Son dönemde fevkalade bir çıkış yapan, post punk / jazz rock grubu Maruja’yı ele aldık.
Davulda Jacob Hayes, saksafonda Joe Carola, basta Matt Buonaccorsi, vokal ve gitarda ise Harry Wilkinson’dan oluşan Maruja; 2020 yılında, karanlık tınıların başkenti Manchester’da bir araya geldi.
2023’ün Mart ayında çıkardıkları ilk EP’leri Knocknarea, çok kaliteli keşifler yapmamıza olanak sunan Rate Your Music platformunda 1. sıraya kadar yükseldi. Ayrıca müzik eleştirmeni Anthony Fontano, Knocknarea’yı 2023’ün en iyi 3 EP’siden biri olarak nitelendirdi. 4 şarkılık bu EP’de hepsinin ayrı bir atmosferi olmasına rağmen benim için öne çıkan şarkı Thunder.
Bu parça özelinde şöyle bir betimleme yapsam bence ilginizi çekebilir: İstanbul’da bir vapur yolculuğunu düşünün… Bir hengame içinde vapura yetişirken, açık havada güzel bir yer kapıp esen rüzgarın eşliğinde bi’ parça huzur bulduktan sonra vapurdan indiğiniz gibi tekrar bir hengame içine girersiniz ya, işte Thunder tam da böyle bir parça. Başlangıcından belli bir kısmına kadar sert ve karmaşık şekilde size eşlik ederken, belli bir kısımda havada süzülürmüşçesine bir atmosfer yaratıp, oradan yine başka bir kargaşa içine sokuyor sizi.
2024 yılının başında benim de kendilerine aşık olmamın öncüsü The Invisible Man adlı tekliyle geri döndü Maruja. Genel olarak hep hikaye anlatımı yüksek, kendine has bir atmosfere sokan, kısaca ‘film gibi’ şarkılara hep bayılmışımdır. The Invisible Man’de tam olarak bu ihtiyacımı gideriyor diyebilirim. Kariyerinin henüz çok başında sayılan bir grup için böylesine olgun bir sound gerçekten ağzımı açık bırakıyor. Bu tür yapımları genelde ancak belli bir zamanı aşmış gruplardan dinleyebiliyoruz. Ha tabi bu dediğime istisna olacak örnekler son dönemde arttı diyebiliriz. Özellikle Black Country New Road, black midi gibi örnekler var. BADBADNOTGOOD‘un biraz daha mazisi olmasına rağmen yine de onları da katarak örnekleri genişletebiliriz.
İkinci EP Connla’s Well, geçtiğimiz Nisan ayında bizlerle birlikte oldu. Bence, 5 parçalık bu EP’de yine ‘kırık’ herhangi bir parça yok. Özel olarak bir parçayı veya parçaları öne çıkarmayacağım yani. Baştan sona müthiş bir keyif veriyor.
EP’yi dinlerken ”Maruja İstanbul’a gelse ya şöyle önümüzeki sonbaharda veya kışta, tam da zamanı sanki…” diye düşünürken, bu düşüncenin yaklaşık 1 hafta sonrasında ise grup Avrupa turnesini açıkladı ve İstanbul başlığını görünce gerçekten müthiş bir tesadüf oldu benim için. Maruja, 27 Eylül‘de Blind İstanbul sahnesine konuk olacak ve ülkemizde ilk konserini verecek. Etkinlik biletlerine ve detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.
Avrupa’nın birçok ülkesinde sahne alacak olmasının yanı sıra Maruja, dünyanın en kaliteli ve en bilinir festivallerinden biri olan Glastonbury’de ilk kez sahne alacak. Aslında buna bakarak da grubun ne denli potansiyele sahip olduğunu anlayabiliriz.












