Bu ay yayınladığı Başka Bir Hayat Mümkün adlı albüm ile dikkat çeken rock grubu Sren, BBI Yerli köşesinin 241. konuğu oluyor.
1. Projenizin adı nedir?
Sren.
2. Kendinizden ve müzik kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?
2024 yılında İstanbul’da kurulan bir shoegaze / post-rock / indie grubuyuz. Grup olarak farklı müzikal geçmişlerimizden gelen deneyimlerimizi kolektif bir üretim anlayışıyla birleştirdik.
Dinleyiciyi içine çeken katmanlı ve duygusal bir atmosfer kurmak üzere 2025 yılında ilk albümümüz Başka Bir Hayat Mümkün’ü Tamar Records etiketiyle yayınladık.
3. Siz müziğinizi hangi tarz ya da tarzlar içinde tanımlıyorsunuz?
Shoegaze, post-rock, indie rock ve dream pop türlerinde üretim yapıyoruz. Yer yer elektronik ve ambient dokulara da yer veriyoruz.
4. Üretiminize hangi şehirde devam ediyorsunuz? Yaşadığınız şehrin müziğinize sizce etkisi var mı?
İstanbul’da müzik yapıyoruz. Şehrin karmaşık yapısı, çelişkili halleri ve yoğunluğu müziğimize doğrudan yansıyor. İstanbul’un hem boğucu hem de ilham verici ruh hali, müziğimizde de belirgin bir şekilde kendini gösteriyor.
5. Müziğinize değer katan kişiler kimlerdir?
Tüm prodüksiyon sürecimizi kendi içimizde yürütüyoruz. Bu süreçte elbette müziğe bizlerle benzer şekilde yaklaşan dostlarımızla fikir alışverişlerimiz oluyor. Tüm grup üyeleri; Öykü, Ozan, Kaan ve Berkay yaratıcı süreçte aktif ve eşit roller üstleniyor. Berkay biraz daha fazla belki. 🙂
6. Müziğini etkileyen gruplar ya da sanatçılar var mıdır?
Evet. Müziğimiz, shoegaze, post-rock ve deneysel elektronik gibi türlerin kesişiminde yer alan birçok sanatçıdan ilham alıyor. Özellikle Slowdive, Deftones, Radiohead, Portishead, Beach House, Mogwai, Alcest ve Depeche Mode gibi gruplar, ses dünyamızın şekillenmesinde önemli rol oynadı. Ayrıca, Lush, Cocteau Twins, My Bloody Valentine, The Cure, Massive Attack, Sigur Rós ve Godspeed You! Black Emperor gibi sanatçılar da atmosferik ve katmanlı müzik anlayışımıza katkıda bulundu.
7. Daha önce sahne aldınız mı? Varsa en yakın etkinliğiniz ne zaman?
Evet, çeşitli sahnelerde konser verdik. En son 6 Şubat 2025’te Karga Kadıköy’de sahne aldık.
Yaklaşan konserlerimiz:
24 Mayıs 2025 — NOH Extended
8 Haziran 2025 — Byzantion Fest / Burgazada Cennet Bahçesi
8. Sence ülkemizde sahne almanın zorlukları nelerdir?
Yeterince bağımsız sahne olmaması en büyük sorun. Orta ve büyük ölçekli sahneler genellikle anti-demokratik uygulamaları destekleyen büyük şirketlerin kontrolünde ya da sponsorluğunda. Bu da bağımsız sanatçılar için hem ekonomik hem ideolojik anlamda büyük bir engel oluşturuyor.
9. Yayınlanmış albüm, kısa çalar veya teklileriniz var mı?
İlk albümümüz Başka Bir Hayat Mümkün 16 Mayıs 2025’te yayınlandı. Öncesinde albümden “Bozuk”, “Düşerken” ve “Yalnızız” adlı üç tekli yayımladık.
10. Projenizde yer alan eserler “tasarım” olarak neyi ifade ediyor?
Bizim için tasarım, müziğin ve sözlerin doğal akışını sezgisel biçimde inşa edebilmek anlamına geliyor. Şarkılar genellikle bireysel olarak ortaya çıkan bir riff ya da melodiyle başlıyor, sonra grupça şekilleniyor. Katmanlı gitarlar, zaman zaman öne çıkan ambient öğeler, efektli vokaller ve parçaların omurgasını oluşturan güçlü davul ritimleri sound’umuzun temelini oluşturuyor. Bazı parçalarda synth kullanımıyla atmosfer derinleştiriliyor ancak genel olarak organik ve canlı bir hissiyat yakalamaya çalışıyoruz.
Sözler ise karamsarlıkla umut arasında gidip gelen, çoğu zaman da bu ikisinin iç içe geçtiği bir çizgide ilerliyor. Yabancılaşma, yıkım, sorgulama gibi duygularla birlikte; değişimin, iyileşmenin ve yeniden başlamanın ihtimali de her zaman orada bir yerde duruyor. Bazen bir gece dışarıda sarhoş gezmenin bulanıklığında, bazen de bir kırılma anının ardından açılan yeni bir dünyanın eşiğinde. Tasarım, bizim için bu kırılganlıkları biçime sokmak değil; onların kendi sesini bulmasına alan açmakla ilgili. Müziğin ve sözlerin taşıdığı o geçiş hâlini korumaya çalışıyoruz.
11. Kayıtlarınızı nerelerde alıyorsunuz ve ses prodüksiyonunda kimlerle çalışıyorsunuz?
Tüm kayıt ve prodüksiyon sürecimizi Kısmet Studios’ta gerçekleştirdik. Burası tamamen profesyonel olmasa da bizim düzenli olarak kullandığımız, üretime uygun bir alan. Miksleri Alp Turaç, mastering’i ise Bryan Shortell yaptı (Siren hariç).
12. Sırasıyla, dinleyici – mekanlar – organizatörler – müzisyenler, müzik basını ve diğer kişi/kişilerden beklentileriniz nelerdir?
Sanatın ve müziğin, bir direniş ve ifade biçimi olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple:
Dinleyici: Yüzeyde kalmayan, sorgulayan bir dinleme pratiği geliştirmeli.
Mekânlar & organizatörler: Bağımsız, sansürsüz ve eşitlikçi bir müzik ekosistemi kurma yönünde adım atmalı.
Müzisyenler: Dayanışmayı, kolektif üretimi ve alternatif yapılar kurmayı öncelik haline getirmeli.
Müzik basını: Ticarileşmiş içerikler yerine özgün ve bağımsız üretimlere görünürlük kazandırmalı.
Diğer herkes: Müziği sadece tüketilecek bir ürün değil, toplumsal bir alan olarak görmeli.
13. Projenize ait sosyal medya hesapları nelerdir?
Instagram: @srenscapes
14. Dinleyiciler, mekanlar veya organizatörler size nerelerden ulaşabilir ve kiminle iletişime geçebilir?
Instagram (@srenscapes) üzerinden ya da officialsrenband@gmail.com‘a e-posta atarak iletişime geçebilirsiniz.












