BBI Yerli #258 | negativespace.

BBI Yerli
2025 sonbaharında Ankara’da temelleri atılan, heavygaze, alternative rock ve alternative metal arasında dolaşan negativespace., BBI Yerli’nin 258. konuğu!

Projenizin adı nedir?

Apple Music aksini iddia etse de “negativespace.” Nokta ile.

Kendinizden ve müzik kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?

negativespace., 2025 sonbaharında temelleri atılan ve ilk teklisini Aralık 2025’te yayınlayan bir heavygaze / alternative rock / alternative metal oluşumu. Şarkılarımızda belirli bir olay ya da hikâyeyi doğrudan anlatmak yerine, bir ruh hâlini ve hisleri tanımlamaya çalışıyoruz. Hayattan beslenerek ürettiğimiz eserlerde, bireylere, mekânlara ve yaşananlara ait hissedememe, yabancılaşma ve bunların arasında kaybolmuşluk hâli öne çıkıyor. Yayın hayatımızın ilk dokuz ayını kapsayan süreçte bu yaklaşımı taşıyan 8 teklilik bir diskografi oluşturduk.

Başlangıçta amacımız oldukça basitti. Yalnızca hissettiklerimizi mümkün olduğunca doğrudan yansıtabildiğimiz bir müzik üretmeye ve aynı odada, aynı anda müzik yapmanın yarattığı enerjiyi paylaşmaktan keyif alan insanlar olarak yan yana gelmeye odaklandık.

Çalışmalara başladığımızda kadromuz Irmak (vokal), Tolga (gitar) ve Ülke’den (bas) oluşuyordu. İlk iki çalışmamızda, geçmiş bir projede Doğukan Gürel tarafından kaydedilmiş ancak yayınlanmamış bir çalışmanın davullarını kullandık. İkinci teklimizin yayınından birkaç hafta önce Erdem (davul) aramıza katıldı. Sekizinci teklimiz strangers in our skin yayınlanmadan hemen önce de Çağrı (gitar) kadroya dâhil oldu.

Şu anda enerjisinin büyük kısmını üretmeye ve ürettiklerimizi dinleyicilerimizle birlikte deneyimleyebileceğimiz günlere hazırlanmaya harcayan beş müzisyen olarak yolumuza devam ediyoruz.

Siz müziğinizi hangi tarz ya da tarzlar içinde tanımlıyorsunuz?

En genel tanımıyla heavygaze diyebiliriz. Ancak sürecin başında kendimize verdiğimiz sözlerden biri, spesifik bir janra bağlı kalmamaktı.

Bu yüzden müziğimizde yer yer fazlasıyla sakin, yer yer de görece steroidli figürlere denk gelebilirsiniz. Biz de aslında kendimizi herhangi bir kategoriye tam olarak ait hissetmiyoruz. Bir şarkıyı inşa ederken içimizden geçenleri en iyi yansıtan atmosferi yaratmaya ve mümkünse bunu dinleyene de hissettirmeye çalışıyoruz.

Üretiminize hangi şehirde devam ediyorsunuz? Yaşadığınız şehrin müziğinize sizce etkisi var mı?

Ankara merkezli bir grubuz. Ankara’nın yalnızca bizim için değil, Türkiye müzik sahnesi ve özellikle ağır ve alternatif müzik sahneleri için pivot bir nokta olduğunu düşünüyoruz.

Endüstrinin İstanbul’un dinamikleriyle tanımlandığı ve orada ilerlediği bir gerçek. Buna rağmen alternatif sahnede olduğu kadar ana akımda da birçok sanatçının kökünün Ankara’da olduğunu, yolunun buradan geçtiğini ve bu şehrin o rotayı bir şekilde etkilediğini biliyoruz.

Bizce Ankara’yı anlamlı kılan şey sokakları, semtleri ya da bunların etrafında kurulabilecek plastik bir romantizm değil. Bu şehrin bizi yan yana getirebilmiş olması. Birbirlerini doğrudan veya dolaylı olarak 5–10 yıllık zaman dilimlerinde tanıyan insanlar olarak, biraz da bu şehir sayesinde bugün birlikte müzik yapabiliyoruz.

Müziğinize değer katan kişiler kimlerdir?

En büyük değeri katan bizleriz. Çünkü bu yola kendimiz için, kendi keyif alacağımız şekilde çıktık. Teknik ve teorik detayların yarattığı yorgunluktan mümkün olduğunca uzaklaşmak, ayrıca günlük hayatımızın kaosundan kaçabildiğimiz güvenli bir alan yaratmak, bir arada olabilmek istedik. Grup elemanları olarak hepimiz her şarkımıza aynı ölçüde bağlı değiliz. Ama stüdyoda yan yana gelip o şarkıları çalmak hepimize keyif veriyor.

İkinci olarak, bu projeyi daha anlamlı hâle getiren ve ona değer katan kişiler dinleyicilerimiz. Yaptığımız müzik, endüstriyel kaygılar taşımıyor. Her şarkımızı zamanın ruhunu koruyan bir tavırla oluşturuyoruz. Bir çaresizlik anında, bir tükenmişlik hâlinde, anlamlandıramadığımız bir duygusal salınımda ya da zihnimizin her şeyden uzaklaştığı bir seyahatte ortaya çıkan; birkaç cümleye dökülebilen veya enstrümanımızı elimize aldığımızda elimizin kendiliğinden gittiği o anları korumaya çalışıyoruz. En kendimiz olduğumuz bu anlarda kendini bulan ve bizimle bağ kuran dinleyicilerimiz sayesinde, bütün üretim yolculuğu bizim için başka bir boyutta anlam kazanıyor.

Elbette bu sürecin var olmasında iç dünyamız kadar teknik gereksinimlerin de payı var. İstikrarlı şekilde üretmemizi sağlayan, teknik sürecin sorumluluklarını üstlenen, destekleri ve yönlendirmeleriyle rotamızı daha güvenli hâle getiren Retro Yapım ailesi de eserlerimize büyük bir değer katıyor.

Müziğinizi etkileyen gruplar ya da sanatçılar var mı?

Grubun genel çizgisini Paramore, Deftones, Chevelle ve yer yer Spiritbox, Loathe ve Crowbar dokunuşlarıyla özetleyebiliriz.

Ancak bunlar üretim sırasında taklit etmeye çalıştığımız ekipler değil. Beş farklı müzisyenin oldukça geniş bir spektrumdan beslenerek ortaya çıkardığı şarkılar tamamlanırken, ortaya çıkan işin hangi noktada durduğunu anlamak ve son müdahaleleri yapmak için referans aldığımız gruplar.

 

Daha önce sahne aldınız mı? Varsa en yakın etkinliğiniz ne zaman?

Ekibin tamamı farklı projeler altında çeşitli küçük ve orta ölçekli etkinliklerde defalarca sahne aldı. Ancak negativespace. olarak henüz canlı bir performans gerçekleştirmedik.

Yan yana gelmek istediğimiz çok fazla grup, aynı sahneyi paylaşmak istediğimiz çok fazla insan var. Ülkemizi ziyaret eden büyük isimlerle de aynı sahneyi paylaşmak istiyoruz. Bunları gerçekleştirmek için gerekli adımları attık. Çok yakında “çayırlarda buluşacağız”.

Sizce ülkemizde sahne almanın zorlukları nelerdir?

Herkesin daha anlayışlı, daha bonkör, daha destekleyici ve daha kapsayıcı olduğu bir senaryoyu paragraflarca anlatabiliriz. Ülkenin sosyopolitik gerçeklerini sabaha kadar eleştirebiliriz. Ancak bunların gerçekliği değiştireceğini düşünmüyoruz. Sahneler ticari alanlar. Günün sonunda belirli parametreleri gözetmek, belirli resmî kurumlara hesap vermek zorundalar.

Biz negativespace. olarak, kimsenin şarkılarımızı dinlemediği ve yalnızca beş müzisyenin bir odada kendi şarkılarını çaldığı bir gerçeklikle barışık olarak yola çıktık. Bu müziğin bizi götürdüğü her yer, bizimle aynı hissi ve aynı anı paylaşan insanların sayısından bağımsız olarak bizim için mutluluk verici. Müzik üretirken ve icra ederken endüstriyel kaygılardan bu denli yoksun insanlar olarak, hayatını böylesine zorlu bir kulvar ile idame ettiren insanlar ve zor ticari dinamiklerin dengesi sayesinde ayakta kalan yapılar hakkında ahkâm kesmek bize çok anlamlı gelmiyor.

Yayınlanmış albüm, kısaçalar veya teklileriniz var mı?

Geçtiğimiz 9 ay içerisinde 5–6 haftalık periyotlarla 8 adet tekli yayınladık. Bunları bir yayın zinciri formunda, her yeni yayında geçmiş işlerimizi de dinleyicilerimizin karşısına çıkaracak şekilde sunduk. Şarkı sayımız arttıkça platformlar da bu işleri EP veya albüm olarak etiketlemeye başladı. Bizi yeni keşfeden arkadaşlar için biraz kafa karıştırıcı olabiliyor. Ancak bu karışıklığı yakın bir gelecekte sonlandıracağız.

Üretim süreci tamamlanmış ancak yayınlanmamış birkaç şarkımız daha var. Bunları ve geçmiş yayınlarımızı derleyerek tek seferde sunacağımız, yaklaşık bir yıllık yayın döngümüze nokta koyacak 12 şarkılık ilk albümümüzü 2026 sonu–2027 başı civarında yayınlamayı planlıyoruz.

Sonrasında odağımızı sahne ve canlı performans üzerine kuracağımız başka bir döneme geçeceğiz.

Projenizde yer alan eserler “tasarım” olarak neyi ifade ediyor?

negativespace. eserlerinin mihenk taşı, bir anın hissedilen ruhunu, atmosferini ve ortak gerçekliğini ifade eden “zeitgeist” kavramı. Türkçedeki “zamanın ruhu” ifadesine oldukça yakın olsa da bizim için yalnızca yaşadığımız anın genel ruh hâlini değil, henüz adını koyamadığımız, o ana özgü ve kaybolmadan önce yakalanması gereken hisleri de ifade ediyor.

Şarkılarımızı her zaman o anın gerçekliği ve enerjisiyle hayata geçirmeye çalışıyoruz. Hiçbir şarkımıza karşı özel bir bağlılığımız yok. Hiçbir şarkıyı aylarca kâğıt üzerinde zorlaştırmaya, teknik bir gösteriye ya da topluma bir şeyleri kanıtlama çabasına dönüştürmüyoruz. Hayat bize bazı hisleri yaşatıyor. Biz bu hisleri henüz benimsemeye ve anlamlandırmaya başladığımızda, siz de onları şarkılarda deneyimliyorsunuz.

negativespace. dinlediğinizde herhangi bir bireyin müzisyenliğinden etkileneceğinizi düşünmüyoruz. Eğer müziğimiz sizi içine çekiyorsa, muhtemelen hayatın size sunduğu gerçekliğe karşı hisleriniz, eserlerine maruz kaldığınız başka insanların hisleriyle bir yerde örtüşüyordur.

Bu dürüstlüğü sunamadığımız herhangi bir şarkı, daha demo aşamasında eleniyor.

Kayıtlarınızı nerelerde alıyorsunuz ve ses prodüksiyonunda kimlerle çalışıyorsunuz?

Kayıtlarımızın büyük kısmını Irmak ve Tolga’nın evinde bulunan stüdyo alanında, Wrath Vault’ta gerçekleştiriyoruz. Birkaç şarkımızın davul kayıtları için, lojistik ve takvimsel sebeplerle Ankara Retro Yapım stüdyolarını tercih ettik. Kayıt ekipmanlarının ve enstrümanların önemli bir kısmı konusunda da Retro Yapım bizim için ikinci bir ev konumunda.

Teknik gereksinimlerimizin tamamı Barış Yetkin’in yönetiminde şekilleniyor. Grup içerisinde özellikle Tolga ve Erdem, teknik arka planları sebebiyle kayıt sürecinin önemli bir bölümünü doğrudan şekillendiriyor. Çalışmanın vizyonu ve sound design tarafında ise Yakup Senem ve Ege Baydar’ın projemize önemli katkıları bulunuyor.

Kendinize ait bir üretim alanınız var mı?

Grubun bütün ihtiyaçlarını karşılayabilen bir stüdyo alanımız var. Eserlerimizin büyük kısmının bütün kayıtlarını burada gerçekleştirdik. Aynı zamanda farklı davul, amfi ve enstrüman seçenekleriyle provalarımızı yapıyor; şarkıların sound design aşamasında ihtiyaç duyduğumuz ön çalışmaları ve demo kayıtlarını da yine burada gerçekleştiriyoruz.

Sırasıyla dinleyici, mekanlar, organizatörler, müzisyenler, müzik basını ve diğer kişi/kişilerden beklentileriniz nelerdir?

Temel beklentimiz, herkesin kendi tarafındaki sorumluluğun farkında olması. Bu kapsamda yalnızca dinleyiciyi tenzih ederiz. Dinleyiciye görev bildirmenin anlamlı olduğunu düşünmüyoruz. negativespace. olarak ilginizi çekebiliyorsak ve devamında bir bağ kurabiliyorsak ne mutlu.

Mekânlardan ve organizatörlerden, mümkün olduğunca onu üreten insanların koşullarını da gözeten bir yaklaşım bekliyoruz. Bazen küçük bir esneklik, bir müzisyen için düşünülenden çok daha büyük bir karşılık yaratabiliyor.

Müzisyen tarafında ise biraz daha gerçekçilik ve farkındalığın herkese iyi geleceğini düşünüyoruz. Hepimizin yaptığı işin bir değeri var; ancak o değeri yalnızca harcanan efor ve zaman üzerinden değil, ortaya koyduğumuz işin başkalarında yarattığı karşılık üzerinden de değerlendirebilmek daha sağlıklı.

Gerçek anlamda müzik basını statüsünde bulunan platformlar hâlihazırda dinleyici ve müzisyen toplulukları nezdinde bir karşılık bulduğu için söylenebilecek çok fazla yapıcı eleştiri yok. Ancak genel anlamda, 40 senedir global ölçekte maruz kaldığımız insanlara ve müziğe dair içeriklerin yanında yerli sahneye ve müziğine biraz daha alan açılması hepimiz için daha iyi olur.

Özetle biraz daha karşılıklı anlayış, biraz daha gerçekçilik ve herkesin birbirinin zamanına, emeğine ve üretimine saygı göstermesi yönünde küçük bir önerimiz var diyelim.

Müzik dışında aktif olarak devam ettirdiğiniz mesleğiniz var mı? Devam eden rutin hayatınız ve müzik hayatınız arasındaki dengeyi kısaca anlatabilir misiniz?

Ekibin tamamı hayatını müzik dışındaki tam zamanlı mesleklerinden idame ettiriyor.

Hepimizin dönemsel olarak yoğunlaştığı zamanlar oluyor. Ancak ilerleyebilen çoğunluğun geride kalan azınlığı tolere edebildiği, süreçleri iyi takvimlediğimiz ve oluşturduğumuz plana sadık kalabildiğimiz bir iş akışımız var.

Kayıt ve prova dengemiz de dönemin ihtiyaçlarına göre değişiyor. Bunlar için harici bir stüdyoya bağlı kalmamak burada ciddi bir avantaj. Aksiyon tarihlerini, saatlerini ve çalışma sürelerini yalnızca kendi hayatımıza göre belirleyebiliyor olmak, müziği hayatımızın geri kalanıyla birlikte sürdürebilmemizi sağlıyor.

Projenize ait sosyal medya hesapları nelerdir?

Maalesef sosyal medyada çok aktif değiliz. Ancak aşağıdaki bağlantılardan bizi takip edebilirsiniz.

Bize birbirinin kopyası içerikler önermek yerine gerçekten özgün fikirlerle gelebilecek; genç, dinamik ve prezentabl sosyal medya sorumlularının bizimle iletişime geçmesinden de ayrıca memnuniyet duyarız.

https://www.instagram.com/negativespace.music/

https://www.youtube.com/@negativespace.official

https://x.com/wenegativespace

https://wenegativespace.bandcamp.com/

Dinleyiciler, mekanlar veya organizatörler size nerelerden ulaşabilir ve kiminle iletişime geçebilir?

Tüm organizasyon ve iş birliği süreçlerini menajerimiz Tuğba Badal yönetiyor. Dinleyicilerimiz istedikleri platform üzerinden bize ulaşabilir, ancak Instagram’da biraz daha aktif ve erişilebiliriz.

Eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Her daim destek olan aile ve arkadaşlarımıza; yolculuğumuzu daha heyecanlı hâle getiren dinleyicilerimize ve bize bu platformda kendimizi tanıtma ve ifade etme fırsatı sunduğu için Bir Baba Indie ekibine teşekkür ederiz.

Biz de size teşekkür ederiz :)) Yolunuz açık olsun.

 

Tags: ,

İlginizi Çekebilir

Fiba Salon İKSV yeni sezon programını açıkladı!

Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!