Sen bize ne yaptın Metric?

Albüm İncelemeleri
2012 yılında ülkemize Mono Festival kapsamında headliner olarak geldiklerinde Emily Haines ve Jimmy Shaw’a grubun adının nereden geldiği sorulmuştu. Haines bu soruyu, yaptığımız müziğe çok uyuyor diye yanıtlamıştı. Yeni albümleri Art of Doubt ise ne demek istediklerini çok güzel anlatıyor. Her bir saniyenin, her bir notanın, her bir sözün üzerinde büyük bir emek olduğunu görebileceğiniz altıncı Metric albümünü büyük bir keyifle dinleyeceksiniz!

Üç yıl aradan sonra rock müzikseverlerden tam not alan Dark Saturday adlı teklisiyle karşımıza çıkan Metric, biraz hayal kırıklığına uğratan son albümleri –birçok eleştirmenin en mesafeli durduğu albümleri diye de kibarlaştırılabilir– dünyanın neredeyse hepsinin yaptığı synth-pop’a bulanmış Pagans in Vegas’tan sonra daha bir rock’n roll merkezli, gitar ve bas hâkimiyetindeki Art of Doubt ile geri döndü.

Bu geri dönüş yalnızca albümü yayınlamakla değil, 2005’te punk müziğe adını altın harflerle yazdıran –2010’lu yıllarda bile İngiliz kasetçilerinin öneri etiketi koyduğu– Live It Out’un sound’una geri dönmekle gerçekleşmiş gibi duruyor. Zira Dark Saturday şöyle diyor: I change by staying the same.

Aslında albümü bir Metric spektrometresine benzetebiliriz. Çünkü politik sözleri, sesi sonuna kadar açılmış gitarıyla Dark Saturday’den hemen sonra şeker gibi –neredeyse bir Marina And The Diamonds şarkısı gibi– Love You Back ile beşinci albümlerindeki Lost Kitten’a atlıyorsunuz ama punk havasını da alıyorsunuz; ardından gelen Die Happy ise altıncı albümlerindeki Synth’i ve ilk albümleri Old World Underground…’taki şarkı sözlerini kulaklarınıza çalıyor. (bkz. Succexy) So what is this so-so-society? Bir de Risk var ki tam bir Fantasies şarkısı… İkinci single olarak yayınlanan, Kim Carnes’in ünlü Bette Davis Eyes’ının bir modern versiyonu Now or Never Now ile Synthetica’da olsa hiç sırıtmayacak, en ünlü şarkılarından biri olan Breathing Underwater’ı hatırlatan ve Art of Doubt’ın genel havasından çıkan hoş bir şarkıyla karşılaşıyorsunuz. Ama biraz Yeah Yeah Yeahs biraz PJ Harvey havasındaki, Emily Haines’in vokallerini zorladığı Metric hayranlarının Monster Hospital’dan veya Live It Out’tan beri özlediği kıvama Art of Doubt ve Dressed to Suppress ile erişiyoruz. Seven Rules ve sonrası ise Grow Up And Blow Away’in B-Side’ları gibi…

Ancak bu referansların ve sözlerin arasında biraz yoruluyor ve kayboluyorsunuz. Çoğu şarkıda Pre-chorus’ların ve nakaratların sözleri farklı, özellikle Art Of Doubt’a nakaratların sona doğru birbirlerine karışmasıyla aklınız allak bullak oluyor. Ama ben, “her halükarda eski sound’larına geri döndüler ya, o yeter,” deme taraftarı değilim. İlk albümleri Old World… ve durumu bir hayli karışık diğer albümleri Grow Up…; ne kadar piyasaya oynasa da hiçbir Metric hayranının sevmediğini düşünmediğim Fantasies; bir Live It Out’tan çok daha fazlası ve çok daha farklısı. Art of Doubt tam anlamıyla Live It Out 2.0 olmasa da, o aurayı tekrar yakaladığı için Metric’i klasik bir indie punk grubu kategorisine asla koymaz. Ama herkesin hemfikir olduğu tek konu şu ki, bu grubun sevenleri gerçekten hiçbir zaman hayal kırıklığına uğramıyorlar; Metric, allem edip kallem edip gönüllerimizi çalıyor. İyi dinlemeler!

Tags: , , ,

İlginizi Çekebilir

10 Soru 1 Playlist | Mertcan Mertbilek
Twenty One Pilots’ın yeni albümü uçuş izni istiyor

Yazar

BBI Merch

Bize Katıl!