Karga’da gittiğim konserleri seviyorum.
Mekânın kendine özgü samimi sahnesi, her daim özenle seçilmiş keyifli bir topluluğu bir araya getiriyor. Haliyle oradan güzel hatırlamadığım bir konserle ayrıldığımı söylemem pek mümkün değil.
Karlı bir 18 Şubat günü, Yangın konseri için Karga’nın dar fakat samimi sahnesinde toplandık. İçerisi beklediğimden daha kalabalıktı. Yangın’dan önce sahne alacak olan Münih çıkışlı Die Sauna’nın dinleyicileri arasında bolca yabancı vardı. Bu çeşitliliğin ortama ayrı bir renklilik kattığını düşünüyorum.
Die Sauna daha önce duyduğum bir grup değildi, bu yüzden sahneye çıktıklarında çok büyük bir beklentim yoktu. Fakat keşke olsaymış; grup beni adeta büyüledi. Çizgili gömlekleri ve pantolon üstüne giydikleri etekleri bir yana, solistin David Byrne stilini andıran o kocaman kare silüetli ceketi görsel olarak hafızama kazındı. Konserin hızı, saksafon soloları ve davulların alanı doldurmasıyla performans kısa sürede unutulmaz bir deneyime dönüştü.

Şu sıralar yeni albümleri “Tut Beni” de yayınlanmışken onlara bir şans vermenizi şiddetle öneriyorum. Benim favorim “Es wär noch wichtig dich zu sehen” oldu. Sözlerini anlamasam da şarkı bana çok romantik hissettirdi.
Bir şarkının dilini anlamamak ama tınılar üzerinden duyguları yorumlamak, uzun süredir özlediğim bir duyguymuş. Bu bağı yeniden kurabilmek adına Die Sauna’yı Türkiye’de tekrar dinlemeyi çok isterim.
Yangın’ı ise “Benden Kaçtın” parçasıyla tanımıştım. Yangın’ın müziği modern alternatif rock ve indie duyumunu bir araya getirmek konusunda oldukça başarılı. Ayrıca grubun görsel dünyasına, özellikle albüm ve single kapaklarına değinmeden geçemeyeceğim. PLASTİK albümü ve “Aşk Olsun” teklisinin kapak tasarımları favorilerim arasında. Bu nedenlerle Yangın’ın performansını canlı dinlemeyi sabırsızlıkla bekliyordum.
Grup sahneye “Düşerdi Yıldızlar” ile çıktı. Melankolik bir açılıştı; davulların daha sabit ilerlediği bu parça, vokal Theo’nun sesini oldukça ön plana çıkardı.
Ardından “Elektrik”i dinledik. Çok daha hareketli ve bir o kadar da politik olan bu parça, konserden sonra en sık dinlediklerimden biri oldu. Sözleri manidar olsa da enstrümanlardaki enerji konserde çok eğlendirdi. Hep bir ağızdan “Elektrik yine gitti!” diye bağırmak çok keyifliydi. Bu kesinlikle yeniden yaşamak isteyeceğim türden bir deneyimdi.
“Nefes” ile kısa bir soluklandıktan sonra temponun giderek arttığını söyleyebilirim. “Bir Yaz Daha Bitti”, grubun en tatlı işlerinden biri. Klasik Yangın tınılarını taşısa da oldukça ferah bir şarkı; yazın sonlanışını ve mevsim geçişinin buruk hissini dinleyiciye çok iyi aktarıyor.

“Arabesk”e geçerken alandaki hareketlilik iyice arttı ve ortada yavaş yavaşbir moshpit oluşmaya başladı. “Bundan Böyle” ve “Acıma Bana”nın ardından yeni şarkıları “Faili Meçhul”ü canlı dinleme fırsatı bulduk. Bas ve davul kullanımı açısından diğer şarkılarından daha farklı, daha deneysel bir tonda olması dikkatimi çekti.
Finalde gelen “Benden Kaçtın” ise benim için konserin tepe noktasıydı. Parçadaki basların ve gitarın hiç durmaması, o “kaçma” hâlini çok iyi yakalıyor. Birinin uzaklaşmasını izlerken “Neden?” veya “Nasıl?” gibi sorular sormadan, parçanın sadece o kaçışı gözlemleme temasını seviyorum. Nakarattaki enerji boşalması, canlı performansta bambaşka bir boyuta ulaşıyor.
Aşırı eğlendiğim bu gecenin sonunda Karga’nın kapısından dışarı çıktığımda zihnimde bir düşünce vardı:
Kaçmak, her zaman birinden ya da bir şeyden uzaklaşmak olmayabilir.
Bazen bir ritmin, bir melodinin içinde kaybolup kalabalıkla aynı hissi paylaşmak da olabilir.
Yangın’ın o yüksek enerjisi ve Die Sauna’nın büyüleyici sound’u arasında geçen bu gece, bizi de benzer bir şekilde gündelik hayatlarımızdan çekip çıkardı.
Belki de kaçmak kolektif bir şeydir.
Biz o gece Karga’da, hep birlikte eğlenmek için kaçmıştık. Bir sonraki Yangın konserinde, bu kolektif kaçışın tekrar bir parçası olmak için şimdiden sabırsızlanıyorum.












