BBI Yerli #237 | Siyah Tavşan

BBI Yerli
İstanbul merkezli alternatif/progresif rock grubu Siyah Tavşan, türler arasında gezinen müziğiyle kendi dinamik evrenini yaratıyor. Yeni albümleri Metropolites öncesinde onları BBI Yerli köşesinin 237. konuğu olarak ağırlıyoruz.

1. Projenizin adı nedir?

Grubumuzun adı Siyah Tavşan. Hemen anlaşıldığı üzere bu ismi koyarken ilhamımızı Lewis Carroll’ın “Alice Harikalar Diyarında” isimli eserinden aldık. Bu hikâyede beyaz tavşanın gerçekliği büken bir karakter olarak Alice’i gündelik hayatının içinden grotesk figürlerle dolu bir rüya alemine götürmesi ve tüm bu süreç içerisinde aslında Alice’in deneyimine rehberlik etmesi bize de dinleyicilerimizle kurmak istediğimiz ilişki açısından fikir verdi. Her ne kadar biz bir “harikalar diyarı” vadetmesek de dinleyicilerimizi bir anlamda gündelik hayattan çıkartarak onlara olağan dışı bir deneyim sunmayı ve belki de karanlık köşelerden geçmeyi de içeren ama sonunda gündelik hayata değişmiş kişiler olarak dönülen bir yolu beraber yürümüş olmayı amaçlıyoruz..

2. Kendinizden ve müzik kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?

Biz İstanbullu bir alternatif/progresif rock grubuyuz. Kimi zaman arada boşluklar olsa da 2017’den beri yayın yapıyoruz ve aslında her bir yeni parçada tarz bakımından biraz daha değişiyoruz. Bu zaman içinde grup üyelerimizde değişiklikler de oldu ama son kadro ile grubun asıl kimliğini kazandığını ve bununla birlikte aktif ve düzenli bir çalışma dönemine girildiğini söylemek mümkün. Özellikle 2023 yılında 22. Roxy Müzik Günleri’nde birinci olmamız bazı temel noktalar açısından bir dönüm noktası oldu diyebiliriz.

3. Müziğinizi hangi tarz veya tarzlar içinde tanımlıyorsunuz?

İşlerimize dönüp baktığımızda onları tutarlı bir şekilde belli bir müzik türü altında göremiyoruz. Bunda geçmişte yaptığımız işler kapsamında -ve aslında hala- kendimizi keşfetme süreci içinde olmamızın da büyük payı var. Üretirken herhangi bir ihtimali zorunlulukla dışarıda bırakmayacak şekilde fikirlerimizi toparlıyoruz. Bu bakımdan aslında çatı olarak “modern rock” diyebiliyor olsak da spesifik herhangi bir müzik türüne ait hissetmiyoruz ama çerçevemizi geniş tutmak ve insanlara en azından bir cevap verebilmek için “alternatif/progresif rock” ifadesini kullanıyoruz.

4. Üretiminize hangi şehirde devam ediyorsunuz? Yaşadığınız şehrin müziğinize etkisi var mı?

Üretimlerimize İstanbul’da başladık ve burada da devam ediyoruz. İstanbul’un hem müziğimizin konu edindiği şeylerle hem de pratik olarak müzik yapıyor olmak açısından farklı farklı anlamları var. Öncelikle müzik konusunda ülkenin en hareketli şehri olması ve bir anlamda endüstrinin merkezi olması bakımından İstanbul içinde üretim yapmak birçok açıdan avantajlı. Bunun yanında şehrin kendine has kaosu da üretimi hareketlendiren unsurlardan biri. Son çıkacak albümümüz “Metropolites” içerisinde bu kaos oldukça büyük bir rol oynamakta.

5. Müziğinize değer katan kişiler kimlerdir?

Müziğimize değer katan insanlar genel anlamda bizi takip eden ve yaşantılarına dahil eden dinleyicilerimiz diyebiliriz. Ancak en başta öncelikle ekip içerisindeki arkadaşlarımız, birlikte çalıştığımız insanlar olmak üzere dostlarımız ve yakınlarımız geliyor olsa gerek. Onların inancı olmadan zor zamanlarda devam edecek gücü kendimizde bulmamız çok daha zor olurdu.

6. Müziğinizi etkileyen gruplar veya sanatçılar var mı?

Hepimiz çok farklı şeyler dinlesek ve bu çeşitlilik bize çok farklı şeyler katsa da ortaklaştığımız kimi isimler var. Yerli isimlerden bizi oldukça etkileyenler arasında Mor ve Ötesi, Rehber, Çilekeş, Kafabindünya, Nekropsi ve Hardal’ı sayabiliriz. Ülke dışından isimlere gelecek olursak da Muse, Royal Blood, Deftones, Radiohead, Porcupine Tree, Pineapple Thief, 65daysofstatic soundumuzu oluştururken ilham aldığımız isimlerden bazıları diyebiliriz.

7. Daha önce sahne aldınız mı? Varsa en yakın etkinliğiniz ne zaman?

Gerek İstanbul’da gerek şehir dışında olabildiğince düzenli bir şekilde konser vermeye çalışıyoruz. Son zamanlarda uzun süredir üzerinde çalıştığımız “Metropolites” albümünü yayınlamayı odağımıza aldığımız için Eylül ayındaki Kadıköy Sahne konserimizden sonra bir süre konser vermemeye karar verdik. Albüme odaklanmamız tabii ki bizi direkt “Metropolites” lansman konseri konusuna getiriyor. En yakın etkinliğimiz olan bu konser 19 Şubat’ta Blind’da gerçekleşecek.

8. Sizce ülkemizde sahne almanın zorlukları nelerdir?

Bizce genel olarak gündemlerin çok sık değiştiği, krizleri gidermeye çalışmaktan yaşamın ıskalandığı ülkemizde herhangi bir sanat icra etmek oldukça zor. Tabii ki üretmek uğruna bir yaşam seçmek belli şeylerden vazgeçmek ve belli zorluklara göğüs germeyi kabul etmek anlamına geliyor olsa da üretimlerimizi dinleyicilerle buluşturmak ve konser vermek kimi zaman maddi açıdan oldukça zor bir hale gelebiliyor. Özellikle yaptığı işler üzerine düşünen ve kendini doğru ifade etmek isteyen bir müzisyen için konser vermek prova yapmaktan fotoğraf çekimine, doğru sesçi, menajer, organizatör vb. ile çalışmaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığından ve adil olan bir iş denkleminde herkesin hakkını alması gerektiğinden kimi zaman sanatçılar büyük fedakarlıklar yaparak konser vermek durumunda kalabiliyor.

9. Yayınlanmış albüm, kısa çalar veya teklileriniz var mı?

Şubat ayında yayınlamayı planladığımız “Metropolites” dışında “46” isimli bir albümümüz, “Diyonizyak” ve “Örümcekler” isimli iki kısa çalarımız ve bunların yanında birçok teklimiz var.

10. Projenizde yer alan eserler tasarım olarak neyi ifade ediyor?

Siyah Tavşan hep ne yapabileceği konusunda bir belirsizlik hissine sahip olan ve bu belirsizlik hissini de benimseyen bir ekip. Önceki sorularda da değindiğimiz üzere rock müzik bizim için tanımlayıcı özelliklerden biri olsa da şarkılarımızın genel olarak “gitar müziği” kapsamından çıkarmaya uğraşıyor, daima çok katmanlı bir sound elde etmeye çalışıyoruz. Bu da bizi elektronik elementleri sıkça kullanmaya ve ilgisiz görülebilecek müzik tarzlarından çeşitli öğeleri içimize katmaya itiyor.

Genel olarak şarkılarımızda “yoğunluk” bizim için çok önemli, bu nedenle parça akışları üzerinde çok kafa patlatıyor ve genelde neredeyse birbiriyle çatışan öğeleri hep bir arada kullanmaya çekiliyoruz. Bu anlamda müzikal akış içerisinde sert duygu durum değişimleri artık müziğimizin ayrılmaz bir parçası haline gelirken, sözler bakımından da oldukça dürüst bir iç görüyü yansıtacak şekilde köşeli ifadeler kullanmayı seviyoruz.

11. Kayıtlarınızı nerelerde alıyorsunuz ve ses prodüksiyonunda kimlerle çalışıyorsunuz?

Kayıtların alındığı yer biraz projenin kendisine göre değişiyor. Genellikle kayıtların önemli bir kısmını ev stüdyomuzda alıyoruz. Örneğin çeşitli klavye partisyonları, kimi zaman gitar ve bass gitar kaydını da evde almak söz konusu olabiliyor. Ancak sound üzerinde çok temel bir etkisi olması bakımından vokal ve davul kayıtlarını bir kayıt stüdyosu ortamında almaya özen gösteriyoruz.

Özellikle son albümle birlikte prodüksiyonu ağırlıklı olarak kendimiz yapıyoruz ama albüm içerisinde başka prodüktörlerle ve ses mühendisleriyle çalıştık. Öncelikle grubumuz üzerine büyük emeği olan Gönenç Kayaaltı ve Hazar Kayaaltı hem “Varoluş Vergisi” isimli parçanın prodüksiyonunda ve mixinde şarkıyı çok güzel yerlere taşıdılar hem de genel olarak bizlere verdikleri değerli tavsiyelerle grubun kaderini etkileyecek şeylere öncü oldular. “Varoluş Vergisi” isimli parçanın mastering işlemini üstlenen Ömür Göğüş de bizce parçaya büyük bir lezzet kattı. Bunun yanında yeni albümümüzün mix ve master işlemlerinin çoğunu üstlenen Olcay Demirci’den de bahsetmek isteriz, kendisine emanet ettiğimiz karışık fikirlerimizi çok güzel toparladığını ve hayalimizdeki sonuçları ortaya çıkardığını düşünüyoruz.

Son olarak da “Ben Robot Değilim” isimli parçamızın mix ve mastering işlemlerini gerçekleştiren ama parça yayınlanmadan aramızdan ayrılan Mehmet Uğur Memiş’ten bahsetmek isteriz. Kendisini büyük bir sevgiyle anıyor ve emeklerinden dolayı ne kadar minnettar olduğumuzu bu vesileyle dile getirmek istiyoruz.

12. Kendinize ait bir üretim alanınız var mı?

Genelde grubumuzun davulcusu Metehan Aras’ın evinde üretim yapıyoruz. Her ne kadar doğaçlama denemelerimiz ve provalarımız için Zuhal Müzik prova stüdyolarını ve Şişhane’de müdavimi olduğumuz Studio Drum&Bass’i kullansak da asıl beyin fırtınası ve uzun çalışmalarımız hep Mete’nin evinde gerçekleşiyor. Siyah Tavşan’a ilişkin önemli birçok şeyin tohumları Bakırköy’de atıldı diyebiliriz.

13. Dinleyici, mekanlar, organizatörler ve müzik basınından beklentileriniz nelerdir?
Dinleyiciler: Her ne kadar günümüzde “müzik piyasası” ya da “müzik sektörü” gibi olgulardan bahsedebiliyor olsak da bizim dinleyicilerle karşılaşmalarımızın satıcı-alıcı ilişkisi olmadığının altını çizmek istiyoruz. Dinleyicilerimizden müziğin çok önemli bir iletişim şekli olduğunu unutmamalarını, anlatacağımız şeylere kulak vermelerini ve bunun da ötesinde konserlere gelerek hayatlarımıza dahil olmalarını bekliyoruz.

Mekanlar ve Organizatörlerden ülkede müzik yapmanın ne kadar zor olduğunu da düşünerek, para kazanmak her ne kadar önemli olsa da, bir kültür yaratmak ve bir ruhu yaşatmanın paha biçilemez olduğunu bazen hatırlamalarını ve buna istinaden çalışmalarında belli bir günü kurtarmaya odaklanmayıp daha geniş çapta düşünerek müzik ile ilgilenen toplulukları yaşatmanın onları da büyüteceğini dikkate almalarını rica ediyoruz.

Müzisyenler: Müzisyen dostlarımızdan ricamız ne olursa olsun üretmeye devam etmeleri ve dayanışma ruhunu yaşatmak için adımlar atmaları.

Müzik Basını: Müzik basınından beklentimiz bu içerik fırtınası içinde duyulmaya, görülmeye değer şeylerin uçup gitmemesi adına kulaklarını biraz daha kabartmaları.

14. Müzik dışında aktif olarak devam ettirdiğiniz mesleğiniz var mı?

Denizalp Yeditepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak çalışıyor bir yandan da aynı bölümde doktora yapıyor. Yezdan İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Orman Mühendisliği ve İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümlerinde, Mete Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Müzik Teknolojileri Bölümünde, Emre Kadir Has Üniversitesi’nde Psikoloji Bölümünde lisans eğitimine devam ediyor.

Henüz müzikten para kazanmak gibi bir durum söz konusu olmadığından Siyah Tavşan dışı kariyerlerimizi oldukça gözetiyoruz. Bu da kimi sorunlara yol açabiliyor. Genelde tüm yapacaklarımız konusunda sık sık toplantılar alıyor ve en küçük ayrıntılara kadar planlama yapmak durumunda kalıyoruz. Her ne kadar bu bizi yoruyor olsa da bir noktada prova/konser yapacak olmak, üretim yapacak olmanın verdiği heyecan her şeyi çok katlanılır kılıyor.

15. Projenize ait sosyal medya hesapları nelerdir?

Instagram, X, Tik Tok platformlarında bizi @siyahtavsan46 ismiyle takip edebilirsiniz. Bunun dışında YouTube kanalımızı da oldukça aktif bir şekilde kullanıyoruz.

16. Dinleyiciler, mekanlar veya organizatörler size nerelerden ulaşabilir?

Grubumuzun menajeri Dilara Ustasüleyman ile iletişime geçebilirler.

17. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Müziğimize ve yolculuğumuza kulak verip bize böyle güzel sorular sorarak kendimizi ifade etme fırsatı verdiğiniz için sizlere çok teşekkür eder ve sizleri mutlaka “Metropolites” lansman konserinde görmek isteriz.

Tags: , ,

İlginizi Çekebilir

Pixies ve The Breeders efsanesi Kim Deal geri döndü
Müzik, Skandallar ve Geri Dönüşlerin Yılı: 2024

Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!