Alternatif sahnede yeni bir üçlü: heryol

Röportaj
Geçtiğimiz yaz yayımladıkları ilk albümleriyle alternatif müzik dünyasının radarına hızlıca giren heryol, Yıldız Teknik’te başlayan tanışıklıklarını üç kişinin ortak hayaline dönüştürmüş bir ekip.
Kendine özgü atmosferiyle kitlesini giderek büyüten grupla hem bu ilk albümün yolculuğunu hem de önlerinde açılacak yeni yolları konuştuk.

1. heryol kimdir? Grubu kimlerden oluşuyor ve bir araya geliş hikâyeniz nasıl başladı?

heryol; vokalde Ensar Bayraktar, gitarlarda Alp İşbilen ve bas gitarda Yavuz Mercan üçlüsünden oluşuyor.

ALP: Hepimiz Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Müzik okuyoruz. Tanışıklığımız okul sayesinde başladı. Beraber vakit geçirmekten oldukça keyif aldığımız ve benzer müzikleri dinleyip üzerine konuştuğumuz bir dönemde, Ensar ile benim bir şeyler yapma isteğimizin dilden ele dökülmesi ile ufak taslaklar atılmaya başlandı. O sırada Yavuz’un “Gelin, ben de prodüksiyon sürecini üstleneyim” demesiyle bir kıvılcım çakılmış oldu. Çok kısa süre sonra Yavuz da grubun ayrılmaz bir parçası hâline geldi ve heryol ortaya çıktı.

2. “heryol” ismine nasıl karar verdiniz? Bu ismin arkasında nasıl bir anlam veya hikâye var?

ENSAR: heryol isimli parçayı yaparken ortaya atılmıştı. O dönem Falafel ve Mana gibi alternatiflerimiz vardı.

YAVUZ: Aynı zamanda bir Parcels şarkısı.

3. Geçtiğimiz yaz paylaştığınız ilk albümünüz HERYOL, oldukça atmosferik bir prodüksiyona sahip. Bu albümün yapım süreci nasıldı? O karakteristik synth havasını yaratmak için özellikle nelere dikkat ettiniz?

ALP: Albümün yazım sürecinin farklı dönemleri oldu açıkçası. Çok eskiden yazdığım “Matem” ve “Saklasam” gibi parçalar da albüme kendini soktu. Çok yeni, kayıttan önceki gece yazılmış “Çamlık” da orada kendine yer buldu. Sound konusunda gitarlara dair şunu söyleyebilirim: Dinlediğim ve en sevdiğim müzikler genellikle ambient yaklaşımını benimseyen işler oluyor, dolayısıyla bu üretimime de yansıyor.

YAVUZ: Albümü benim yatak odamda kaydettik. Üçümüzün aynı anda sığabilmesi için Alp’in sırtı dönük ve gitarı bizden uzak şekilde çalması gerekiyordu. Saat sınırlamamız olmadığı için daha rahattık; istediğimiz kadar kayıt alıp silebilme özgürlüğü iyi hissettiren bir şey. Ama dezavantajları da var tabii. Albümün 4. şarkısı “heryol”da düşen tencere sesini duyabilirsiniz.

ENSAR: İlk albümde genellikle biri bir şeyler karalar ve ortaya atardı. Sonrasında birlikte onun üzerine kurulup “Ne yapabiliyoruz?” diye düşünürdük. Şu an daha büyük bir pencereden bakıyoruz; sadece üçümüz değil, bütün grup zaman zaman planlı, zaman zaman tamamen spontane şekilde stüdyoda çalıp bir şeyleri daha kolektif ve grup müziği olarak duyurma eğilimindeyiz.

 4. heryol’un müzikal olarak beslendiği ya da ilham aldığı isimler arasında kimler var?

ALP: Radiohead ilk ve en önemli referansımız demek çok yerinde olur. Bu albümde muazzam duyulmuyor ama gelecek işlerimizde duyacaksınızdır: The Strokes hepimiz için çok önemli bir yere sahip. Ben kendi adıma Stian Westerhaus, Slowly Rolling Camera ve The Void gibi isimleri çok fazla dinliyorum.

YAVUZ: Benim bas çalımımdan yola çıkarsak, Red Hot Chili Peppers demeden olmaz. Bir basçı olmadığım için daha leadkarakterli bir çalım duyuluyor benim partlarımda; bunun en büyük sebebi RHCP hayranlığımdır.

ENSAR: Aynı şeyler aslında. Ben de Beatles diyeyim. Çaldığım neredeyse her şeyi onlar sayesinde öğrendim.

5. Türkiye’de alternatif müzik sahnesinin bugünkü durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu ortamda üretim yapmak sizin için nasıl bir deneyim?

ALP: Zamanında hatırlarsınız, Büyük Ev Ablukada ile başlayıp ardından Adamlar, DKTT gibi ekiplerin bayrağı yükselttiği bir dönem olmuştu. Şu an bizimle birlikte üretim yapan pek çok ekip var; Sren, Selüt, Eriç… Hepsi sevdiğimiz ve takip ettiğimiz isimler. Benzer bir scene yaratılıyor ve benzer bir dönem yaşanıyor gibi hissediyorum.

6. Önümüzdeki dönemde heryol’u nasıl bir yol bekliyor? Yeni kayıtlar veya konserler gündemde mi?

YAVUZ: Bir süredir yeni şarkılarımız üzerinde çalışıyoruz. Yakın dönem planımızda birbirleriyle ilişkili iki EP var. İlk albümü kaydettikten hemen sonra ikinci albüm için demolara başlamıştık, şimdi daha fazla materyale sahibiz. EP’lerden sonra ikinci albümün kayıtlarına otururuz gibi duruyor. En yakın konserimiz de 27 Kasım’da Babylon’da. Herkesi bekleriz.

7. Sahnenizi ilk kez görenler ya da sizi yeni keşfedenler için, mutlaka hissetmelerini istediğiniz bir duygu veya vermek istediğiniz mesaj nedir?

heryol mübah.

Tags: ,

İlginizi Çekebilir

İsrail, Eurovision 2026’da yer alacak: Birçok ülke yarışmadan çekiliyor!
Yangın’dan yeni tekli: “Benden Kaçtın”

Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!