BBI Yerli #235 | Zack Zack Zack

BBI Yerli
Viyana merkezli ve Türkiye kökenli ikili, Anadolu post-punk olarak özetledikleri tarzları ile dikkat çekiyor. Yeni seslerle deney yapmayı ve bizi şaşırtmayı seviyorlar. BBI Yerli köşesinin 235. konuğu olan Zack Zack Zack’i daha yakından tanıyın!

1. Projenizin adı nedir?

Cemgil: Projemizin adı, “Zack Zack Zack”. Almanca jargonundan gelmektedir. Genel anlamıyla, birkaç işlemin veya işin arka arkaya, sorunsuz bir şekilde uygulanması anlamında kullanılır.
Yiğit: “Zack Zack Zack” sözü, aynı zamanda 2019’da “Ibiza Scandal” olarak tarihe geçen, Avusturya’daki bir sansasyonel politik skandalın videosunda dönemin aşırı sağ parti lideri Strache tarafından sarf edildi ve olayla bağlantılı hale geldi. Özellikle Avusturya halkının anlayabileceği spesifik bir olayı işaret ediyor denebilir.

2. Kendinizden ve müzik kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?

Cemgil: 2019 yılının başlarında gürültü müziğine ilgimizle kurduğumuz bu müzik projemizi daha sonrasında ritmik sekanslı wave müzik elementleriyle birleştirdik. Aslında başlangıçta tamamen birkaç enstrümanla birleştirdiğimiz gürültü efektleri bizde karanlık sezgiler uyandırdı. Arkasından programlanabilir davul bilgisayarlarıyla çok daha dans edilebilir öğeler yaratmaya çalıştık. Elbette hoşumuza gittiği kadar. Fakat Anadolu ezgileri ve enstrümanları, sound’umuzu farklı kılan tarafları oldu.
Yiğit: İsmim Yiğit Bakkalbaşı, 1992, İzmir doğumluyum. Müzik eğitimime küçük yaşlarda klasik piyano eğitimi ile başladım, ergenlik yaşlarımda klasik müzik ve aletlerinden sıkılıp elektro gitar ve efekt dünyasına daldım. Bu sırada Ableton, Reason vb. dijital müzik programlarıyla erken tanışmam bugünkü müzik yapımcılığına ulaşan hikâyeye evrildi. Bugün Viyana'da kendime ait bir stüdyoda, dünyanın birçok yerinden ve tarzlardan projeler için çalışmaktayım. Özellikle Zack Zack Zack, aradığım sound’ların ve tarzların pekişmesinde önayak olmuştur.

3. Siz müziğinizi hangi tarz ya da tarzlar içinde tanımlıyorsunuz?

Cemgil: Daha çok darkwave ve post-punk olarak tanımlasak da Anadolu post-punk da hoş bir özet 🙂
Yiğit: Kısası, deneysel elektronik dans müziği. Daha uzun yazmak mümkün ancak biz müziği yaparken “Bu tarz olsun” diye başlamıyoruz, genelde dinleyici karar veriyor ve tanımlıyor.

4. Üretiminize hangi şehirde devam ediyorsunuz? Yaşadığınız şehrin müziğinize sizce etkisi var mı?

Cemgil: İkimiz de üniversite zamanlarımızdan beri Viyana’da yaşamaktayız.
Yiğit: Yaşadığımız şehrin kesinlikle müziğimize etkisi olduğunu düşünüyorum, her anlamda! Viyana biraz gotik, karanlık, biraz romantik, biraz efkârlı ama sanatla dolu bir şehir. Özellikle kış aylarında da iyice soğuk olur, güneş çeker kendini göstermez, alışık olmadığımız ama zamanla adapte olduğumuz bir olgu, bunun da sound’a ve şarkılara yansıması doğal olarak oluyor.

5. Müziğinize değer katan kişiler kimlerdir?

Cemgil: Müziğimize değer katan kişiler benim için en yakınımdakilerdir. Fikirlerini duymak, yeni demo’lar ürettiğinde dinletmek çok hoş bir his ama kötü geri bildirimlere açık olmak gerekiyor 🙂
Yiğit: Müziğimizi dinleyip bir şey hisseden veya üretimde emeği geçen bütün arkadaşlarımız. Yani ZZZ ile bir şekilde rezone olan herkes!

5 Müziğini etkileyen gruplar ya da sanatçılar var mıdır?

Cemgil: Eskilerden beri severek dinlediğim Kardeş Türküler var diyebilirim. Yine ülkemizden Gevende çok iyi. Jim Jarmusch’un kendi grubu SQÜRL de harika bir proje.
Yiğit: Direkt olarak feyz aldığım modern gruplar arasında Portishead, She Past Away ve Sextiles’i sayabilirim. Ayrıca müziklerinden çok etkilendiğim projeler arasından Alan Parsons Project, Sun Ra Arkestra ve Daft Punk vazgeçilmezlerim.

7. Daha önce sahne aldınız mı? Varsa en yakın etkinliğiniz ne zaman?

Cemgil: Daha önce birçok farklı sahnede çalma fırsatımız oldu. En son Ekim 2024 içinde mini bir Almanya turu yaptık. Ondan önce Eylül ayında da iki konserlik çok güzel bir Japonya turundaydık. Fukuoka ve Tokyo şehirlerinde çalma fırsatımız oldu.
Yiğit: “Album 2” turunun son konserlerini vermeye hazırlanıyoruz. Bu tur ile birçok ülkede çalma şansımız oldu. En yakındaki konser Essen’de. Ertesi hafta İstanbul (sonunda!) ve daha sonra Györ ve Paris’te çalacağız.

8. Sizce ülkemizde sahne almanın zorlukları nelerdir?

Cemgil: Fark ettiğimiz kadarıyla özellikle finansal sorunlar bilet alımlarında düşüş yaratıyor. Özellikle her bir etkinlik sponsor arayışında. Bu da elbette sanatçıyı ve organizatörü zor duruma sokuyor.
Yiğit: Yerel dinleyicilerin genel olarak “küçük veya az aylık dinleyicili” grupları canlı sahnelerde pek görememelerinin sebebi, sanıyorum sahne alınacak mekanla sanatçı arasındaki anlaşmazlık. Maalesef adı bilinen birçok sahnenin teklifini, sanatçıya hiçbir ücret vermemeleri sebebiyle geri çevirmek zorunda kaldık. Bizce sanatçı, icra ettiği sanat için her koşulda hem finansal hem duygusal olarak desteklenmeli!

9. Yayınlanmış albüm, kısa çalar veya teklileriniz var mı?

Cemgil: Şu ana kadar iki albüm ve bir remiks albümü yayınladık. Her birini sırasıyla “Album 1”, “Album 2” ve “Album 2.5” olarak adlandırdık.
Yiğit: “Album 1”i kırmızı ve siyah olmak üzere iki versiyon plakta, kasette ve CD’de kendi imkânlarımızla “self-release” ettik. Plak ve kasetlerin yarısı, ABD’de bulunan indie plak şirketi Reclusion Records ile ortak olarak imal edildi. Bu kıtalararası destek müziğimizin erken dönemde farklı ülkelerde dinleyici bulmasına oldukça yardımcı oldu. “Album 2”yi ise Trost Records etiketiyle dünyanın birçok farklı plak ve online dükkânında dinleyiciyle buluşturma firkatimiz oldu. “Album 2.5” ise benim “self-release” ettiğim, daha DIY ve butik bir çalışma.

9. Projenizde yer alan eserler "tasarım" olarak neyi ifade ediyor?

Synthesizer ve 80’lerin davul bilgisayarları oldukça önemli bir role sahip. Ayrıca telli Türk enstrümanlarıyla sound’u zenginleştiriyoruz.

11. Kayıtlarınızı nerelerde alıyorsunuz ve ses prodüksiyonunda kimlerle çalışıyorsunuz?

Cemgil: İkimizin de kendi stüdyosu var. Beraber de provalar alıyoruz.
Yiğit: “Album 1”i birçok farklı yerde kaydettik, bunların hiçbiri profesyonel ses stüdyoları değil genelde kendi kurduğumuz home studio’lardı. “Album 2” için ortak bir prova odasını ses stüdyosuna dönüştürüp kayıtlarımızı orada aldık. “Album 2.5” tamamen internet üzerinden yollanan kayıtlarla tamamlandı! “Album 1”de sound’umuza çok katkısı olan ve bize mentorluk eden sevgili Serhat Bedük ile çalışmak güzel bir ayrıcalıktı. Aynı zamanda Görkem Karabudak yine “Album 1”de mix ve mastering’de bizimle çalıştı. “Album 2”nin mastering’ini Viyana menşeli plak şirketi Trost Records ile anlaşmamızdan sonra Martin Siewert ile onun stüdyosunda beraber tamamladık.

12. Kendinize ait bir üretim alanınız var mı?

Yiğit: Viyana’da, eski bir apartmanın zemin katında özel bir kayıt stüdyom var. Zaman içerisinde koleksiyonuma kattığım birçok vintage synth, drum machine ile aktif olarak üretimlerimi buradan yapıyorum. Mikrofonlar ve gitarlar da burada. Prova için de oldukça pratik bir mekân. Ayrıca evde de minimal bir home studio var, her an ilham geldiğinde üretebilmek için.

13. Sırasıyla, dinleyici – mekanlar – organizatörler – müzisyenler, müzik basını ve diğer kişi/kişilerden beklentileriniz nelerdir?

Yiğit: Dinleyicilerin özelinde cevap vermek gerekirse; eğer bir müziği sevmişlerse, onu yapan müzisyeni mümkün olan her yönden desteklemeliler! Onlarla konuşun, hislerinizi paylaşın, konserlerini arkadaşlarınıza anlatın, müziklerini fiziksel veya dijital platformlardan satın alın. Günün sonunda müzisyen bunlardan besleniyor! Dinleyici ile sanatçı arasında direkt bir temas olmasını çok önemli buluyorum. Özellikle kendi başına, bağımsız müzisyenlerin birincil desteği, dinleyicileridir! Sanatçı ve zanaatkarın arasında olan ince çizgi, müzisyen ve sanatçı için de geçerli.

12. Müzik dışında aktif olarak devam ettirdiğiniz mesleğiniz var mı? Devam eden rutin hayatınız ve müzik hayatınız arasındaki dengeyi kısaca anlatabilir misiniz?

Cemgil: Müzik dışında farklı mesleklerimiz var. Ben bir sanat akademisinde üç boyutlu tasarım ve grafik tasarım üzerine öğretmen olarak çalışmaktayım.
Yiğit: Kendimi yarı zamanlı sanatçı, yarı zamanlı işçi olarak görüyorum. Konserde veya stüdyoda müzik üretiminde olmadığım zamanlar bir sanat galerisinde teknisyen olarak çalışıyorum.

12. Projenize ait sosyal medya hesapları nelerdir?

https://linktr.ee/zackzackzack veya https://zackzackzack.live adreslerinden bütün sosyal medya hesaplarımıza ve daha fazlasına ulaşabilirsiniz!

12. Dinleyiciler, mekanlar veya organizatörler size nerelerden ulaşabilir ve kiminle iletişime geçebilir?

Avusturya dışında uluslararası konser teklifleri için bütün iletişim ile direkt olarak biz ilgileniyoruz, o yüzden bize zackzackzack.live@gmail.com üzerinden e-posta gönderebilirsiniz. Web sitemizi de biraz kurcalarsanız ekstra bilgi ve basın referanslarına ulaşmanız mümkün.

12. Eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Kara Kadans’a ve 30 Kasım 2024 Cumartesi gecesi Noh Extended’da gerçekleştireceğimiz ilk Türkiye konserimizin organizasyonu ile ilgilenen ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ederiz!

Tags: ,

İlginizi Çekebilir

Metalden Popa | Poppy’nin zıt kutuplu dünyası: “Negative Spaces”
Beirut’tan yeni şarkı: “Caspian Tiger”

Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!