Yerli rap sahnesine yeni bir soluk: Lu the Ethereal

Röportaj
Türkiye’de alışılagelmiş rap’in sınırları dışına çıkarak radarımıza takılan Lu The Ethereal ile müzik serüveni ve melodileri hakkında konuştuk.

1. Lu the Ethereal ismini seçmenin arkasında nasıl bir hikâye var? Bu sahne adı senin için ne ifade ediyor?

Lu the Ethereal ismi ablamla oturup yaratacağım müzikal kimliği konuşurken ortaya çıktı. O zamanlar NFT işi yapabileceğimi sanıp Ethereal Freaks adında bir koleksiyon çizmeye başlamıştım. Lu da birlikte büyüdüğüm kuzenimin oyuncak bebeğinin adıydı. Üzerine uzun süre düşünülmüş bir şey değildi. Sohbet esnasında ikisi bir araya geldi. Taşıdığım mistik ve büyülü enerjiyi yansıtması benim için yeterliydi.

2. Müzik yaparken seni en çok tetikleyen şey ne oluyor? Kişisel deneyimlerin mi, çevrende gördüklerin mi, yoksa daha evrensel duygular mı?

Benim müzik yaparkenki en büyük motivasyonum yaşadığım (genelde canımı sıkan) olayları işleyip bana hissettirdiği duyguları bünyemden atmak. Özellikle söz yazarken, olayı parçalara bölmek, istediğim mesajı vermek için en doğru kelimeyi bulmak, hem kendimi hem de durumu daha iyi anlamamı sağlıyor. Prodüksiyon becerilerim yeni yeni oturmaya başladı. Zamanla, sözlerle anlattığım şeyleri sadece prodüksiyon ile dile getirebilecek kadar gelişmek istiyorum. Müziğin dilini biraz da olsa konuşabilmek istiyorum.

3. Parçalarında atmosferik, deneysel bir sound duyuyoruz. Bu yaklaşım bilinçli bir tercih mi, yoksa üretim sürecinde kendiliğinden mi gelişiyor?

Atmosferik sound, prodüktörüm Çat’ın parçalara serptiği sostan geliyor. Ona nasıl bir beat verirsem vereyim potansiyeli duyup, düz duyulan altyapılarıma yeni boyutlar ekliyor. Gerçekten müzikal serüvenimde bana yol gösterdiği ve benimle birlikte ürettiği için çok şanslıyım.

4. Rap müzik Türkiye’de çok farklı yönlere evriliyor. Sen bu çeşitliliğin neresinde duruyorsun?

Ben bu çeşitliliğin bir yerinde miyim bilmiyorum. Sadece içimden geldiği şekilde hareket ediyorum. Duygularımı en rahat ortaya koyabildiğim şekilde yapıyorum ve herkese hitap etmesini de beklemiyorum. Zaten başka bir dilde yazıyorum. Bu yüzden olmaya çalıştığım herhangi bir nokta da yok diyebilirim.

5. İzmir’den çıkan bir rapçi olarak, yaşadığın şehrin müziğine nasıl bir katkısı var? Yerel sahne seni nasıl besliyor?

Yaşadığım şehrin müziğime etkileri tam olarak nedir çok bilemiyorum. Şimdiye kadar yayınladığım şarkıların hepsi fakir, işsiz, odamda kapana kısılmış olduğum, gezip tozamadığım, şehrin güzelliklerinden çok da faydalanamadığım dönemden çıktı. Maksimum Bostanlı’da çıktığım “solo date”lerde yazdığım sözlerden bahsedebilirim sanırım. Gittiğim tek bir kahveci var, orada tek başıma oturup altyapılarımı dinleyip söz yazıyorum. Süreç boyunca da oldukça garip davranıp evime dönüyorum.

6. Üretim sürecinde kimlerden ya da nelerden ilham alıyorsun? Yabancı rapçiler, yerel sahneden isimler, filmler ya da bambaşka şeyler olabilir.

Yerel sahneden Çat’ın, kendisi prodüktörüm, HAYALPEREST isimli albümünü yapışına tanıklık etmemle birlikte müziğe başladım. Rap sanatçısı olmadan önce bir ressamım ve bu albümün kapağını yaparken müzik prodüksiyon sürecine aşık oldum. Kendisi de bana hip-hop’ı öğreten kişidir.

Son 2 yıldır yayınladığım şarkılar, ilk albümümden parçalar. BRING IT ON, yapmaya başladığım ilk parça bu albüm içerisinden. JID ve EARTHGANG’in D/Vision şarkısını dinlerken nakaratını yazmaya başlamıştım. JID benim için önemli bir rol model oldu. Onun dışında Kendrick Lamar, Tyler the Creator, Little Simz, Doechii, Rico Nasty, Schoolboy Q gibi isimler hem müziğimin hem de kendi sesimin oluşumunda önemli rol oynayan sanatçılar.

7. Yakın gelecekte bizi bekleyen projeler neler? Albüm, EP ya da yeni iş birlikleri var mı?

Çok yakın bir zamanda, ilk albümüm UNKNOWN’u yayınlayacağım. İçerisinden çoğu parça yayınlandı fakat hayatın bilinmezliğiyle olan imtihanımı, kendimi olduğum gibi kabul etme sürecimi bir bütün olarak deneyimlemek, parça parça single’ları dinlemekten daha çok şey anlatacaktır benimle ilgili. Duygu geçişlerimi deneyimleyebileceğiniz bir roller coaster.

8. Röportajı bitirirken, seni dinleyenlere ve henüz keşfetmemiş olanlara vermek istediğin mesaj nedir?

Kendimi başkalarının gözlerinden izlemeyi bırakıp; potansiyelimi, eğer devam edersem gelebileceğim noktayı, ortaya koyabileceğim şeyleri hayal ederek benliğimi buldum. Şarkılarımda da karşıma çıkan engellerle nasıl baş ettiğimi, bu noktaya nasıl geldiğimi başkalarına yol gösterebilmek için anlatıyorum. Her zaman önümde aşmam gereken zorluklar olacak ve ben tüm varlığımla bunları herhangi bir yaratıcı alanda yansıtmaya devam edeceğim.

Tags: ,

İlginizi Çekebilir

Islandman, yeni tekli Eros ile albüm yolunda!
Massive Attack Spotify’dan çekiliyor!

Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!