğu nadir şarkılardan birisi.

Kayıt sırasında bu şarkının birçok farklı versiyonu üzerinde çalıştık. Justin, en sonunda “savaş versiyonu” dediğimiz versiyon üzerinde yoğunlaşmamız gerektiği konusunda ısrarcı oldu. Stüdyoda her gece savaş filmleri izliyorduk. 20 küsur film izlemişizdir.

Neden buna savaş versiyonu adını verdiğimize gelirsek, bu şarkı albümdeki hiçbir şarkıya benzemiyor ve hepimizin en sevdiği şarkılardan biri. Şarkı sözlerinde sağlıklı bir öfke ve kin var. Bu öfke daha çok bir güce karşı.

Şarkının adının “Happiness” olmasıyla tezat oluşturacak şekilde, kendi içimizde ve basın bültenlerinde ondan “savaş şarkısı” olarak bahsettik. Bu şarkıda da mandolin kullandık.

Much Love

Biraz endüstriyel, biraz post-punk. Bu şarkı aslında 2011 yılında, üçüncü albümümüzden sonra yazılan bir şarkı. O günden bugüne bir türlü tamamlayamadık. Şarkının yolculuğu bir türlü bitmedi.

Aslında bu her zaman böyledir. Bir şarkı için yolculuk asla tamamlanmaz, kayıt sadece o anın bir görüntüsüdür. O yüzden bu şarkı bizim eski bir dostumuz gibi hissettiriyor.

Aşkın her şeyden daha iyi olmasıyla alakalı bir şarkı. U2 esintileri çok fazla.

Butterfly Wings

Tom: Kelebekleri ve güveleri yakalama, sonra da onların ellerimizde toza dönüşmesi teması üzerine yazdım. Özellikle oğlumla aramda geçen bir konuşmadan esinlendim. Hayatın kırılganlığını ve ne kadar değerli olduğunu çarpıcı betimlemelerle anlatmaya çalışıyordum.

Oldukça kırılgan, akustik bir şarkı yaparken az enstrüman varsa bu kırılganlığı çok rahat gösterebilirsiniz. Ama çok enstrüman kullanarak bu kırılganlığı göstermek istiyorsanız oldukça sessiz çalmalısınız. Bu şarkıda da öyle yaptık.

Grubun şimdiye kadar yaptığı şarkılar içinde country müziğe en çok yaklaşan şarkı bu oldu.

Seriously

Melodik bir şarkı ve bu yönüyle fazlasıyla The Cure’u hatırlatıyor. “Call It In”, “The Rush” ve bu şarkı, ilk dinleyişte dinleyiciyi hızlıca içine alan parçalar.

Herkesin ağır şeyler yaşayabileceğini, bunun için üzülmenin veya korkmanın normal olduğunu ve bunun bir şekilde birleştirici bir unsur olduğunu kabul etmekle alakalı. Ama bunu neşeli ve melodik bir yolla anlatıyor.


The Hills We Died Upon

Albüm akustik gitarla başlayıp yine öyle bitiyor. İki insanın yaşadığı inişli çıkışlı bir hayatı anlatıyor.


Kaynak:
Radio X – Editors, Tom Smith ve Justin Lockey ile şarkı şarkı albüm sohbeti.

Bu yazıyı paylaş

Haftalık Bültene Abone Ol

Yeni yazılar ve öne çıkanlar her hafta e-postana gelsin.

Aydınlatma Metni

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ("KVKK") uyarınca, bu formda paylaştığınız e-posta adresiniz; veri sorumlusu sıfatıyla BBI Yapım Prodüksiyon Organizasyon Reklam Ltd. Şti. tarafından, yalnızca haftalık bülten gönderimi amacıyla, açık rızanıza dayanılarak işlenir. Verileriniz amaçla sınırlı olarak abonelik süresince saklanır ve yasal zorunluluklar dışında üçüncü kişilerle paylaşılmaz. KVKK m.11 kapsamındaki haklarınızı ve abonelikten çıkma talebinizi info@birbabaindie.com adresine yazarak iletebilirsiniz.

Yorumlar

    Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

    Yorum yazmak için topluluğa katıl. Ücretsiz, bir dakika sürer.