Modern post punk gruplarının en iyi ve en farklı gruplarından biri olan Shame, mercek altında.
Güney Londra’lı post punk beşlisinin ilk albümü Songs of Praise, 12 Ocak 2018’de Dead Oceans etiketiyle piyasaya sürüldü. 10 şarkılık bu albümün isminin bir mizahi anlamı da var. Pazar öğleden sonraları, BBC’nin en uzun soluklu programlarından biri olan ‘Songs of Praise’, ülkenin kilise hizmetlerinin melek gibi korolarıyla Britanya’nın oturma odalarını doldurur. Songs of Praise’in Shame edisyonu, tanrıya inanan bu oturma odalarına davetsiz bir fırtına gibi girmeyi ve güvenli Britanya imajını tiksinti dolu post-punk ilahileriyle lekelemeyi tehdit ediyor. Bu albümden öne çıkan iki parça var: One Rizla ve Concrete.

Drunk Tank Pink adlı ikinci albümleriyle çıtayı bambaşka seviyelere çıkartan Shame, takvimler 19 Kasım 2021’i gösterirken yine Dead Oceans etiketiyle bu fevkalade albümünü yayınladı. Bu albümün sözleri çoğunlukla Songs of Praise’de olduğu gibi solist Charlie Steen‘in yaşadığı içsel sıkıntılara dayanıyor ve hiç olmadığı kadar filtresiz bir biçimde karşımıza çıkıyor. Özellikle Born in Luton, 6/1, Snow Day, Human for a Minute gibi muazzam parçaları dikkatle dinlemenizi öneririm. Bu şarkılardan birkaçının olduğu müthiş bir NPR: Tiny Desk kaydı var, yazıyı balla böleyim.
Yeni akım post punk gruplarıyla aynı cümlede geçmekten, kendilerinin birilerine veya bir şeye benzetilmesinden her daim rahatsız olduğunu belirten grup, bu farklı olma eyleminin altını yaptıkları işlerle her zaman altını dolduruyor. Özellikle Drunk Tank Pink albümüyle kanımca akıl almaz bir seviyeye ulaşan Shame, bu övgüleri, yüceltmeleri yazarken hiç arkama bakıp ‘ulan öyle söylemese miydim acaba, fazla mı oldu?’ dedirtmeyecek bir grup.

Genelde ilk albümüyle çıkış yapıp belli bir kitleyi yaratan gruplar, ikinci albümlerinin kaderine bağlı olarak, ya gelecek günlerini kotarmış, ya da frenleri patlamış bir araba gibi ne olacağı belirsiz bir duruma sürüklenmiş oluyor. Drunk Tank Pink albümüyle gelecek günlerini kotarmış olan Shame, 2 yıl aradan sonra bu kadar genç yaşta olmalarına rağmen başyapıt demekten çekinmeyeceğim üçüncü albüm Food for Worms’u yayınladı.
10 şarkılık bu albüm, 24 Şubat 2023 tarihinde yine çok sevgili Dead Oceans etiketiyle yayınlandı. Fingers of Steel gibi pasif agresif bir parçayla açılan Food for Worms, hemen ardından gelen Six-Pack parçasıyla bu sefer biraz biraz saykedelik tınılarla ve saf punk ruhunun yardımıyla bizi içimizde tutamayacağımız enerjiyle zıplamaya davet ediyor. Çok sevdiğim Kıyı Müzik platformunun shame ile yaptığı röportajda grup, Food for Worms’la alakalı şöyle cümleler kullanmış:
En kolay biçimde ortaya çıkardığımız albümdü. Öyle uzun uzun çalışmadık şarkılar üstünde, hızlıca ortaya çıkıverdiler. Sanırım yazmaya başlamamızdan üç ay sonra stüdyoda kayıtlara başlamıştık. Üstünde fazlaca düşünmeye, işleri karmaşık kılmaya ya da acaba demeye vaktimiz de olmadı. Kestirmeden konunun özüne indik. Gurur duyuyoruz sonuçtan. Spor arabası benzetmesi bu yüzden. Kapak çalışması özelinde de işler hızlıca halloldu. Bu da hep yapmak istediğimiz bir şeydi. Önceki iki albümümüzde fotoğraflar kullanmıştık. Bu defa harika bir sanat çalışması aradık. Kapak görselini tasarlayan Marcel Dzama’ya ulaştık. Albümü dinledi, bir sürü eskiz hazırladı. Anında “Evet! İşte bunu kullanacağız!” olduk. (gülüyor) Öyle dört ay Zoom görüşmeleriyle hallettiğimiz bir konu değildi yani. Öylece halloluverdi her şey.
Yazıyı sonlandırırken biraz da Shame konserlerine değinmek istiyorum. Eğer bir yerlerde Shame konserine rastlayacak olursanız ve konserin fiyatı ne ise, emin olun hayatınızda yaptığınız en iyi alışverişlerden biri olacak. Geçtiğimiz senelerde İstanbul’a da gelme fırsatı yakalamıştı grup, ben maalesef özel bir durumdan ötürü gidememiştim ve çok hayıflanıyorum bunun için…












