Günü Gelince Kupalarınız Hatırlanmayacak

Gönül İşi

Ben holiganlık seviyesinde bir futbol tutkunuyum. Çocukluğumdan beri maçlarla yatıp kalktım. Her galibiyetin coşkusunu, her mağlubiyetin acısını iliklerime kadar hissettim. Maçlarda bağırıp sesimi kaybettim, geceleri uykusuz kaldım ve hayatımın merkezine koydum bu oyunu. Ama artık soğuyorum. Futbol, tutkuyla yanıp tutuşan benim gibi insanlar için bir kimlik, bir aidiyetken; yönetenler ve oynayanlar için bu oyunun sadece bir çıkar hesabına dönüştüğünü görüyorum

Bir hakem hatası için ortalığı ayağa kaldıranlar, ülkenin kaderini değiştiren adaletsizlikler karşısında neden susuyor? Bir ofsayt çizgisi milim oynadı diye bas bas bağıranlar, hukukun yerle bir edilmesine neden gözlerini kapatıyor? Eğer futbol gerçekten halkın oyunuysa, neden bizden başka kimse konuşmuyor?

Kulüp tüzüklerine bakıyoruz, koca koca laflar var: “Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı gençler yetiştirmek”, “çağdaş ve ahlaklı sporcular kazandırmak”. Güzel… Kulağa hoş geliyor. Ama iş ciddiye bindiğinde, ülkenin temel değerleri tehdit altına girdiğinde, bu kelimeler nereye kayboluyor? Hani Atatürk? Hani çağdaşlık? Hani gençler için mücadele?

Taraftarlar Burada, Peki Ya Siz?

Hakem hatasında ortalığı ayağa kaldıranlar; kendi taraftarının, kendi şehrinin, kendi ülkesinin hakkı yenirken neden dut yemiş bülbüle dönüyor? Şampiyonluk yarışında kıyameti koparanlar, esas yarışın özgürlük ve insanlık için olduğunu ne zaman hatırlayacak? Kulüplerini gözünü kırpmadan savunan milyonlarca insan var bu ülkede. Ateş pahasına otobüs bileti alıp deplasmana giden, cebindeki son parayı kombineye yatıran, yağmur çamur demeden tribünde bağıran insanlar. Biz buradayız. Siz neredesiniz?

Futbolculara gelince… Dünya sahnesine baktığımızda Voria Ghafouri adlı İranlı yıldız futbolcu, İran hükümetinin politikalarını ve insan hakları ihlallerini eleştiren açıklamalar yaparak tutuklandı. Gary Lineker, İngiliz hükümetinin söylemlerini Nazi söylemleriyle karşılaştırarak işinden oldu. Peki bizim futbolcularımız? Milyon euro’larla ödüllendirilen kahramanlarımız? Kendi ülkelerinde olup bitenlere gözlerini mi kapatıyorlar yoksa gerçekten umurlarında mı değil anlayamıyorum.

Sormak istiyorum: Bir kulübü büyük yapan sadece kazandığı kupalar mı, yoksa gerçekten neyi temsil ettiği mi? Eğer futbol sadece futboldan ibaret olsaydı, bu kadar insan bir araya gelir miydi? Bu kadar duygu, bu kadar aidiyet, bu kadar tutku bir oyunun peşinden sürüklenir miydi?

Bu sessizlik bir tercih. Bu tercih, bir gün tarih önünde muhakkak sorgulanacak. Bir gün şampiyonluklarınız unutulacak ancak bu kayıtsızlık sırtınızda bir utanç vesikası olarak kalmaya devam edecek.

Tags: ,

İlginizi Çekebilir

Korku Krallığının Suskun “Sanatçıları”
Sessizleşmiş bir şehirde umut aramak

Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!