İngiliz yazar Nick Horby’nin 1995’te yayınladığı romanı High Fidelity bu sefer de Hulu’nun önderliğinde dizi olarak karşımızda.
2000 yılında kitapla aynı isimle sinemaya uyarlanmış ve hatta John Cusack, Jack Black, Lisa Bonet, Catherine Zeta Jones ve Tim Robbins gibi ünlü isimlerin filmde rol almıştı. High Fidelity‘nin dizi versiyonunun yıldızı ise Lenny Kravitz‘in kızı Zoë Kravitz. Dizi de filmde olduğu gibi kitaba inat İngiltere’de değil New York, Amerika’da geçiyor.
İlişkilerinde hep terk edilme yaşayan veya yaşadığını sanan Robyn ‘Rob’ Brooks’un (Zoë Kravitz) Championship Vinyl isimli bir plak dükkanı var. Bazı günler DJ’lik de yapan Rob, dizi boyunca terk edilmenin acısı ile kendini toparlamaya çalışıyor. Farkındayım böyle söyleyince çok sıkıcı geliyor ama dizinin kendine has bir akışı var ve bu akışta müzik hep ön planda. Hatta dizide Jimi Hendrix’in kurduğu Electric Lady Stüdyoları‘na da konuk oluyoruz. Genelde New York sokaklarında sıradan yerlerde geçen hikayede karakterler hipster mekanlara gidince linç yiyor. Kafalar gerçekten güzel.
Dizideki hikayeden öte beni kendine çeken Rob ve plak dükkanındaki arkadaşlarının devamlı yaptıkları tüm zamanların 5’li enleri ise çok keyifliydi. O anki muhabbetten çıkan misal ayrılıkların en hüzünlü 5 şarkısı, dansın en iyi 5 şarkısı, filmlerin en kötü kahramanlarının 5’i gibi aklınıza gelebilecek enleri sıralıyorlar. Tabii klişe bir karakter gelince hemen yerden yere vurulma durumu da oluyor. Bir partiye başlarken çalmak için doğru şarkı nedir? Malum giriş iyi olacak ki ortam iyi olsun. Hatta bazı kavramları da irdeleniyor, misal disco, pop müzik midir, değil midir?
Ayrıca dizide benim favorimlerimden olansa müzik t-shirleri oldu. Böyle sıradan değil, cool müzik t-shirtleri her zaman ilgimi çekmiştir. Dizinin merkezinde ne kadar Rob olsa da aslında müzik hep gizli kahraman.
Dizinin müzikleri de konseptine çok uygun ve çok güzel. Tabi ki Spotify bizim için hepsini bir araya getirerek işimizi kolaylaştırmış.
Keyifli izlemeler ve dinlemeler!












