Geçen sene ülkemizde 3 konserinin iptali sebebiyle kanlı canlı göremediğimiz Morrissey’i izlemek için 15 Şubat Pazar akşamı Hamburg Sporthalle’nin yolunu tuttum.
40 DAKİKA VİDEO KLİP SEÇKİSİ
Resmî bilet satış kanalı üzerinden aldığım bilet fiyatı 70 euroydu (Çilekeş beylere selamlar) ve kategori ayrımı yoktu. Önce gelen önde izler mantığını benimseyen mekân için ben de konser başlangıç saatinden 3 saat önce mekânın önündeydim. Hissedilen sıcaklık -11 derece olmasına rağmen sıra gitgide kalabalıklaştı ve bu durumdan söylenen tek bir kişi bile olmadı. Morrissey fanları da biliyordu ki ufacık bir can sıkıntısı şovun iptali için yeterliydi. Toplamda 400 konserinin iptal edildiği ve sadece geçen sene bile 64 şovdan 32’sini iptal ettiği bilgisini cebime alarak en kötü Hamburg’ta gezerim diyerek beklentisiz bir şekilde konseri beklemeye başladım.
Konser başlama saati 20.00’de ekranda Morrissey’in seçmiş olduğu klipler gösterilmeye başlandı. Ve bu klipler 40 dakika sürdü. Yine fanlardan gelen herhangi bir ıslık / sıkılma / protesto benzeri şeylerin olmadığını da belirteyim. Hatta klipler bitip sahneye geldiğinde bu uzun gösterim için özür diledi ama yapacak bir şey yok diyerek klasik Moz tavrını ilk saniyelerden gösteriverdi. Kliplerden hatırladığım bazı şarkılar:
Açılış olarak Sigue Sigue Sputnik – Everybody Loves You
Ramones – She’s The One
Kid Creole and The Coconuts – My Male Curiosity
Little Tony – Cuore Matto
Gene Pitney – Billy You’re My Friend
Sham 69 – If The Kids Are United (Tüm salon eşlik etti)
Barbara Lynn – You’ll Lose A Good Thing
The Runaways – Cherry Bomb
VE SAHNEDE – KONSER NOTLARI
1. YILLARDIR CANLI DUYULMAYAN ŞARKILAR CAN BULDU
Morrissey, ekibi ile aynı anda sahnede beliriverdi. İşte o an o kadar beklemenin verdiği bir duygu patlaması ile 15 yaşımdaki kendime dönüp gülümsedim. Konsere Billy Budd ile girdi. Hamburg konseri 2026 turnesinin ikinci ayağıydı ve bu turnede çok çeşitli bir setlist’le bizi karşıladı. Hem klasik hitleri hem de uzun süredir çalmadığı şarkıları çalmasına ek olarak yeni albümden de 3 şarkıyı canlı olarak dinleme fırsatı bulduk.
Bu turneye eklediği ve uzun süredir çalmadığı şarkılar:
A Rush and a Push and the Land Is Ours (2012 yılından beri ilk kez)
I Just Want to See the Boy Happy (2009’dan beri ilk kez)
World Peace Is None of Your Business (2020’den beri ilk kez)
Now My Heart Is Full (2015’ten beri ilk kez)
2. YENİ ALBÜM HAVADİSLERİ
Bilindiği üzere Morrissey uzun sürenin ardından Sire Records ile anlaştı. Yeni albüm Make-Up Is a Lie 6 Mart’ta yayınlanacak. Konserde dediğine göre plak, kaset ve CD olarak piyasaya sürülecek ve özenli bir kartoneti olacak. Şimdiye kadar albümden 2 single yayınlandı. Birisi albüme adını veren Make-Up Is a Lie ve diğeri Notre Dame. Albüm kaydının Fransa’da tamamlanması şarkılar üzerinde büyük etki yaratmış durumda. En azından ilk 2 şarkı üzerinde referansları görebiliyoruz.
Notre Dame şarkısı Paris katedralindeki yangını anlatıyor. Şarkının ilk sözleri “Before investigations, they said: ‘This is not terrorism.’” iken gelen tepkiler üzerine yayınlanan versiyonunda they said: “There’s nothing to see here.” olarak değiştirildi.
Konserde albümden 3 şarkı dinledik. Birisi henüz yayınlanmamış olan şarkısı: The Monster of Pig Alley. Şarkıyı söylemeden önce şarkının kısa bir hikâyesini anlattı. Yine hatırladığım kadarını size çeviriyorum:
“Çocukken Rum-Yunan kökenli bir şarkıcı vardı. Nana Mouskouri ve onun kocaman gözlükleri vardı. Her şarkısı öncesi şarkının hikâyesini anlatır öyle söylerdi. Ve ben de şimdi bunu yapmak istiyorum. Yeni şarkımda canavarlar olarak hayallerinin peşinden gitmesini engelleyip evde kalması için çocuğuna baskı yapan ebeveynlerden bahsediyorum. Çocuk tabii ki biraz şöhret buluyor ama umutsuz bir şekilde yaşamını sürdürürken bir gün bir tarlada ölü bulunuyor.”
Yeni albümle alakalı bir diğer gelişme ise 27 Şubat’ta yayınlanacak olan Amazona şarkısı. Morrissey şarkının Roxy Music’in Stranded albümünde yer alan Amazona şarkısının cover versiyonu olduğunu konserde bildirdi.
Ayrıca Morrissey garip bir şekilde Instagram üzerinden bir çekiliş yapacağını duyurdu. ABD / Birleşik Krallık ve Kanada’da ikamet edenlerin katılacağı çekilişte ödül olarak imzalı plaklar ve albüm kapağında yer alan Morrissey ceketi hediyesi var.
3. SAHNEYİ TERK ETTİ!
Evet konser tabii ki skandalsız geçmedi! Grup benim de favori şarkım olan I Know It Is Over’ı çalmaya başladığında Morrissey kulisteydi. Beyaz bir gömlek ile sahneye gelen Moz “Hayır, hayır” diyerek sahneyi terk etti ve herkes ne olduğunu anlamadan sahneye bakakaldı. Fanların en büyük korkusu o andan itibaren şovun geri kalanını iptal etmiş olabileceği olasılığıydı. Grup kalabalığı oyalamak için klavye solosu çaldı. Yaklaşık 4 dakika sonra Moz sahneye kostüm değiştirerek geri geldi ama şarkıyı asla çalmadılar.
Bu konuda çeşitli söylentiler oldu. Kimisi şarkının annesini hatırlattığı için (Moz vefat eden annesine aşırı düşkündü) kendisini kötü hissettirdiğini ve söylemek istemediğini söylerken kimisi grubun şarkıya hatalı giriş yaptığını öne sürerek Morrissey’in buna sinirlendiğini söyledi. Asıl sebebi hiç kimse bilmiyor!
4. ELLERİNDE ÇİÇEKLER…
Neredeyse her konserine gelen fanlar bu konserde keyfinin yerinde olduğunu söyledi. Her şarkı öncesi espri yapmaya çabalıyordu en azından. Konserde sevdiğim bir kısım ise salonda kendisi için gelen herkese tek tek seslenmek istediğini ama bunu yapamayacağını belirttikten sonra “Ama en azından bazılarınızı sayabilirim” diyerek bazı tanıdığı hayranlarının isimlerini sayarak tek tek selam verdi. Bir dinleyici için en özel anlardan biri bu olsa gerek.
Konserin en özel anlarından biri de tabii ki There Is a Light That Never Goes Out şarkısında meşhur çiçekleri eline alarak salonun dev çığlıkları eşliğinde şarkıyı söylemesi idi. Hassas kırılgan kalplerimize her notası ile dokunan bu adamın sesinin hâlâ nasıl bu kadar güçlü kaldığına da şaşırmadan edemedim.
Bir diğer söylemeye değer an ise Morrissey ve grup üyelerinin sırayla sahne önüne gelerek Almanca bir şeyler konuşmaya çalıştığı an idi.
Gittiği ülkelere özel şeyler yapmayı seven Moz’un zamanında İstanbul konserine Zeki Müren diye bağırarak girişini de unutmadık.
Geçen sene gelseydi bu tarz şık hareketler görebilirdik muhtemelen.
5. ELVEDA
Bis için sahneye geri dönen Morrissey How Soon Is Now? ile bizi derin düşünceler içinde bırakırken şarkı finalinde yine klasikleşmiş hareketi olan tişörtünü yırtıp seyircilere atarak sahneyi terk etti. Ve ekranda opera şarkı klibi ile geceyi kapattı. Uzun bir süre salondan ayrılmak istemedim. Bilmiyorum neden ama etrafımdaki Moz atkısı, beresi, tişörtü giymiş seyircilerin gözlerinde olan mutluluğu izlemek hoşuma gitti.
Alandan dışarı çıktığımda merch alanında deli bir kalabalık beni karşıladı. Fiyatların çok da ucuz olmadığını belirteyim. Tişörtler yaklaşık 40 euro, bereler 30 euro civarındaydı. Yeme içme alanında her yerde yazan vegan yazılarına bakarak gülümseyip daha da soğumuş havanın yüzüme çarpmasıyla otelimin yolunu tuttum. Morrissey berem soğuktan koruyor muydu emin değilim ama başımın üstünde yeri olduğu aşikârdı.
Her şeyine ve söylediği her şeye rağmen, kırık kalbimizi daha da kıran da o, onaran da. Morrissey’i bir daha izleyebilmek mümkün olur mu bilmiyorum.
Olmazsa da tribute grubuna denk gelip gözlerimizi kapatır ve bizi öpmelerine izin veririz kim bilir?
Setlist:
Billy Budd
Alma Matters
I Just Want To See The Boy Happy
Make-Up Is A Lie
A Rush And A Push And The Land Is Ours
Notre-Dame
World Peace Is None Of Your Business
There Is A Light That Never Goes Out
Suedehead
Best Friend On The Payroll
Now My Heart Is Full
I Know It’s Over (tamamlanmadı)
Everyday Is Like Sunday
The Monsters Of Pig Alley
Life Is A Pigsty
Lost
Jack The Ripper
I Will See You In Far-Off Places
How Soon Is Now?











