Haziran başı.
Saat, sabah 09:00 civarlarında henüz…
Gökyüzü griye boyanmış, rüzgarıyla ısırmanın dozunu her adımda biraz daha arttırıyor.
Her adımda yüze daha sert çarpıyor yağmur damlaları.
Kulağımdaysa, böylesi havalarda sesiyle bana iyi gelen bir kadın; Sharon Van Etten.
Evet, tüm bu kış betimlemeleri Haziran başında yaşanıyor. Hep söylerim, mevsimlerin tınılarla bir bağı vardır diye. Yazın başında olmamıza rağmen gökyüzünün griliğin doruk noktalarını yaşıyor oluşunun bir nedeni olmalı dedim ve buldum: Kulağımdaki güzel sesin sahibi, o canım kadına ait olan “Are We There”
2014 Mayıs ayı itibariyle yeni albümü Are We There‘i çıkardı Sharon Van Etten. Bu canım kadının sesi benim için her ne kadar sonbaharın hatırlatıcısı gibi olsa da, bahar gibi sevgiye ve yeniliğe açık bir mevsimde -hele ki Mayıs ayında- bu yeni albümün gelmesi bana özellikle verilmiş hediye mahiyetinde. Şuna bir hayli seviniyorum ki, sesinden dinlediğim yeni güzelliklerin hazzına, “Off ne bu sıcak ya!” tavırlarında olmadığım bir griliğin içerisindeyken varıyorum.
Biraz albümden bahsedecek olursak, içerisinde 11 şarkı yer alıyor. Ve şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki, hepsinin tadı apayrı. Yani albüm benim için her zamanki Sharon Van Etten tadında; her zamanki samimiyetinden ve her zamanki vuruculuğundan pay almasıyla…
Ama her albümde olduğu gibi bu albümde de özellikle “Sen nasıl bir şeysin!” tepkisi verdirten parçalar mevcut. Bir diğer deyişle şöyle diyebilirim ki, albümü birisine sevdirmeye çalışmak gibi bir amaç edinsem kendime, aralıksız dinleteceğim şarkı kesinlikle Taking Chances olurdu. Ardından Your Love Is Killing Me ve Every Time the Sun Comes Up takip ederdi onu.
İlk dinlemeden sonra çıkan sıralama bu şekilde tabii, ilerleyen zamanlarda repeat tuşuyla aşk yaşayacak parça hangisi olur şu an için bilinmez.
Kısacası güzellikten payını fazlasıyla almış bir albüm olmuş Are We There. Dinledikçe de güzelleşecek olanlardan biri olmuş. Griliğe bir miktar sempati besliyorsanız şayet içinizde, bu güzel kadının sesini kulaklarınıza doldurun. Hoş, yaz mevsimindeyiz ya… Griliği her daim bulmanız da kolay olmayacak. Onun yerine siz her daim bu güzel kadının sesini kulaklarınıza doldurun!












