Deftones 5 yıl sonra “private music” ile geri döndü

Albüm İncelemeleri
Deftones, 5 yıllık bir aradan sonra 10. albümleri “private music” ile karşımızda. Albümde sesler tanıdık, fakat bu sefer işler biraz farklı…

“Nu-metal” etiketiyle anılsalar da, müzik dünyasında bu sınırlı etiketin çok ötesinde bir varlık gösteren Deftones’un ilk albümleri üzerinden tam 30 yıl geçti. Bu 30 yılda alternatif metale kattıkları duygusal derinlik, sinematik dokunuşlar, zarif ve soyut sözlerle imza tarzlarını yarattılar. 10 albüm, onlarca turne derken yol hiç de kolay olmadı. Bağımlılık, yazar tıkanıklığı, bir grup üyesinin ölümü gibi felaketler ve çöküşler de yaşandı. Chino Moreno’nun Guardian’a verdiği röportaja göre, hâlâ bir arada olabilmelerine şaşkınlar; fakat aynı zamanda hiç olmadığı kadar özgüvenli ve iddialılar.

Deftones; 5 yıllık bir aradan sonra 10. albümleri “Private Music” ile karşımızda. Albümde sesler tanıdık, fakat bu sefer işler biraz farklı… Artık, alternatif metal dinleyicisi olan y kuşağının yanında yepyeni bir dinleyici kitleleri var: sosyal medyanın, erken milenyum nostaljisinin ve shoegaze rönesansının etkisiyle Deftones kataloğunu ilk kez keşfeden gençler…

Bu taze rüzgarı arkasına alan Deftones; private music ile yalnızca bir y kuşağı nostaljisi olmadığını ve hâlâ her nesilden insanı sarsabilecek zamansız işler yapabildiğini bize kanıtlıyor.

Private Music, Reprise / Warner etiketiyle piyasaya sürüldü. Grubun önceki önemli albümleri Diamond Eyes ve  Koi No Yokan‘da da birlikte çalıştıkları Nick Raskulinecz  prodüktörlüğünde kaydedildi. Kayıt süreci Malibu, Joshua Tree ve Nashville’de gerçekleşti. Stüdyo kayıtlarında bass gitarist Sergio Vega’nın yerini tutmak üzere Fred Sablan eşlik etti.

Albüm, Abe Cunningham‘ın çılgın davul filleriyle my mind is a mountain‘ın derin ve groovy ritmini sürükleyerek açılıyor ve ilk andan itibaren dikkat çekiyor. Stephen Carpenter‘ın sekiz telli gitarının ağır tonlarına Moreno’nun durgunluk ve değişim arzusu temalarına işaret ederken sözleri eşlik ediyor.

locked club da  Moreno ilahi bir birleşmeden bahsediyor, şarkının anlatıcısı “sudan tanrıya bakıyor, yükseliyor, gerçeğe yaklaşıyor.” “bize katıl ya da dışarıda kal” derken vaaz tonundaki ürkütücü tonu, yerini nakaratlarda duygusallığa bırakıyor.

ecdysis klasik metal riffleriyle albümün enerjisiyle öne çıkanlarından.

cut hands, Chino’nun meydan okuyucu vokalleri ve grubun ritmik altyapısıyla öne çıkarırken, hem eski hayranları memnun ediyor hem de yeni dinleyiciler için bir köprü oluşturuyor.

Souvenir, New York Times’ın ifadesiyle dinleyiciyi adeta Chino’nun bilinçaltına götüren atmosferik bir yolculuk oluşturuyor.

Albüm, Deftones’un karakter formülünün tam bir örnek ürünü gibi. Agresyon ve naiflik arasındaki geçişler neredeyse kusursuz… Diğer parçalar da benzer bir dikkat ve özenle işlenmiş.  i think about you all the time, Chino’nun sinematik vokalleri ve hipnotik altyapısıyla grubun duygusal yönünü öne çıkarıyor.

Moreno’nun sözleri, albümün duygusal katmanlarını daha da derinleştiriyor. Guardian’daki röportajında dile getirdiği gibi, “barış ve kaos arasındaki denge” albüm boyunca hissediliyor.

Prodüksiyon, Nick Raskulinecz’ün dokunuşuyla hem devasa hem de zarif bir karaktere sahip. Her şarkı, duygusal ve görsel olarak yüksek çözünürlüklü bir deneyim sunuyor. Dinleyici, private music’te nostaljiyi değil, taze ve odaklı bir ifade biçimini deneyimliyor. Albüm, hem uzun yıllar boyunca Deftones’u takip edenleri hem de yeni nesil dinleyicileri memnun edecek türden. Grubun, metal müzikte pek duymadığınız, duygusal ve harmonik karmaşası her dinlemede biraz daha çözülürken dinleme keyfi ise katlanarak artıyor.

Tags: , ,

İlginizi Çekebilir

Babylon yeni sezon programını açıkladı!
Turkish Delight: Sıra Dışı Bir Müzisyen

Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!