Özel Röportaj | “Tavan” ile Evdeki Saat’ten yeni bir sayfa

Röportaj
Evdeki Saat ile “Tavan” adlı yeni tekliden, değişimlerden, saatin kaçı gösterdiğinden ve Eren’in iç yolculuğundan bahsettik. Röportajın tüm detayları aşağıda!

1. Eren selamlar. Yeni teklinden bahsetmeden önce, senin ruh halini merak ediyorum. 2023’ün senin için zorlu bir yıl olduğunu biliyorum. Peki, bu yılın ilk yarısı senin için nasıl geçti? Hayatının bu dönemi hangi duygularla şekillendi? Eren Alıcı, hayatında ilk defa yazın denize girmediği 2023’ü geçirdikten sonra bu sene kendini tuzlu sulara emanet etti mi?

Bu yaz da tuzlu sulara henüz girmedim. Tıpkı 2023 yazı gibi. O kadar da şikayetçi değilim. Sanırım alıştım bu duruma. Neyse ki önümüzdeki dönemlerde bir Bozcaada planım var. Bu sene yine çok çok kolay değildi. Fark edişlerle, yeni kavrayışlarla, yeni kararlarla dolu bir altı aydı. Hayatımın geri kalanı için yeni kararlar aldım ve uygulamaya koymaya başladım. Kısacası şu altı ayın özeti “değişim” diyebilirim. Tıpkı geçtiğimiz yirmi dokuz sene gibi.

2. 2000 yılında dinlediğin Athena kasedinden başlayan müzik sevgin, dedenin orgu, babanla arabadayken çalan Candan Erçetin şarkısı, ilkokula başladığın sabah radyoda kulak kabarttığın Göksel, bir yandan içindeki arabesk ve 13 yaşından beri şarkı yazan bir Eren Alıcı. Kafanda sürüyle farklı müzik ekolü… 2017’de yayınladığın Bizi Orada Arama albümünden beri müziğini takip eden biri olarak merak ediyorum. Şu an müzikal olarak neredesin? Evdeki Saat, kaçı gösteriyor?

Evdeki Saat, saat gerçekten neredeyse orayı gösteriyor. Evdeki Saat’in mekanizması keşfetmeye yönelik bir yapıda. Bazen müziği büyütmeye yelteniyorum, sonra küçülmeye karar veriyorum. Neyin başarı olup neyin başarısızlık olduğunu kavramaya çalışıyorum. Bunları o kadar çok düşünüyorum ki ben bunları düşünürken hayat geçip gidiyor. O yüzden saatin nerede olduğunu takip edemiyorum. Herkesin yaşamda atandığı görevler var. Benim için şu an en önemli görev, saat kaçı gösterirse göstersin bu mekanizmanın devamlılığını sağlamak.

3. Biraz da yeni teklinden bahsetmek isterim. 2021’de Milliyet’teki bir röportajında, yayın sürecini bir tür rastgelelikle yürüttüğünden bahsetmiştin. Aynı özgür akış içinde mi devam ediyorsun? Eğer hâlâ bu rastgelelikteysen böyle bir tahmin yapmanın senin için zor olduğunu varsayıyorum ama Evdeki Saat’in şimdiye kadar duyduğum en rahat dinlenen eserlerinden biri olan Tavan’ın sahip olduğu pop esintilerinin devamını Evdeki Saat’ten beklemeli miyiz?

Bir önceki soruyla ilişkili olarak yakın zamanda böyle bir parça daha yayınlamayacağımı söyleyebilirim. Bir sonraki parça çok farklı mesela. Saat bu sefer popu gösterdi. Bir sonraki parçada ise MFÖ soundlarında akustik bir tarafa doğru yönelecek gibi duruyor fakat “Hayatımın geri kalanında böyle bir parça yapmam!” demek de çok iddialı olur. İçeriden ne çıkıyorsa kabul ediyorum. İlk başlarda “Tavan” gibi bir şarkı yayınlamak biraz “cringe” gelmişti. Sonra kendimi rahat bıraktım. Otuzuma yaklaşmamın da etkisiyle insanların ne düşündüğüyle alakalı kaygılarım biraz daha azaldı sanırım. Mabel Matiz’le olan bir konuşmamızın buradaki etkisinden de bahsetmek isterim. Ben bazı utançlarımdan bahsettiğimde, “Öyle düşünme, her şarkı başka bir amaca hizmet eder.” Demişti. Sanırım bunu uygulamaya başladığımda rahatladım.

4. Bu yıl yayınladığın son teklilerin sözlerine baktığımda; “Biraz Ağladım” adlı şarkında “Hadi bitsin artık bu çile. Nefes almadım bir gün bile. Biraz ağladım yalan yok.” dizeleriyle başlayan hikaye, Acı Ve Istırap’ta “Ve şimdi yorgunum sadece. Tükendi tüm gücüm maalesef.” mısralarına evrilmiş. Bu ifadeler bana kaybın katman katman açılan yaralarını ve acıya duyulan isyanı anımsatıyor. Yeni şarkın Tavan’da ise, “Yine gecenin üçü tavanla bakışırsın. Biraz acıtır zamanla alışırsın.” dizelerinde artık bu kaybı kabullenmiş bir Evdeki Saat’in yankılarını mı duyuyoruz?

Soruyu okuduğumda son üç parçamda acı kelimesini çok kullandığımın farkına vardım. Tam olarak bu satırları yazarken düşüneceğim sorunun cevabını. Yakın zamanda birisini kaybetmediğimi söyleyebilirim. Ne ailemden, ne de ilişkilerimden. Muhtemelen kaybettiğim şey bir duygu veya bir his. Bu da muhtemelen heves, neşe gibi bir şeye tekabül ediyor olmalı. Evet, bilinçaltımın şarkılarda anlattığı şeye göre bunların yasını tutuyorum. Umarım bu acı çeken Eren’i gömmüşüzdür ve onun yasını tutuyoruzdur. Şu anki Eren mutlu olmayı ve tamamlanmayı deniyor çünkü.

5. Yeni şarkındaki “Ve inadına deşer acını. Dener her yolu zaman.” sözlerine biraz odaklanalım istiyorum. Zamanın, acıyı hangi durumlarda daha da deştiğini hissediyorsun? Bazen bir koku, bazen tanımadığın bir gözün bakışı ruhu eritip geçen anlara dönüşebiliyor. Peki, seni yaralarına en çok yakınlaştıran anlar neler? Bu anlarda tutsak kaldığında zincirlerini nasıl kırıyorsun?

Hayatın sizi kırılgan ve kusurlu olduğunuz yerlerden sınadığını düşünüyorum. Benim tecrübeme göre bu bir test edilme yöntemi. Daha üst bir versiyonunuza geçebilmeniz için bazı sınavları vermeniz gerekiyor. Bunun cevabı bazen çabalamak, bazen de vazgeçmek olabilir. Bu soruların ve cevapların herkes için biricik olduğunu düşünüyorum. İşte, sınandığınız ve acı eşiğinizin test edildiği bu anlarda da bazen boş boş tavana bakarken buluyorsunuz kendinizi. Biraz canınız acıyor. Sonra, sonuç ne olursa olsun zamanla alışıyorsunuz.

6. Tam anlamıyla kapsamlı cevaplar almak istediğim için uzata uzata sorduğum soruların sonuna gelirken, son olarak, Evdeki Saat’in gelecekteki planlarını öğrenmek istiyorum. Sahneler, yayınlar, hedefler… Durmak bilmeyeceğini tahmin ediyorum. Bizi neler bekliyor?

Evdeki Saat bir şekilde var olmaya devam edecek. Sahneler bazen artar, bazen azalır. Şarkılar da aynı şekilde. Benim Aralık 2024’e kadar olan süreçteki hedefim, burada var olabildiğimi kendime kanıtlamak ve sonrasında bir süreliğine başka bir gerçeklikte veya ülkede, yine müzikle alakalı başka hikayeler yaratmak. Evdeki Saat her zaman benim için bir ev zaten. Döndüğümde kapının hep açık olacağını biliyorum.

Tags: , , ,

İlginizi Çekebilir

Ada semalarından Brit Pop: “The Rifles”
The Smashing Pumpinks’den yeni albüm

Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!