Fatoumata Diawara: “Sesim Yalnızca Şarkı Söylerken Düzeliyor”

by • 14 Temmuz 2017 • RöportajComments (0)225

24. İstanbul Caz Festivali hız kesmeden devam ederken festivalin son haftasında bizi heyecanlandıran konserlerden birisi de Afrika müziğinin yıldızlarından Fatoumata Diawara ile Hindi Zahra‘yı aynı sahnede bir araya getirecek olan 17 Temmuz akşamı gerçekleşecek. “Olympic Cafe Tour” projeleri kapsamında The Grand Tarabya Hotel‘de sahneyi paylaşacak olan isimlerden biri olan Hindi Zahra’yı artık buralarda tanımayan kalmadı. Senede birkaç defa ülkemizi ziyaret ediyor, konserlerine bilet bulmak hiç de kolay olmuyor. O gecenin sahnede parlayacak diğer yıldızı Fatoumata Diawara’yı daha yakından tanımak isterseniz sizi hemen aşağıya doğru alalım.

Bugüne kadar Damon Albarn’dan Herbie Hancock’a kadar sayısız isme eşlik eden Diawara’yı radarınıza almakta daha fazla gecikmeyin.

– Mali’den çok sayıda dünyaca ünlü müzisyen çıktı. Sizin dışınızda Ali Farka Toure ve Tinariwen Malili müzisyenlere birkaç örnek olarak verilebilir. Sizce neden Mali’den bu kadar muhteşem müzisyenler çıkıyor?

Bana kalırsa bunun asıl sebebi Malililerin kendi geleneksel enstrümanlarını kullanmayı tercih etmesi; bu da bizi atalarımızın ruhlarına yakınlaştırıyor. Her enstrümanın kendine özgü bir dili vardır! Mali’de müzik çok güçlü ve çok derindir. İnsanlar için müzik, yemek kadar önemlidir. Mali müziğinin dışında elbette diğer türleri de dinliyoruz fakat Mali müziği hakikaten çok derindir. Ali Farka Toure’den önce de onun ‘ataları’ vardı, onlar da dedelerimizin dinlediği şarkıları söylediler. Ayrıca ülkemizi müziğin gücüyle kurtaracağımızı ümit ediyorum.

– Üç dilde şarkı söyleyebiliyorsunuz…

Aslında öyle sayılmaz, sadece Bambara dilinde söyleyebiliyorum. Tiyatroda Fransızca da söylüyorum fakat kendimi çok rahat hissettiğimi söyleyemem. Sesimi seyirciye tüm çıplaklığıyla göstermeyi seviyorum! İlk İngilizce şarkı söyleme tecrübem Bobby Womack’in albümü içindi. Biraz endişeliydim fakat albümün prodüktörlüğünü yapan Damon Albarn beni İngilizce şarkı söylemeye ikna etti.

– Neden kendinizi çok erken bir yaşta sanatla ifade etmeye başladınız?

Bu dünyaya geldiğimden beri bulabildiğim en iyi iletişim biçimi sanat oldu. Doğru sözcükleri bulmakta hep zorlandım, konuşurken sesimin daima bozuk bir tınısı vardı, yalnızca şarkı söylerken düzeliyordu. Sanatsal ifade her zaman için benim kendimi özgürleştirmeme olanak tanıdı. Benim için sanat tanrının, maneviyatın, birleşmenin, umudun, pozitifliğin yoludur; bildiğim en iyi iletişim aracıdır.

– Hayattaki en büyük tutkunuz nedir?

Müzik.

– Müzisyen olmak için en büyük ilham kaynağınız ne oldu?

Adaletsizliğin karşısında kendimi ifade edebilme gücü.

– Afrika size hangi bakımdan ilham veriyor?

Sadeliği ve paylaşma becerisiyle olduğu kadar sevgisiyle de bana ilham kaynağı oluyor.

– Bugüne kadar karşılaştığınız en büyük zorluk veya engel ne oldu?

19 yaşındayken ailemden ayrılıp bilinmeyene yelken açmak.

– Sizce bugüne kadarki en büyük başarınız nedir?

Mali-ko’yu kaydetmek; çünkü Mali’de yaşadığımız sorunların algılanmasına gerçek anlamda bir katkısı oldu.

– 10 yıl içerisinde kendinizi nerede görüyorsunuz?

Henüz bilmiyorum çünkü yalnızca bugünü yaşamaktan yanayım. Biraz fazla hassas olduğumu söyleyebilirim.

– Daha önce 2015 senesinde de İstanbul’a gelmiştiniz. Bu şehre dair sizi en çok ne etkilemişti?

İstanbul’a ilk geldiğimde şehri gezecek vaktim olmuştu. İstanbul’u ve yemeklerini gerçekten de çok sevmiştim! Her şey çok hoştu; camiler, insanlar…

www.facebook.com/events/801081640041235

www.biletix.com/etkinlik/U1J18

Pin It

İlgili İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Anti-Spam Quiz:

wordpress