merhababensokak, geçtiğimiz ay yayınladığı “Evlerinin Önü Mersin” adlı teklisinden sonra BBI Yerli köşemizin 245. konuğu oluyor.
1. Projenizin adı nedir?
merhababensokak
2. Kendinizden ve müzik kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?
merhababensokak, 2019 yılında kurulan bir müzik grubu. 2014’te İzmir’de kurulan Sokak Lambası grubunun da devamıdır aslında. merhababensokak, grup üyelerinin farklı şehirlerde olması ve beklentileri üzerine grubun kurucusu, şarkı yazarı ve şarkıcısı Alp Tanata ile kısa bir süredir tek kişilik bir müzik grubu olarak devam ediyor. (Böyle devam etmeyeceğini umuyor)
3. Siz müziğinizi hangi tarz ya da tarzlar içinde tanımlıyorsunuz?
Müziğimizi bağımsız rock olarak kategorize edebiliriz.
4. Üretiminize hangi şehirde devam ediyorsunuz? Yaşadığınız şehrin müziğinize sizce etkisi var mı?
Şu an İstanbul. Daha önce üretim yaptığımız şehirlerin İstanbul kadar sanatsal ve kültürel bir dokusu olmadığını düşünüyorum. Bu yüzden İstanbul’un kişiliklerimize bile nüfus ettiğini, dönüştürdüğünü biliyorken merhababensokak’ın müziğine etki etmesi kaçınılmaz.
5. Müziğinize değer katan kişiler kimlerdir?
Çok yakın dostlarımdan bahsedebilirim. Türkiye’de büyük kitlelere ulaşmadan müzik yapmak cesaret ve biraz da delilik işi. Bu büyük karmaşa ve var olma mücadelesinde onların hayranlığı, destekleri ve eleştirileri olmasa olumsuzluklara karşı daha az bağışıklığa sahip olabilirdim.
6. Müziğini etkileyen gruplar ya da sanatçılar var mıdır?
Bülent Ortaçgil, Muse, Arctic Monkeys, The Fratellis, Doc Watson, Rosenberg Ailesi, Sezen Aksu, Poets of the Fall, Neşet Ertaş, Erkan Oğur, Fikret Kızılok, Lilly Allen, Yalın, Barış Manço, Metallica, Disturbed, Pentagram, Pinhani, Mor ve Ötesi, Duman, Teoman, Redd Billie Eilish, Imagine Dragons, Avenged Sevenfold, Maroon 5, Franz Ferdinand, Velvet Revolver, Coldplay, Yeni Türkü, Chopin, MFÖ, Oi Va Voi
7. Daha önce sahne aldınız mı? Varsa en yakın etkinliğiniz ne zaman?
merhababensokak, adı Sokak Lambası iken İzmir’de çok sık sahne alıyordu. Daha sonra eğitim sebepli taşınmalardan dolayı sadece üretim kısmına odaklanabilmiştik. Bu yüzden merhababensokak maalesef tek bir konser verdi ve o da geçtiğimiz Mart ayında Kapadokya’daki bir etkinlikte gerçekleşti. Orada insanlarla kurulan bağ muhteşemdi. Umuyorum müziğimizi duyduğu zaman heyecanlanan insanlarla yeniden ve sıkça karşılarız.
8. Sence ülkemizde sahne almanın zorlukları nelerdir?
Sanırım en büyük zorluk maliyetler. Bir diğer zorluğunu çektiğimiz sorunsa, çalacak mekanlar veya organizasyonlarla bizi buluşturacak olan bir menajer ya da menajerlik şirketi ile çalışamıyor olmamız. Genel olarak müziğin icra ve üretim kısmında iddialı ve inançlı olsak da, dağıtım, pazarlama, kariyer yönetimi gibi alanlarda desteğe ihtiyaç duyuyoruz ki bu bahsettiğim sorun da bunlardan birisi.
9. Yayınlanmış albüm, kısa çalar veya teklileriniz var mı?
Hiç albüm yayınlamadık. İstiyorum ama… Bolca teklimiz ve Sokak Lambası adını kullandığımız dönemde yayınladığımız şarkılardan oluşan derleme bir kısa çalarımız var.
10. Projenizde yer alan eserler “tasarım” olarak neyi ifade ediyor?
merhababensokak müziği “sokak” gibi. Bazen bir tatil kasabasında denize çıkan bir sokak, bazen gürültülü, depresif bir metropolün çıkmaz sokağı, bazen yağmurlu, bazen kupkuru, betondan başka hiçbir şeyin dikkat çekmediği bir sokak. Ticari açıdan bu tarz çeşitlilikler en azından erken dönem sanatçı ve müzik grupları için çok riskli olabilir. Bu yüzden bu soruya verdiğim yanıt, merhababensokak adına iyi bir şey midir yoksa kötü bir şey mi bilmiyorum.
11. Kayıtlarınızı nerelerde alıyorsunuz ve ses prodüksiyonunda kimlerle çalışıyorsunuz?
Kayıtlar evde yapılıyor. Müzik prodüksiyonunda çok çeşitli insanlarla çalıştık. Ama genel olarak merhababensokak sadece ses konusunda değil, bütün süreçlerde kendi pişirdi kendi yedi. Şimdi de öyle. Grupta kalan tek kişi olarak her şeyi (maalesef) ben üstleniyorum.
12. Kendinize ait bir üretim alanınız var mı?
Kayıt aşaması ev stüdyosunda gerçekleşiyor. Besteleme aşaması için vereceğim yanıt ise yeryüzündeki her yer.
13. Sırasıyla, dinleyici – mekanlar – organizatörler – müzisyenler, müzik basını ve diğer kişi/kişilerden beklentileriniz nelerdir?
Günümüz dünyasında bir sanatçı olarak otantik ve entelektüel varoluş artık neredeyse ayıplanacak bir hale geldi. Eskiden bunlar değerli ve havalı şeylerdi. Benim büyüdüğüm dünyada, işin kalitesini önceliğe almak bir değerken; kişinin kendisini başkalarının dünyasına dayatması bir görgü sorunuydu. Bugün tam tersini yaşıyoruz. İşin kalitesini önemsemenin sadece birkaç insan için anlam taşımasını geçiyorum, modern müzik endüstrisinin sanatçı ve içerik üreticileri üzerinde kurduğu baskıdan dolayı kaliteyi ve sanatsal derinliği hedefleyebilecek bir zaman dahi bulamıyoruz. Elbette bunu yapabilen ekip ve sanatçılar olsa da, sektörde var olma gayesi taşıyanların ekseriyeti bu baskıyı sırtında taşıyor. Üstelik artık tek başına çalışan bir müzisyenseniz hem yapım aşaması hem yapım sonrası aşamasında büyük zorluklar yaşıyorsunuz.
Diğer konuya gelirsek, yaptığım her paylaşım sonrası kendi varlığımı ve görünürlüğümü başkasına dayatıyormuş gibi bir kaygı taşıyorum. Ama aslında bu eski dünyanın bir erdemiydi. Şimdi ise “gör beni, dinle beni, paylaş beni, beğen beni” dünyasında yaşıyoruz. Bunu benimseyemeyenler ise algoritma tarafından “daha az değerli” sayılıyor. Bu yeni dünyaya adapte olmamayı seçip küskün bir tavır almak hiçbir sanatçının faydasına olmasa da; plak şirketleri, organizatör ve menajerlik şirketlerinin bir sanatçının kariyer başarısını değerlendirirken bunları da göz önünde bulundurmasını isterdim.
14. Müzik dışında aktif olarak devam ettirdiğiniz mesleğiniz var mı? Devam eden rutin hayatınız ve müzik hayatınız arasındaki dengeyi kısaca anlatabilir misiniz?
Bir süredir sadece müzikal üretime odaklıyım.
15. Projenize ait sosyal medya hesapları nelerdir?
Instagram’daki @merhababensokak veya @alptanata hesaplarından ulaşabilirsiniz.
16. Dinleyiciler, mekanlar veya organizatörler size nerelerden ulaşabilir ve kiminle iletişime geçebilir?
Sosyal medya hesaplarımız üzerinden bizimle iletişim kurabilirler.












