Ünlü DJ ve müzik yapımcısı SOPHIE, 30 Ocak Cumartesi günü hayata gözlerini yumdu.
Müzikte deneysellik ve fütürizmin sınırlarını zorlayan SOPHIE, Madonna, Charli XCX, A.G Cook ve Vince Staples gibi tanınan isimlerin prodüksiyonluğunu üstlendi, eşi benzeri olmayan şarkıları ile pop müziğin hangi farklı şekillerde icra edilebileceğini tüm dünyaya gösterdi. Ölümünün ardından FKA Twigs, Christine and The Queens, Finneas O’Connell ve Rina Sawayama gibi sanatçılar da SOPHIE’ye duydukları hayranlığı Instagram üzerinden paylaştılar.
Müzik sahnesine anonim bir şekilde adım atan SOPHIE, ilerleyen yıllarda trans bir kadın olarak kimliğini dünya ile paylaştı. Kimliğini açıklaması ve trans hakları hakkında sürekli olarak yaptığı paylaşımlar kendisine LGBT topluluğunda önemli bir görünürlük kazandırdı. Müziğin cinsiyetten, yaştan ve tüm diğer yüzeysel kriterlerden daha güçlü olması gerektiğini savunan SOPHIE ürettiği yenilikçi, parlak ve son derece alışılmışın dışı parçalar ile düşündüklerini somut bir şekilde kanıtlamış oldu. Müziği ile çığır açmasının yanında, dünyanın her bir yanındaki insanlara kimliklerini keşfetmelerinde yardımcı oldu. “Benim için trans olmak, vücudun ve benliğinin savaşmaması ve varolmakta zorlanmaması için kontrolü eline almak.”
SOPHIE’i dinlerken içinde yaşadığımız dünya ile fütüristik bir diğer dünyanın sınırları karışıyor adeta. SOPHIE Bundan 50-60 yıl sonrasındaki geleceğe göz kırpan türden sesler ile oynayarak bugünün ve geleceğin sesi oluyor. Maksimalist prodüksiyonu, robotik tempoları ve kendimizi adeta bir bilim kurgu filminde hissettiren sürrealist ve plastik sound’u, SOPHIE’yi çağımızın en inovatif sanatçılarından biri yapıyor. Küçükken gittiği rave’ler ve babasının arabasından gizlice çaldığı elektronik müzik kasetleri, deneysel müziğinin arkasındaki en büyük ilhamlardan. “Tüm pop parçaları kimin en çılgın ve önceden yapılmamış işi yapacağı ile ilgili olmalı.” diyor SOPHIE, Rolling Stone ile yaptığı bir röpörtajda. “Düşündüğünüzde Bowie ya da Madonna gibi müzisyenlerin yaptığı şey etraflarında varolan teknolojiyi olabildiğince kullanarak, yeni bir kültür üretmek.”
SOPHIE’nin yeni bir alt kültür oluşturduğu yadsınamaz. Charli XCX, Rina Sawayama, Kim Petras ve A.G Cook gibi müzisyenleri bünyesinde barındıran genre hyper-pop, SOPHIE’nin prodüksiyon tarzını ana ilham kaynağı olarak gösteriyor. Pop müziğin en katmanlı, en yüksek sesli, politik ve elastik yönlerini gün yüzüne çıkarıyor hyper-pop. Charli XCX’in kariyerini tam anlamıyla yeniden yazan ve tüm müzik yapımcılarını kendine hayran bırakan albüm “Charli”nin prodüksiyonunu da şaşırmayacağımız şekilde SOPHIE üstlenmişti.
SOPHIE’nin kendi albümlerine gelirsek, OIL OF EVERY PEARL’S UN-INSIDES müzik dünyasında büyük yankı uyandırdı. Kritikler SOPHIE’nin çağımızın en yaratıcı ismi olduğunu söyleyerek, albümün teknik olarak kusursuz olduğunu savundular. Profesyonel ve teknik kısımları bir kenara bıraktığımızda ve albümü müzik ile haşır neşir olmayan birine dinlettiğimizde bile, albümü dinlerken daha önce yapılmamış bir şeye şahit olduğumuzu anlamamak mümkün değil. SOPHIE tabiiki de avangart ve mainstream pop müziği birleştiren ilk isim değil fakat yaşamı boyunca etrafındakiler tarafından, kendi sözleriyle “uzaylı” gibi hissettikten / hissettirildikten sonra, kimsenin yaşamadığı bir tür yalnızlık duygusu ile kendi dünyasında daha kolay kaybolabiliyor. Kayboluyor ve ortaya OIL OF EVERY PEARL’S UN-INSIDES’ı çıkarıyor. SOPHIE’yi diğer sanatçılardan ayıran en büyük fark detaylara verdiği önem. Her parçasındaki yüzlerce ve dinlendikçe ortaya çıkan katmanlar, yaptığı müziği rastgele bir şekilde değil, teknik bir kusursuzluk ile icra ettiğini gösteriyor.
Karikatürleştirilmiş ve abartılmış sound’lar, gelecekten bugüne taşınmış vokal deformasyonları, glitch-pop’dan ilham bulmuş yüksek baslı sesler ve SOPHIE’nin vizyoner bakış açısı bir araya gelince, ortaya 21. Yüzyılın en ikonikleşmiş yapımcı, şarkıcı, DJ ve söz yazarlarından biri ortaya çıkıyor. Yüzlerce müzisyene ve müzik yapmaya başlayacak insana yol çizen SOPHIE, ardında hepimize bundan yıllar sonra bile eskimeyecek orijinallikte şaheserler bırakıyor.












