Bazı gruplar vardır; yıllar geçse de hayatınızın belli dönemlerine eşlik etmeye devam eder. Benim için Palmiyeler biraz öyle. Bu yüzden yaz mevsimini Palmiyeler’le açıyor olmak ayrıca heyecan verici. Uzun zamandır severek takip ettiğim grubun altıncı stüdyo albümü VI, ilk dinleyişten itibaren bende çokça merak uyandıran, tekrar tekrar dinlemek istediğim bir albüm oldu.
Albümün ortaya çıkış hikâyesini, şarkıların arkasındaki detayları, grubun kendi favorilerini ve Palmiyeler’in bugün bulunduğu noktayı konuşmak için bir araya geldik. Keyifli okumalar.
1. Öncelikle tebrikler. Yaz mevsimine Palmiyeler’in kendine özgü tınılarıyla girmek bizim için büyük bir şans. Peki VI sizin için nasıl bir dönemin ürünü oldu? Bu albümü siz nasıl tarif edersiniz?
Teşekkürler. VI, biraz hareketli bir dönemin kaydı aslında. Bir şeyler değişirken yazıldı ve kaydedildi, o yüzden de samimi hissettiriyor. Bu albümde ilk kez Luca Fritz’le çalıştık ve onun prodüktör olarak yaklaşımı da albümü farklı bir yere taşıdı. Bugün tekrar albümü dinlerken geçen kış gerçekleşen kayıt sürecinin hissini alabiliyorum.
2. Albümün ortaya çıkış hikâyesini merak ediyoruz. İlk yazılan şarkı hangisiydi, her şey nasıl başladı sizin için?
Albüme ilk giren şarkı Akrep ve Yelkovan oldu. Albümün geri kalanını da onun etrafında şekillendirdim. VI, birçok Palmiyeler albümünde olduğu gibi farklı zamanlarda yazılmış birçok şarkıyı bir araya getiriyor, bazıları oldukça yeni, bazıları ise uzun zamandır kaydedilmeyi bekliyordu. Albümdeki en eski şarkı Seninle II. Onu 2010 civarında yazmıştım, o zaman ortada orijinal Seninle diye bir şarkı bile yoktu, ama yıllar sonra bu isimle tekrar küçük bir kelime oyunu yapmak anlamlı geldi.

3. Albümün ismi olan VI sizin için ne ifade ediyor?
Aslında isimden önce albüm görseli ortaya çıkmıştı. Kapakta yer alan dalgalı bir deniz fotoğrafından kesilmiş kolaj harfler gözüme albümün konseptiyle uyumlu görünüyordu. Aklımdaki ilk isim bu görsellikle uyuşmayınca, hem aynı minimallikte, hem de altıncı albümü temsil edecek VI ismini kullanmaya karar verdim.
4. Şarkıları yazarken ortak bir tema ya da duygu etrafında mı toplandınız, yoksa süreç daha kendiliğinden mi ilerledi?
Süreç biraz kendiliğinden ilerledi aslında ama seçim aşaması oldukça bilinçliydi. Farklı dönemlerde yazılmış şarkılar arasından birbirini duygusal olarak tamamlayanları seçmeye çalıştım. Bir albümün baştan sona tek bir akış hissi vermesi benim için önemli, ses olarak da tempo olarak da aynı yerden geliyorlarmış gibi hissedilsin istedim. Bunu yaparken araya farklı anlar koymaya çalıştım.
5. Albümdeki şarkılar arasında benim favorim Çiçeği Burnunda oldu. Benim için yepyeni bir hayata umutlanmak gibi hissettiriyor. Peki albümdeki şarkılar arasında duygusal olarak size en yakın olan hangisi? Neden?
Çok teşekkürler. Sanırım benim de favorim Çiçeği Burnunda. Aslında albümdeki birçok şarkıyla duygusal bağ kuruyorum ama bu şarkının yeri biraz ayrı. Yıllardır sürekli kaydetmek istediğim bir şarkıydı, sonunda bu albümde ona bir yer bulabilmiş olmak beni ayrıca mutlu ediyor. Nedenini tam açıklayamasam da yazdığım ilk günden beri bu şarkıyla aramda garip bir bağ var. Bazen bir şarkıyla çok uzun zaman geçirince zihninizde eskiyebiliyor, Çiçeği Burnunda ise tam aksini yaşadı ve doğru halini buldu diye düşünüyorum.
6. Peki müzikal anlamda sizi en çok şaşırtan ya da stüdyoda beklenmedik şekilde şekillenen bir parça oldu mu?
Bu soruya Duydum Ki Yokmuş Sana Benzeyen diyebilirim. Normalde stüdyo kayıtlarında birçok tekrar yapıp farklı versiyonlar deniyoruz. Bu şarkıyı ise gecenin çok geç bir saatinde, neredeyse tek seferde kaydettik. O ilk performanstaki his çok doğru geldi ve tekrar etmeye gerek duymadık. Bence bu da şarkıya kendiliğinden gelişen bir doğallık kattı.
7. Dinleyicilerin özellikle dikkat etmesini istediğiniz bir şarkı ya da gözden kaçabileceğini düşündüğünüz bir detay var mı?
Tabii ki, bir kaç detayı belirtebilirim. Akrep ve Yelkovan‘da Buse Durak’ın flüt partları albüme farklı bir renk kattı. Saçlarında Yağmurla‘nın nakaratında Yağız İpek’in davul çalımını her dinlediğimde çok seviyorum. Bir de Çiçeği Burnunda‘nın nakaratlarında Yasemin Yasu’nun geri vokalleri var, şarkının duygusuyla çok güzel örtüştüğünü düşünüyorum. Belki ilk dinleyişte fark edilmeyebilir ama bunlar benim için albüme katkı sağlayan güzel anlar oldular, dinleyenlerin de zevk alacağını düşünüyorum.
8. Palmiyeler denince insanların aklına belirli bir atmosfer geliyor. Sizce VI, bu atmosferi devam ettiren bir albüm mü yoksa bize yeni bir kapı mı açıyor?
Bence ikisi de. Bir yandan insanların Palmiyeler’den beklediği atmosferi taşıyor, bir yandan da prodüksiyon anlamında daha önce pek girmediğimiz yerlere giriyor. Kayıt sürecinde ben çoğu zaman içgüdüsel olarak Palmiyeler alanında kalmaya meyilliydim, Luca ise beni ara ara o alanın dışına çıkmaya teşvik etti. Bence bu sayede VI kendine has bir sese sahip oldu. Hatta albüme şimdi dönüp baktığımda, beni en çok heyecanlandıran şeylerden biri de bu. Bu kayıt sanki bir sonraki albümün nereye gidebileceğine dair de zihnimizde yeni kapılar açtı. O yüzden albüm bitmiş ve yayımlanmış olsa bile hala yeni bir başlangıç gibi hissettiriyor.

9. Son dönemde sizi besleyen albümler, filmler ya da kitaplar oldu mu? Bu çalışmaların VI üzerinde bir etkisi var mı?
Yeni Snail Mail albümü Richochet’yi çok sevdim, özellikle arabada güzel gidiyor. Kitaplardan da Notre Dame’ın Kamburu’nda matbaanın mimariyi nasıl öldürdüğüyle ilgili bir bölüm var, bu metni çok sevdim, hatta fikirden baya etkilendim. Doğrudan VI üzerinde bir etkisi yok ama son zamanlarda okumaktan en cok keyif aldığım metinlerden biri oldu.
10. Şarkı sözlerinde gerçek hayat deneyimleri ne kadar yer tutuyor? Bu albümde sizce kişisel hikâyeler daha mı görünür durumda?
Şarkıların büyük bir kısmı gerçek deneyimlerden ortaya çıkıyor. Aslında bu sadece bu albüme özgü değil, ilk Palmiyeler albümünden beri kişisel hikâyeler hep şarkıların ilk çıkış noktaları oldu. Tabii yazım sürecinde bunlar biraz kurgu ve hayal gücüyle dönüşebiliyor. O yüzden en sonunda bire bir yaşanmış anlar olmaktan çıkıp kurguyla gerçeklik arası bir yere oturuyorlar.
11. Albümde yer veremediğiniz ama sevdiğiniz şarkılar oldu mu?
Bu albüm için kaydedip de yayımlamadığımız sadece bir şarkı oldu. Aslında eski bir şarkının farklı bir versiyonuydu. Sadık dinleyiciler için sürpriz bir bonus parça olarak albüme eklemeyi planlıyorduk ama yetiştiremedik. Şimdilik bir B-side ya da ileride olursa fiziksel baskıya eklenecek bir bonus parça olarak rafa kaldırdık. Umarım bir gün o kayda geri dönüp tamamlayabiliriz.
12. Bu albümden sonra Palmiyeler hakkında insanların neler düşünmesini isterdiniz?
Dinlemekten keyif aldıkları ve ilerde geri dönüp tekrar dinlemek isteyecekleri bir grup olarak düşünmelerini isterim.
13. Son olarak, bugün Palmiyeler’i ilk kez keşfeden biri için hangi şarkınızdan başlamasını önerirsiniz?
Yeni albümden bir şarkıyla başlasınlar isterim. Çiçeği Burnunda her dinlediğimde iyi hissettiren bir şarkı. Ya da Saçlarında Yağmurla diyebilirim. Bence Palmiyeler’in karakterini iyi özetliyor, hem enerjik hem de içinde garip bir hüzün taşıyor. O ikisinden biri güzel bir başlangıç olur.












