Projenizin adı nedir?
ÖTE
Kendinizden ve müzik kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?
9 Mayıs 2002’de İzmir/Konak’ta dünyaya geldim. Lise zamanlarımda bir black metal grubum vardı. O dönem gitar çalıp şarkı söylüyordum. 2020’de yakın arkadaşım Oğul Avcı ile bir araya gelip bu müziğin temellerini atmaya başladık. 2022 yılında yollarımızı ayırdık ve ÖTENAZİ olarak solo üretmeye devam ettim. Yaklaşık üç senelik sessizliğin ardından şimdi ÖTE olarak yeni bir döneme giriyorum.
Siz müziğinizi hangi tarz ya da tarzlar içinde tanımlıyorsunuz?
Elektronik, dark pop ve dark hip hop’un bir karışımı diyebilirim.
Üretiminize hangi şehirde devam ediyorsunuz? Yaşadığınız şehrin müziğinize sizce etkisi var mı?
İstanbul’da yaşıyorum. İstanbul’un kaosu ve temposu müziğime kesinlikle yansıyor.

Müziğinize değer katan kişiler kimlerdir?
Çevremde çok iyi müzisyenler var. Hepimiz bir şekilde birbirimizi besliyor ve birbirimize ilham oluyoruz.
Müziğinizi etkileyen gruplar ya da sanatçılar var mı?
Çocukluğumdan beri dinlediğim ve sevdiğim her sanatçıdan, her türden etkilendiğimi söyleyebilirim. İsim vermem gerekirse Marilyn Manson, Gesaffelstein, Charli XCX ve Nine Inch Nails derdim.
Daha önce sahne aldınız mı? Varsa en yakın etkinliğiniz ne zaman?
Daha önce underground kulüplerde, rock barlarda ve birkaç konser mekânında sahne aldım. Albümüm çıktıktan sonra yeniden sahnelere dönmeyi ve daha fazla konser vermeyi planlıyorum.
Sizce ülkemizde sahne almanın zorlukları nelerdir?
Türkiye’de sahne almanın en zor tarafı, bağımsız sanatçılar için sürdürülebilir bir düzen kurabilmek. Mekân sayısı sınırlı, organizasyon bütçeleri değişken ve yeni isimlere alan açılması her zaman kolay olmuyor. Bunun yanında ekonomik koşullar hem dinleyiciyi hem de organizatörleri etkiliyor. Ama bütün bunlara rağmen iyi müzik yapan ve kendi kitlesini oluşturan sanatçılar için hâlâ ciddi fırsatlar var. Bence önemli olan sadece sahne beklemek değil, insanların seni izlemek isteyeceği bir dünya kurabilmek.
Yayınlanmış albüm, kısaçalar veya teklileriniz var mı?
İlk albümüm SES, 28 Ağustos’ta yayınlanacak. Onun dışında yayımladığım 8 tekli ve 3 şarkılık bir multi-single çalışmam bulunuyor.
Projenizde yer alan eserler “tasarım” olarak neyi ifade ediyor?
Tasarım anlayışımı güçlü basslar, sert drumlar ve elektronik dokular oluşturuyor. Nefesli ve katmanlı vokallerle karanlık ama akılda kalan bir atmosfer yaratmaya çalışıyorum. Sözlerde ise hikâye kulüpten yatak odasına uzanıyor; arzu, bağımlılık, gece hayatı ve kırılganlık aynı dünyanın içinde buluşuyor. Benim için müziğin enerjisi kadar yarattığı atmosfer de tasarımın önemli bir parçası.

Kayıtlarınızı nerelerde alıyorsunuz ve ses prodüksiyonunda kimlerle çalışıyorsunuz?
Kayıtlarımı evde alıyorum ve tüm prodüksiyon sürecini kendim yürütüyorum. Başkası yaptığında içime sinmiyor.
Kendinize ait bir üretim alanınız var mı?
Evet, kendime ait bir home stüdyom var.
Sırasıyla dinleyici, mekanlar, organizatörler, müzisyenler, müzik basını ve diğer kişi/kişilerden beklentileriniz nelerdir?
Beklentim insanların kendilerine ilk başta yabancı gelen müziklerden ve sanatçılardan korkmaması.
Dinleyicilerin önyargıyla değil merakla yaklaşmasını, mekânların ve organizatörlerin biraz daha risk almasını isterim. Müzisyenlerin de birbirini rakip olarak görmek yerine birbirinden beslenmesi bence daha değerli. En iyi işler bazen ilk duyulduğunda garip gelir. Yeni olana bir şans vermek, müziğin ilerlemesini sağlayan en önemli şeylerden biri.
Müzik dışında aktif olarak devam ettirdiğiniz mesleğiniz var mı? Devam eden rutin hayatınız ve müzik hayatınız arasındaki dengeyi kısaca anlatabilir misiniz?
Hayır, şu an tek odağım müzik.
Projenize ait sosyal medya hesapları nelerdir?
Instagram: @ote___ote
YouTube: @otee3
TikTok: @ote___ote
Dinleyiciler, mekanlar veya organizatörler size nerelerden ulaşabilir ve kiminle iletişime geçebilir?
emir@svaji.com
Eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Bence en iyi tanıtım, müziğin ve sanatçının yarattığı dünyanın kendisi. Geri kalanını dinleyicinin keşfetmesini tercih ediyorum.












