BBI Yerli #246 | Elif Çohaz

BBI Yerli
Dinleyicilerin 17. Nardis Caz Vokal Yarışması ve İKSV Genç Caz+ gibi projelerden tanıdığı Elif Çohaz, 1 Ağustos’ta yayınladığı “Yelkenler” adlı teklisinin ardından BBI Yerli köşemizin 246. konuğu oluyor.

1. Projenizin adı nedir?

Elif Çohaz

2. Kendinizden ve müzik kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?

Profesyonel olmasa da müzikle uğraşan bir ailede doğdum ve büyüdüm. 3-4 yaşlarında şarkı söylemeye başladım. İlkokulda hem şarkı söylüyor, hem de okul korosuna org çalarak eşlik ediyordum. Öğretmenlerimden yeteneğim olduğunu sıkça duyduktan sonra, çok düzenli olmasa da klasik piyano dersi almaya başladım. Bunu flüt takip etti.

Rasyonel bir tercih yaparak hukuk okudum ancak müzik yapma arzusu hep içimde yaşamaya devam etti. Nitekim hukuk fakültesinde okurken caz müziğe ilgi duymaya başladım. Çok sevgili Elif Çağlar Muslu ile caz vokal çalışma fırsatı yakaladım. Daha sonra Bahçeşehir Üniversitesi’nin caz programını tamamladım. Akabinde 2019 yılında ufak ufak sahne almaya başladım ve Nardis Caz Vokal ve İKSV Genç Caz gibi yarışmalara katılarak dereceler ve deneyimler elde ettim. Ardından caz festivallerinde yer almaya başladım. Ne var ki, hayalim hep kendi şarkılarımla sahnede olmaktı, bu yüzden yazıp çizdiklerimi bestelere dönüştürmeye başladım. An itibariyle, bağımsız bir sanatçı olarak olarak bir şarkıcı/söz yazarı kariyeri inşa ediyorum.

3. Siz müziğinizi hangi tarz ya da tarzlar içinde tanımlıyorsunuz?

Aslında bir arayış dönemindeyim. Şu ana kadar ortaya çıkan işlerime baktığımda, popun melodik yapısıyla cazın serbestliği arasında bir yerdeyim. Tabii biraz alternatif tınılar da işin içine karışıyor.

4. Üretiminize hangi şehirde devam ediyorsunuz? Yaşadığınız şehrin müziğinize sizce etkisi var mı?

İstanbul’dayım. İstanbul’un doğrudan ya da dolaylı olarak müziğime kesinlikle etkisi var. Kalabalığı, gürültüsü, hiç durmayan temposu… Hem şehrin, hem işimin temposu yüksek. Bu yüzden yazdığım sözler de çoğunlukla aşırı mücadelenin verdiği yorgunluktan dem vuruyor. Hep bir kolaylık ve dinginlik arayışı var.

 

5. Müziğinize değer katan kişiler kimlerdir?

Müziğimle bağ kuran ve inanan herkes… Dinleyici bir şarkıyla bağ kurunca, o müzik bambaşka bir şeye dönüşüyor. En büyük değer de orada doğuyor bence.

6. Müziğinizi etkileyen gruplar ya da sanatçılar var mıdır?

Müziğimi etkileyen isimler çok net çizgilerle ayrılmış değil ama bazı ortak duygular taşıyorlar. Elif Çağlar’ın cazdaki yaratıcılığı, Jülide Özçelik’in özgün türkü yorumları, Dilara Sakpınar’ın vokal kullanımı, Feist’in yalın ama etkileyici duruşu, Nil Karaibrahimgil’in mizahi ve olumlu dili, Men I Trust’ın atmosferik ve zamansız sound’u gibi yakınlık hissettiğim detaylar var. Bence hepsinin ortak noktası, kalabalık yapılarla değil, detaylarla duygu yaratmaları. Ben de şarkılarımda bunu başarabilmenin peşindeyim; yalın ama katmanlı bir hissiyat bırakmak.

7. Daha önce sahne aldınız mı? Varsa en yakın etkinliğiniz ne zaman?

Evet, bugüne kadar birçok sahne deneyimim oldu. Nardis, Samms, Gregor, Badau (her zaman kalbimizde) ve Tamirane gibi mekanlar en keyifli performanslarımdan bazılarına ev sahipliği yaptı. Ayrıca İstanbul Caz Festivali, Zorlu PSM Caz Festivali, Akra Caz Festivali ve Adalar Caz Festivali gibi festivallerde de yer aldım. Şu sıralar ise biraz daha içe döndüm; bestelerime odaklanıyorum. Sahneyle beste süreci birbirini besliyor gibi görünse de, aslında enerjisel olarak bambaşka disiplinler. Bu yüzden zamanımı dengede tutmak adına sadece yakın müzisyen arkadaşlarımla bir araya geldiğim, performans baskısı olmayan sahnelerde yer alıyorum. Örneğin bu hafta sonu, çok sevdiğim dostlarımla Kırklareli’de çok tatlı bir mekânda çalacağız.

8. Sizce ülkemizde sahne almanın zorlukları nelerdir? 

Ülkemizde sahne almanın zorlukları, sanatçının bulunduğu seviyeye göre değişiyor elbette. Ama tüm müzisyenlerin ortaklaştığı en büyük sorun ekonomik koşullar. Teknik ekipmanların maliyeti, çoğu zaman sanatçının kaşesinden bile yüksek olabiliyor. Bu durum, en temel ihtiyaçların bile lüks hâline gelmesine yol açıyor. Kaliteli bir ses sistemi kurmak, tüm ekibin sahneye çıkabilmesi ya da düzenli prova yapabilmek bile artık çok ciddi maliyetler gerektiriyor. Hal böyle olunca, üretim değil geçim odaklı kararlar öne çıkıyor.

9. Yayınlanmış albüm, kısa çalar veya teklileriniz var mı?

Evet, ilk teklim Herkesten Ayrı, 2022 yılında İKSV & Sony Müzik iş birliğiyle Genç Caz+ albümünde yayınlandı. İkinci teklim Aşk Kolay Olmalı‘yı ise haziran ayında bağımsız olarak yayınladım. Bugün ise Yelkenler yayınlandı.

10. Projenizde yer alan eserler “tasarım” olarak neyi ifade ediyor?

Sade ama özenli bir anlatım dili kurmaya çalışıyorum. Müzik tarafında ise minimal ama keyifli bir yapıda kalmak istiyorum. Dinleyenin içine kolayca süzülsün ama bir yerinde mutlaka kalıcı bir şey bıraksın istiyorum.

11. Kayıtlarınızı nerelerde alıyorsunuz ve ses prodüksiyonunda kimlerle çalışıyorsunuz?

Genelde ev stüdyosunda alıyorum. Prodüksiyonda çok tatlı ve sabırlı arkadaşlarımla çalışıyorum. Ozan Türkan, Utku Gürler, Tolga Şişko, Doğancan Vural gibi…

12. Kendinize ait bir üretim alanınız var mı?

Evet, evimde minik ama işlevsel bir köşem var. Genelde piyano başında üretiyorum.

13. Sırasıyla, dinleyici – mekanlar – organizatörler – müzisyenler, müzik basını ve diğer kişi/kişilerden beklentileriniz nelerdir?

Dinleyicilerden elbette ilgi ve sevgi beklerim 🙂 ama en çok da sanatçılara şans vermelerini isterim. Dikkatin hızla dağıldığı bir çağda yaşadığımızı biliyorum ama bir şarkıya denk geldiklerinde sırf daha önce duyduklarına benzemiyor diye hemen geçmesinler isterim. Bazen yeni ve iyi şeyler, tanıdık olmayanın içinde gizlidir.  Organizasyon tarafında ise hakkaniyet ve şeffaflık en büyük ihtiyaç.

Müzisyen arkadaşlarımdan beklentim, özveri ve samimiyet— sahnede birlikte nefes almak ve konforlu hissetmek ancak öyle mümkün oluyor. Basından ise dürüst, özenli ve müziği merkezine alan bir bakış umuyorum. Hepimiz kendi alanımızda çok emek veriyoruz; birbirimize saygı göstererek yürümek en güzeli.

14. Müzik dışında aktif olarak devam ettirdiğiniz mesleğiniz var mı? Devam eden rutin hayatınız ve müzik hayatınız arasındaki dengeyi kısaca anlatabilir misiniz?

Evet, aktif olarak avukatlık yapıyorum. Müzik ve hukuk, birbirinden çok farklı dünyalar ama zaman zaman birbirini besleyen yönleri oluyor. Avukatlık bana disiplin ve direnç kazandırıyor; müzikse o disiplinin içinde kendime nefes alanı açmamı sağlıyor. Biri akıl ve plan gerektiriyor, diğeri duygu ve akış… Bu iki uç arasında bir denge kurmaya çalışıyorum. Bazen zorlayıcı oluyor ama günün sonunda ikisinin de beni tamamladığını hissediyorum.

15. Projenize ait sosyal medya hesapları nelerdir?

Instagram ve YouTube‘da @elifcohazmusic adresinden, Spotify ve diğer müzik platformlarında ise Elif Çohaz ismini arayarak ulaşabilirsiniz.

16. Dinleyiciler, mekanlar veya organizatörler size nerelerden ulaşabilir ve kiminle iletişime geçebilir?

Instagram DM’imi belli aralıklarla kontrol ediyorum. Daha profesyonel işler için ise Instagram profilimdeki e-mail adresi üzerinden iletişime geçebilirler.

17.  Eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Müzik, sonu olmayan bir yol. Bu yolda sabırla ve vazgeçmeden ilerleyip, emek verdiğim işleri toplum karşısına çıkarabildiğim için mutluyum. Bundan sonra yapacağım her şeyin nasıl karşılık bulacağını merakla ve heyecanla izleyeceğim. Şarkılarım bir şekilde birilerinin kalbine değer umarım. Röportajınız için çok teşekkürler, herkese sevgiler 🙂

 

 

Tags: , , , ,

İlginizi Çekebilir

Radyo Eksen 25. yılını “Eksen On Fair” ile kutluyor
Kırık Pena’nın yeni teklisi “Gecenin Ahı Var” yayında!

Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!